İnsanlar neyi unutmazlar?

0
481

Bu olay 14 ekim 1998 de kıtalar arası bir uçuş esnasında gerçekleşmiş.

Bir kadın, uçakta zenci bir adamın yanında oturuyordu. Durumdan rahatsızlığını belli edercesine, hostesten başka bir yer bulmasını istedi, zira öylesine antipatik birinin yanında oturamazdı. Hostes, tüm uçağın dolu olduğunu fakat birinci sınıfta yer olup olmadığına bakacağını söyledi. Diğer yolcular şaşkınlık ve tiksintiyle olayı izliyorlardı, bu kadının sadece terbiyesizliğine değil, bir de birinci sınıfta yolculuğu devam edeceğine şahit oluyorlardı.

Zavallı adamcağız çok kötü bir durumda olmasına rağmen cevap vermemeyi tercih etti. Bu kadın, birinci sınıfta ve o adamdan uzak uçabileceğinden tatmin olmuş, hostesin dönmesini bekliyordu. Birkaç dakika sonra geri gelen hostes, kadına:
“Çok özür dilerim gerçekten de uçakta boş yer yok… Birinci sınıfta bir yer bulduğum için mutlu oldum… Bu yeri bulmak biraz zamanımı aldı, zira bu değişiklik için pilottan izin almam gerekiyordu. ´Hiç kimse sorun yaratan bir diğerinin yanında oturmak mecburiyetinde tutulamaz´ dedi ve bu izni verdi.”

Diğer yolcular kulaklarına inanamıyorlardı, bu esnada kadın da bir zafer kazanmış gibi yerinden kalkmaya hazırlandı. Aynı anda hostes, oturmakta olan zenciye dönerek:

“Beyefendi, sizi uçağın birinci sınıfındaki yeni yerinize götürmem için beni takip eder misiniz lütfen? Seyahat firmamız adına kaptan pilotumuz sizden böyle nahoş bir olay yaratan kimsenin yanında oturmak mecburiyetinde bırakıldığınız için çok özür diliyor.”

Tüm yolcular hep birlikte, bu olayı iyi bir biçimde sonuçlandıran uçak personelini alkışladılar, tebrik ettiler.

O yıl, kaptan pilot ve hostes uçaktaki davranışlarından dolayı ödüllendirildiler. Aşağıdaki mesaj, tüm ofislere personelin görebileceği bir biçimde iletildi:

“İnsanlar onlara ne söylediğinizi unutabilirler. İnsanlar onlara ne yaptığınızı da unutabilirler. Ama insanlar, onlara kendilerini nasıl hissettirdiğinizi asla unutmazlar.

İnsanları küçümsemek, hor görmek kadar çirkin bir davranış biçimi olamaz. İnsan, ne büyüktür ne küçük yalnızca insandır. Herkesin kendisine göre bir değeri vardır.Yaratılmış ve yaratanına muhtaçtır. Kendini beğenmiş mağrur insanın en büyük özelliği, daima önde olma isteğidir, lider olma, kendini kabul ettirebilme dürtüsü, beğenmeme, küçümseme, küstahlık, haddini bilememek olarak sergilediği davranışların karşılığı bazen yukarıda anlatılan hikayedeki gibi hor görülen kendisi olup dışlanabilir, küçük düşebilir . Hepimiz yaratılanız, fiziksel yapımız veya insanı özelliklerimizi küçümsemek günah ve affedilemezdir.

Hepimiz insanız ve bunu hiç bir zaman unutmayalım…birbirimizi sevmeyi, saymayı, hoşgörülü olmayı deneyelim.

‘Övünerek yaşayanlar, dövünerek ölürler.’

‘Yaradılanı horgörme yaratandan ötürü’ anlamlı iki sözde bizlere alçakgönüllü ve mütevazı olmamızı destekleyecektir.

Sevgi ve saygılarımla…