İcat, dahilik mi ister?

0
178

İcat yapmak için ileri teknik bilgi gerekli mi? Katherine Bomkamp’ın öyküsü, bunun gerekli olmadığını gösteriyor.

20 yaşındaki Bomkamp organlarını kaybedenlerde görülen hayalet organ ağrısını hafifletmek amacıyla, Acısız Yuva adlı protez cihazını icat etti. Patent almayı bekleyen cihaz, organlarını kaybedenlerde mafsal yuvasına, ısıya dayalı biyolojik geri bildirim vasıtasıyla ısı uygulayarak çalışıyor.

Buradaki teori, sinir uçları ısıtılınca beynin var olmayan organ yerine ısıya odaklanmak zorunda kalmasına dayanıyor. Halen West Virginia Üniversitesi ikinci sınıf öğrencisi olan Bomkomp, icadı üzerinde çalışmaya başladığında liseye gidiyordu ve cihazın üretimi için gereken kimya veya elektrik mühendisliği alanında hiçbir tecrübesi yoktu. Maryland’de yaşayan Bomkomp, “Konu bana tamamen yabancıydı. Daha önce mühendislikle ilgilenmiyordum” diyor.

Acısız Yuva’nın temelleri, hava kuvvetlerinden sakat kaldığı için malulen emekli olan bir babanın kızı olan Bomkomp’un yolu, Walter Reed Ordu Tıp Merkezi’ne düştüğünde atıldı. Bomkomp orada Irak ve Afganistan’dan yeni dönmüş, birçoğu kolunu veya ayağını kaybetmiş askerlerle karşılaştı.

Bomkomp, “Bana başlarından geçenleri anlatırken, hayalet ağrıları çekmeye devam ediyorlardı” diyor. Konuyu araştırmaya başlayan Bomkomp, “uzuvlarını kaybedenlerin çoğuna, yüksek oranda bağımlılık yapan, pahalı anti-psikotik ilaçlar ve yatıştırıcılar (barbituratlar) verildiğini” öğrendi.

Bomkomp, “Bu yüzden, bu ilaçlara olan ihtiyacı bütüncül bir yaklaşımla giderip gideremeyeceğimi görmek istedim” diyor. Kimya öğretmeni okullar arası bir bilim yarışmasından bahsedince Hayalet ağrıyı giderecek bir cihaz üzerinde çalışmaya karar lveren Bomkomp, “Şöyle düşündüm: Kas ağrısı çekince ona ısı uygularım. Aynı ilkeyi hayalet ağrı tedavisine de uygularsam, işe yarayabilir” diyor.

Tek sorun bunu uygulamaya geçirmekti çünkü Bomkamp kesinlikle bir matematik veya bilim dehası değildi. Bu yüzden, bölgedeki üniversitelerin mühendislik bölümü öğretim üyelerine e-postalar gönderip yardım istemeye başladı.

Bomkomp, “Hepsi beni laboratuvarlarında çalışmaya davet etti. Evime en yakın olması nedeniyle Maryland Üniversitesi’ni seçtim” diyor. Böylece her Cuma okuldan izin alarak, Elektrik ve Bilgisayar mühendisliği Profesörü Gilmer L. Blankenship ve laboratuvar yöneticisi Jay Renner ile çalışmaya başladı.

Bomkomp, “Bana elektrik mühendisliğini yani elektriksel programlama ve ısı iletimini temelinden öğrettiler” diyor. İkili ayrıca avcıların ısı kaynağı olarak kullandığı ısıtmalı çoraplardan yararlanarak, bir protez yuvasının ilk prototipini üretmesine yardım etti.

Ama Bomkomp icadı geliştirip protez ayak yapmak istiyordu. Yapay ayağın maliyeti olan 15 bin doları almadan bunu kim yapardı? Protez şirketlerini arayan Bomkomp, “Çoğu, ‘Bu işe yaramaz. Sen daha çocuksun, zamanımı boşa harcama’ diyerek telefonu yüzüme kapattı” diyor.

Sonunda Californiya merkezli protez tedarik şirketi Cascade’den Jake Godak’a ulaşmış: “Godak bunun gerçekten işe yarayacağını söyledi ve bana bir ayak ile yuvaları yaptı”. Isıtmalı çoraplar yerine şeritli kabloların kullanıldığı ikinci nesil prototipte kullanıcı, yuvanın ısısını ayarlayabiliyordu.

Amerikan Ortez ve Protez Derneği Başkanı Joe McTernan, “Cihaz organlarını kaybedenlerin hayalet ağrının üstesinden gelmesini sağlayacak olası yöntemler arasında, çok umut verici bir örnek gibi gözüküyor” diyor. Kendi şirketini kuran Bomkomp, üçüncü ve dördüncü nesil prototipler üzerinde çalışıyor. Bu arada patent başvurusu yapmış ve cihazın satış hakkı lisansı için yerli bir protez şirketiyle görüşmeler yürütüyor.

Peki, o bilim yarışmasına ne oldu? Evet, bu süreçte onu da kazandı.

Kaynak: USA Sabah