Homelesslikten Harvard´a

0
279


Azim ve inanç ile başarılamayacak bir şey yoktur sanırım. İnsan hangi şartlarda ve hangi durumda olursa olsun, kendine olan güvenini ve ümidini kaybetmezse kesinlikle ulaşmak istediği her şeye ulaşır. Şartların zorluğu, onun için ümitsizlik unsuru olmaktan çok kamçılayıcı olur, azmini arttırır. Herşeyin bittiğini asla başaramayacağımızı düşünerek kimbilir hangi imkanları elimizin tersi ile bir kenara itmişizdir. Kimbilir kaç kez ümidimizi kaybedip başladığımız, belki de bizim için hayati önemi olan bir işi ya da bir şeyi yarım bırakmışızdır. İşte bugün size inanılmazı başarmış, azmi ile arzu ettiği noktaya ulaşmış, belki de herbirimize farklı emellerimiz için teşvik olacak, Amerika´da adeta günün konusu haline gelen “Homeless” (evsiz) bir genç kızın “Harvard Üniversitesi”ne kadar uzanan hikayesini anlatacağım.

Bu kızın adı Liz Murray. Uyuşturucu müptelası bir anne ve babanın yanında büyüdü. Anne ve babasının şırınga ile uyuşturucu yapmalarına o kadar çok tanık olmuştu ki bu olay artık onun için çok sıradan bir şeydi. Bu manzara ile büyümüştü. Anne ve babasının bu alışkanlığı hayatlarını her yönü ile etkiliyordu. Çok fakirlerdi. Yaşadıkları ev son derece kasvetli ve pisti. Anne ve babası evde olan bir kaç parça eşyayı da uyuşturucu almak pahasına sadece bir kaç dolara satıyorlardı. Öyle ki bir sabah uyandığında çok soğuk bir kış günü kardeşine ait montu dahi satmış olduklarını gördü. Bu durum karşısında çok üzüldüğü halde bir şey yapamıyor, elinden bir şey gelmiyordu. Liz Murray ailenin tek çalışan ferdi idi. 9 yaşında iken marketlerde poşetlemede çalışmaya başlamış daha sonraları benzin istasyonlarında gaz pompalama işinde çalışmıştı.

Murray 10 yaşında iken annesi AIDS´e yakalandığını söyledi. Kısa bir zaman sonra da 41 yaşında tüberküloz ve AIDS´ten öldü. Annesinin ölümünden sonra yaşadıkları evden de ayrılmak zorunda kaldılar ve ailece sokakta yaşamaya başladılar. Yaşadığı ortamda çevresine, çevresinde yaşayan diğer insanlara her baktığında “benim halim ne olacak? Eğer bu şekilde yaşamaya devam edersem sonum annem gibi olacak” diye düşünürdü. Hayatına bir çeki düzen vermek istiyordu. Sonunda okuluna devam etmeye karar verdi. “Homeless” olduğunu söylemeden “Humanities Preparatory Academic of Public High School” a kaydını yaptırdı ve lise ikinci sınıftan itibaren yeniden okumaya başladı. Çok çalışıyor, ekstra kurslarla diğer öğrencilere yetişmeye çalışıyordu. Evleri olmadığından apartmanların merdivenlerinde ders yapıyordu. Okulunun sevilen ve başarılı bir öğrencisi olmuştu artık. Üniversiteye de devam etmek istiyordu ama okumak için gerekli maddi imkanlara sahip değildi.

Hayatında hiç gazete okumamıştı. Bir gün “Newyork Times” gazetesinin eğitim bursu verdiğini öğrendiğinde kalbine bir ümit doğdu. Hikayesini anlatan bir mektupla başvurdu ve yılda $12.000´lık bursu almaya hak kazandı. Hikayesi ses getirmişti. Halktan da yardımlar gelmeye başladi. Tam 15 öğrencinin okumasına imkan sağlayabilecek kadar bir miktar,$200.000 yardım geldi. Murray bu miktarı okumak istediği Harvard Üniversitesi´ne verdi. Okula “Neden orada okuyanlardan biri ben olmayayım? Orada okuyanların benden ne farkı var?” düşüncesi ile başvurdu. Hatta başvuru dilekçesi yazarken bu duygularını dile getiren şu sözleri kullandı. “Sanki kanatlarım var gibi hissediyorum. Herşeyi yapabilirim.”

2004 yılı içi Harvard´a kabul alan Murray “geriye baktığımda aileme kızmıyor ve nefret etmiyorum. Yaşadığım herşey benim bir parçam. Yaşadıkları durumu hastalık gibi görüyor ve herşeyde bir hayır olduğuna inanıyorum. Belki bu azmimi onların bu durumlarına borçluyum” diyor ve yaşanan her olayın tecrübe elde etmek açısından fırsat olduğunu düşünüyor.