Hızlı Okuma Dersi – 2 : ANLAMAK

0
446

2. ANLAMAK

Anlama ve kavrama işlemlerinin temelinde algılama etkinliği yatmaktadır. Yani ilişkiler bulabilme, bu ilişkilerden anlamlı sonuçlar çıkarabilme, çözümleme yapabilme, çözümleme işleminden senteze ulaşabilme ve ayrıntılara inebilme algılamanın unsurlarını oluşturmaktadır.

Okuma becerilerimizi geliştirmeye çalışmaktaki asıl amacımız, okuma düzeyimizi artırmak olduğu kadar anlama düzeyimizi de artırmaya çalışmaktır. Anlama düzeyi okuma hızına bağlı olabileceği gibi, okunan parçanın kolay ya da zor olmasına da bağlıdır. Okuyucunun genel yeteneği, kapasitesi, konuya olan ilgisi, uzaklık ya da yakınlığı da anlama sürecini etkileyen faktörler arasındadır.

Zor metin ya da parçalar okunurken anlama ağırlıklı okumaya dikkat edilmelidir. Bunun için de önce konunun bütününü tanımalı, sonra anlam bütünü oluşturan bölümler titizlikle ele alınmalıdır. Okuduğumuz metin ya da kitapları zamanı gelince hatırlayamamamızın sebebi, zayıf hafızadan ziyade, etkin ve hızlı okuma alışkanlığı kazanamamaktır. Hızlı okuma çalışmaları hafızamızın gelişmesine de yardımcı olacaktır.

2.1. Anlamanın Tanımı

Anlama, görülen işitilen okunanların kavranması ve algılanmasıdır. Böylece anlama kişilerin öğrenim eğitim deneylerinden elde ettiklerinin tümü anlamına gelmektedir. Okunanların daha iyi algılanmasını, uzun süre akılda kalmasını ve zihnin gelişimini istiyorsak, okuma işlemini anlayarak yapmalıyız. Bilhassa zor metinler okunurken, anlama ağırlıklı okumaya dikkat edilmelidir.

2.2. Anlama Çabasının Adımları

Anlama ve kavramanın temelinde algılama etkinliği yatmaktadır. Metin içerisinde ilişkiler bulabilme, ilişkilerden anlamlı sonuçlar çıkarabilme, çözümleme yapabilme ve çözümleme işleminden senteze ulaşabilme ve yeniden ayrıntı ve ögelere inebilme, algılamanın basamaklarını oluşturmaktadır.

Anlama işleminde kelimelerin anlamlarını kavrayabilme, anlamlara uygun davranabilme ve cümle içerisinde diğer kelimelerle bağlantı kurabilme de ayrıca önem taşımaktadır.

Bir metni anlayabilmek için öncelikle okumanız gereken bölümün tamamını göz gezdirme tekniği ile okumalısınız. Böylece yazıları genel olarak tanıyacak, ana ve ara başlıkları ilgi çekici biçimde dizilmiş yerleri ilk bakışta görmeniz zihninizde birtakım sorular oluşmasına neden olacaktır. Yine yazım biçimini düşünce kümelerinin önemlilik sıralamalarını, ana fikir ve yardımcı fikirleri tanıyacaksınız. Böylelikle eski bilgilerle birlikte yeni bilgiler beyni harekete geçirecektir. Yapacağınız bir diğer işlem zihninizi okunacak yazıya karşı aktif hâle getirdikten sonra yazıyı anlamlı parçalardan oluşan bölümlere ayırmaktır. Her bölümü hızlı okuma ile zihninizde belirlediğiniz ana fikir çevresinde ve kafanızdaki sorulara cevap arayacak şekilde dikkatlice okuyunuz. Bölüm bitince kısa bir ara veriniz. Bu arada eski bilgileriniz ile birlikte okuduklarınızı özümseyiniz. Zihninizde kıyaslama yorumlama işleminden sonra bildiklerinizin bir özetlemesini yapın.

Yazının her bölümünü aynı şekilde okuduktan sonra uyumlu ya da çelişkili olduğunuz yerleri belirginle ştiriniz. Verdiğiniz okuma aralarında kendinizi düşünmeye zorlayınız. Yorumlarınızı, anladıklarınızı kendi ifadenizle küçük notlar hâlinde yazınız.

2.3. Kavramak

Okuduğunuz bir metin hakkında bilgi sahibi olduğunuzu söyleyebilmeniz için o metnin oldukça büyük bir kısmını anlamanız gereklidir. Kavramada okur okumaz akılda tutma, okunanları daha sonra akılda tutmaktan daha yüksek bir orana sahiptir.

