Istakozlar geriye doğru yürürler

0
646

Ailesi neredeyse yıkılır. Zira sisteme başkaldırmıştır ve ´dogru´ bildigi yolda yalnız ilerlemeye başlamıştır. Anne ıstakoz kahrından ölür, baba ıstakoz ise ogluna, “defol git, seni artık aramızda görmek istemiyoruz. Ya yine bizim gibi olursun, ya da bizi terkedersin” der.

Genç ıstakoz dogru bildigi yolu uygulamaya devam eder ve dünyaya ´açılmaya´ karar verir, ´yola´ koyulur.

Bu ´başkaldırı´ ıstokoz dünyasında büyük bir felâket olarak algılanır. Yolda rastladığı tüm hem cinsleri ona nefretle yaklaşır, yardım etmezler. Kurbağalar, kaplumbağalar, sümüklü böcekler bu asi gence alayla bakarlar, onun ileriye doğru yürüdükçe dünyanın ters döndüğünü düşünürler.

Genç ıstakoz yolun ortasında bir gün, ağzında bir pipo, melankolik ve yapayalnız yaşlı bir ıstakoza rastlar. “Ben de gençken senin gibi öne doğru yürümeyi öğrendim, başkalarına öğrettim ve sonuçta kazandığıma bak: yapayalnız yaşıyorum, kimse benimle konuşmuyor, hastalıklı gibi herkes benden kaçıyor. Yol yakınken vazgeç bu sevdadan oğlum. Başkaları gibi olmaya çalış. Göreceksin o zaman nasıl da daha mutlu olacak ve bana teşekkür edeceksin”, der yaşlı ıstakoz.

Genç asi, bir an duraksadıktan sonra, “hayır, amca ben haklıyım” der ve yoluna devam eder.

Nereye kadar gitmiştir? Ne elde etmiştir?

Bilinmez. Tek bilinen belki de, sayısızca bu tür sessiz kahramanların dünyamızda varlıgı.

Ne diyelim? Yolları açık olsun…

Ya genç ıstakoz olacagız ya da Pink Floyd´un davranış bilimi terminolojisine armagan ettigi ünlü nitelemesinde oldugu gibi, ´comfortably numb´ – rahatlık içinde uyuşmuş – insanlar olacagız.

[pull_quote_center]Seçim durakta bizi bekler.[/pull_quote_center]

Ivo Molinas