İlginç Bir Başarı Öyküsü; TEMPLE GRANDİN

0
2878

Temple Grandin, ABD´deki tüm çiftlik hayvanları tesislerinin üçte birinin tasarımını yapmış fazlasıyla yetenekli bir hayvan bilimci. Ayrıca otizm alanında tüm dünyada farkındalık yaratmak konusunda da oldukça iddialı. Çünkü Temple Grandin otizmli, biz diğerlerinin anlayamayacağı bir şekilde düşünüyor, hissediyor ve yaşıyor.

Grandin uzun boylu, kumral, erkek gibi giyinen, hatta kovboy kıyafetleriyle gezen bir kadın… Şimdi 64 yaşında. Hiç evlenmemiş, çocuğu yok. ABD’nin Colorado Devlet Üniversitesi’nde profesör… Hayvanlar konusunda uzman bir veteriner, bir yazar ve mucit. Ancak bugünlere kolay gelmedi, çünkü o bir otistik. 2 yaşında “Beyninde hasar var” dendi; 3 yaşında ona otizm teşhisi kondu. Doktoru Temple’ı otizm konusunda uzman eğitim veren bir okul yerine, konuşma terapisi veren yaşıtlarının gittiği bir yuvaya yönlendirdi.

Temple 4 yaşında konuşmaya başladı. Ailesi sonra da onun “farklı” eğitim görmesini istemedi. Temple, onu hem hasta, hem de özel kılan özellikleri nedeniyle kendisiyle dalga geçen insanlarla okudu ortaokul ve liseyi. Yazlarını teyzesinin çiftliğinde geçiren Temple, büyükbaş hayvanlarla hep yakından ilgili oldu.

[quote_center]Onun görsel zekâsı, farklı özellikleri ve hayvanlara ilgisini gören lisedeki fen bilgisi öğretmeni sayesinde yeteneklerinin üzerine gitti.[/quote_center]

Teyzesinin çiftliğinde aşı yapılacak sığırları sakinleştirmek için “sıkıştırma makinesi kullanıldığını” gören Temple Grandin, 18 yaşında, otistikler için sakinleştirici, onları güvende hissettiren “sarılma makinesini” icat etti. İnsanlarla zor da iletişim kursa psikoloji ve hayvan davranışları üzerine master ve doktora da yaptı. 80’lerde otizm hakkında konuşmalar yapmaya başladı. Otistik çocukların aileleri ilk kez “bu kadar içeriden bilgilere sahip oluyor”, çocuklarının neyi niye yaptığını anlamaya başlıyorlardı. Temple, diğer taraftan gelen sesti. 1995’te yayınlanan “Mars’taki Antropolog” adlı bir kitabı ve bu vesileyle onunla ilgilenen Time, People, Forbes gibi dergiler, New York Times gibi gazeteler sayesinde hikâyesi milyonlarca kişi tarafından öğrenildi.

2010’da Grandin, Time’ın “En Etkili 100 Kişi”sinden biri seçildi. Grandin, kesimhaneler ve besi çiftlikleri için araştırmalar yaptı; yapıyor.

[pull_quote_center]“Sığırları anlamak için sığır gibi düşünmek gerektiğini” düşünüyor; hayvan refahı için çalışıyor.[/pull_quote_center]

Sosyalleşmeyi sıkıcı buluyor, şu anda bile saç kurutma makinesi ya da bir motosikletin sesinden büyük rahatsızlık duyuyor. TV izlemiyor, duygusal ilişkileri anlamıyor… Ama yaşadığı her türlü sıkıntıya rağmen otizmin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmaları desteklemiyor; çünkü nöro çeşitliliği savunuyor…

Temple Grandin tam bir mühendis, bilim adamı. Yaşamı boyunca sürekli bir şeyler icat ediyor. Bunlardan biri de sarılma makinesi . İnsanların ona sarılması çok fazla uyarıcı olduğu için buna dayanamıyormuş ya da sesler çok fazla uyarıcı olabiliyormuş, böyle durumlarda panik atak veya sinir krizi geçirebiliyormuş. Hayvanların bu tur durumlarda vücutlarının sıkıştırıldığı bir makineye konduğunu görmüş. Ayni sıkıştırma makinesine kendisi de girmiş ve çok sakinleştiğini gözlemlemiş orada. Ve benzer bir makine icat etmiş. Simdi bu makine çoğu otistik çocuk üzerinde kullanılıyormuş.

HBO film, fark yaratan çalışmalarının ardından Temple Grandin´in hayatını film olarak ekranlara taşıdı. “Temple Grandin” filmi 62. Emmy Ödüllerinde En İyi Televizyon Filmi, En İyi Kadın Oyuncu (Claire Danes), En İyi Yönetmen (Mick Jackson), En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Julia Ormond) ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (David Strathairn) başta olmak üzere toplam yedi ödül aldı.