Algılama hızı, okunanın kavranmasında en önemli unsurdur. İnsanların bazıları sözcükleri hızlı bazıları ise yavaş bir şekilde kavrarlar. Yalnız yavaş çalışanlar, hızlı çalışanlara oranla daha çok baskı altında kalırlar. Sıkılan bu kişiler hızlanmaya çaba gösterdiklerinden, okurken önemli noktaları kaçırabilir ve diğer okurların hız ve kavrayışına yetişemezler. Yavaş okuyanların kavrama düzeyi genellikle daha düşüktür.

2.4. Değerlendirmek

Okunanların okuma işlemi soncunda değerlendirilebilmesidir. Önceden zihinde var olan bilgiler ile okuduktan sonra okunan bilgiler mukayese edilmeye çalışılmalı, yeni öğrenilenlerin kazandırdıkları üzerinde düşünülmelidir. Ancak bu şekilde yaptığımız okuma çalışmalarının faydalarını görebiliriz. Yaptığımız değerlendirme, metinleri özümseyip özümsemediğimizin bir göstergesi niteliğindedir.

2.5. Uygulama Faaliyet

 ANLAMAK

1 .     Aşağıdaki metni dikkatlice okuduktan sonra metinle ilgili soruları cevaplayınız.

Metin soruları ve Cevap Anahtarı Profesör Doktor Alemdar Yalçın’ın Gazi Üniversitesi’nde vermiş olduğu yayımlanmamış Hızlı Okuma Teknikleri Ders Notları’ndan alınmıştır.

İNSANLAR ARASINDA

Öfke ve kin doğruluğun sınırları dışındadır; bu tutkular yalnız işlerine akıllarıyla bağlanmayan insanların işine yarar. Doğru ve temiz işler hep ağırbaşlıdır. Ölçü olmayan yerde kavga, gürültü ve haksızlık vardır.

Birbirine düşman iki dostunuz arasında gönül ve vicdan rahatıyla yaşama olanağı vardır: Her ikisine de aynı sevgiyi gösteremezseniz bile sevginizde ölçülü kalırsınız, hiçbirine sizden her şeyi isteyebilecek kadar bağlanmazsınız; ölçülü kalmak koşuluyla her ikisinin güzel taraflarını tadarsınız; bulanık suda, balık avlamaya kalkmamak koşuluyla yüzebilirsiniz.

Bütün varlığımızla her iki tarafa birden bağlanmak hem aklımıza hem de vicdanımıza aykırı düşer. Birinin isteğine uyup ötekine ihanet ettiğiniz zaman o dostunuz bilmez mi ki, aynı ihaneti kendisine de yapabilirsiniz? İşine yaradığınız için sizi dinler, ihanetinizden yararlanmaya çalışır; ama size kötü gözle bakmaya da başlar; çünkü ikiyüzlü insanlar getirdikleri sözle yararlı olurlar, ama götürecekleri sözle de zararlı olabilirler.

Birine söylediğim her şeyi gerektiğinde, belki biraz sesimi değiştirerek, ötekine de söyleyebilmeliyim birinden ötekine götürdüğüm sözler önemsiz, bilinen, orta malı sözler olmalı. Hiçbirine yalan söylememizi haklı gösterecek bir durum düşünemem. Bana güvenilen bir sırrı kutsal bir emanet gibi saklarım; ama sırları elimden geldiği kadar bilmemeye çalışırım. Dostlarımla şu pazarlığı yapabilirim: Bana sırlarını az güvensinler, buna karşılık her söylediğimin doğruluğuna inansınlar. Dostlarım bana her zaman istediğimden çok fazla sır vermişlerdir. Philippides, Lysimakhos’a pek akıllıca cevap vermiş. Kral ona: “Dile benden ne dilersen! Ne vereyim sana?” dediği zaman: “Sırlarınızı vermeyin de ne verirseniz verin” demiş. Bakıyorum, herkes kendisine verilen işi gizli kapaklı her tarafını bilmek istiyor. Bunlar kendisinden gizlendi mi küsüyor, ben ise göreceğim işten fazlasını söylemedikleri zaman rahat ediyorum. Bilip de söylememenin üzüntüsünü duymak istemiyorum. Kötü işte kullanılmışsam bari vicdanım rahat olsun. Hiç kimseye fazla sevgiyle bağlanmak, bir uşak gibi sadık olmak istemem. Çünkü insanı ihanete alet etmeye korkarlar. Kendine ihanet eden efendisine haydi haydi ihanet eder.

Gel gelelim öyle kurallar vardır ki insanı yarı yarıya istemezler, kayıtlı şartlı bağlılıkları küçük görürler. O zaman çaresiz, kendilerine koşullarımı söylemeyi daha uygun bulurum; çünkü kölelik konusunda, yalnız aklın köleliğini kabul edebilirim ki onu bile gereğinde yapamıyorum.

(Montaigne, Denemeler)

METİN İLE İLGİLİ SORULAR

A.    Aşağıdaki çoktan seçmeli soruların doğru seçeneğini işaretleyiniz.

1.        Yazara göre öfke ve kinin doğruluğun sınırları dışında olmasının sebebi nedir?

A)           İnsanlara yakışmayan duygular olması

B)            İnsanların zayıf yönlerini ortaya çıkarması

C)            Her zaman ortaya çıkmayan duygular olması

D)           Yaptıkları işlere akıllarıyla bağlanamayan ve ölçülü olmayan insanların duyguları olması

2.        Okuduğunuz yazıda aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A)           İkiyüzlü insan durumuna düşmemek için nasıl davranmak gerektiği

B)            İnsanları daha iyi tanımak için onların sırlarını öğrenmek gerektiği

C)            Ölçüsüz davranışların ne gibi sonuçlar doğurduğu

D)           Sözüne güvenilir bir insan olmanın yolu

3.        Parçaya göre insanlara duyulacak sevgide ölçü ne olmalıdır?

A)           Sevgide hiçbir sınır olmamalıdır.

B)            İnsanları bize faydalı oldukları ölçüde sevmeliyiz.

C)            İnsanların güzel taraflarını sevmeliyiz, fakat hiçbirine bizden her şeyi isteyebilecekleri kadar bağlanmamalıyız.

D)           Tüm insanları hem iyi hem de kötü yönleriyle sevmeliyiz.

4.        Yazara göre, bir kimseye fazla sevgiyle bağlanmak hangi açıdan doğru değildir?

A)           Bir insana fazla sevgiyle bağlanmak farkına varmadan onun kölesi gibi davranmaya yol açabilir.

B)            İnsanlar, bir gün sevgisinin karşılıksız olduğunu görerek çok üzülebilir.

C)            Bir insana fazla sevgi duyan diğer insanları sevemez.

D)           Dünyada fazla sevgiye gerçekten layık olan kimse yoktur.

5.      Yazar insanların sırlarını saklamakla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisini
önermektedir?

A)         İnsanların sırlarını olabildiğince az bilmeliyiz. Böylece gerçekleri saklamak zorunda kalmayız.

B)          Sırlarımızı ancak ağzını sıkı tutmasını bilenlere söylemeliyiz.

C)          İnsanlar öğrendiği şeylerin çok gizli olduğunun bilincinde olmalıdır.

D)         Öğrendiğimiz sırları gerekli gördüğümüz zanlarda açıklamakta bir sakınca yoktur.

6.        Parçaya göre, bir işte kendilerinden gizlenen şeyleri öğrenme isteği bakımından,
yazarla çevresindeki insanlar arasında nasıl bir fark vardır?

A)         Yazarın çevresindeki insanlar bilmedikleri şeyleri öğrenme konusunda duyarsız kalmaktadırlar.

B)          Yazar, çevresindeki insanlara göre daha meraklıdır ve uğraştığı işle ilgili her şeyi öğrenmeye çalışmaktadır.

C)          Yazar,  uğraştığı  işi  yapmaya yetecek  kadar bilgiyi  yeterli  görmekte, çevresindeki insanlar ise gizli kapaklı her şeyi öğrenmeye çalışmaktadır.

D)         Yazar, herkesin sırlarını öğrenmekte fakat kimseye sır vermemektedir.

7.        Yazara göre, çevresindeki insanların kendilerine kayıtsız şartsız bağlılık göstermesini
isteyen kimselere karşı ne yapmak gerekir?

A)           Bu insanlarla savaşmak gerekir.

B)            Bu tür insanlar gerçekten de güç sahibi insanlar ise her dediklerini yapmak gerekir.

C)            Bu insanları kendi kontrolümüze alıp onların bize bağlanması için çalışmalıyız.

D)           Bu tür insanlara, bizim için sadece akla bağlılığın söz konusu olabileceğini anlatmalıyız.

B.        Aşağıdaki cümledeki boşluğa, parçaya göre uygun kelime veya kelimeleri yazınız.

8.        Birisiyle başka bir insan hakkında konuşurken, birinden ötekine götürdüğümüz
sözler,…………………………. sözler olmalıdır.

C.        Aşağıdaki cümleleri okuduğumuz parçaya göre doğru ise(D)’yi yanlış ise(Y)’yi
işaretleyiniz

9.( ) Yazar, birbirine düşman iki dostunuz varsa bütün varlığınızla her iki tarafa birden bağlanmak gerektiğini düşünmektedir.

10.( ) Birbirini sevmeyen iki dostumuzdan birine söylediğimizi diğerine, biraz farklı biçimde de olsa, söyleyebilmeliyiz.

11. ( ) Philippides, kral kendisine “Dile benden ne dilersen” dediği zaman, kraldan sırlarını kendisiyle paylaşmasını istemiştir.

12.( ) Yazar dostlarının kendisine söylediği sırları bazen ağzından kaçırdığını itiraf etmektedir.

DEĞERLENDİRME

Soruların cevaplarını kontrol ediniz. Cevapları tam yapamadıysanız, metni tamamını yeniden okuyarak soruları yeniden cevaplayız.