Kadınlar eve mi dönüyor?

1
217
İyi bir eitimin ardndan firma yöneticisi olmu bir kadn çkp; “Kariyer filan gözümde deil, yeter ki evimde olaym!” dese kimse inanmaz herhalde. Ama duyduklarnz aka deil. Kadnlar artk çalmak istemiyor! Sebebi ise evin onlara verdii huzur. Hatta bunun için irket hayatndan ve makamdan vazgeçip kendilerine evden yürütebilecekleri iler bulan pek çok kadn var.

Evde doyasya vakit geçirmek ne güzel ey! Hele bir de her ey sustuunda, semaverdeki çayn demlenmesini bekleyecek kadar vaktiniz varsa! Yahut, çalar saati kurmadan uzanyorsanz yataa ve bir yerlere yetime tela olmadan kahvalt yapabiliyorsanz sabah uyandnzda aman dikkat edin de keyfinize keder gelmesin! Çünkü, ev hanmlarna sradan hatta skc gelen bu ‘hal’ günümüzde çalan kadnlar için sadece bir hayal. Sabah 8’den akam 5’e kadar ite olunca evin tadn kim çkarabilir ki? Hiç kimse! Hele ki kadnlar… Eve gidince de mesailerinin devam ettiini düünürsek, bütün bunlar yapmak onlar için adeta imkânszlayor ve bir özleme dönüüyor!

Bundandr ki 19. yüzyldan beri çalma hayatnn içinde, erkeklerle eit artlarda bulunmak için mücadele eden kadnlar, imdilerde hangi irkette daha iyi mevki alrm düüncesinden çok kendilerini ‘dülerindeki eve’ sürükleyecek ilerin peindeler! Henüz mevzuyu dile getiren akademik çalmalar, istatistikler yok; ama sosyal medyada açlan gruplara baklrsa, kadnlarn çalma hayatyla ilgili yeni bir akm kapmzda! öyle dönüp çevrenizdeki çalan kadnlarn azn yoklasanz siz de göreceksiniz. Özellikle iyi eitim alm iyi mevkilere gelmi olanlar; kouturmaca içinde geçen hayatn yoruculuundan sklm, evin getirdii huzuru aryor; i hayatnda olmak istemiyor. Fakat, hem boluun verecei sknt hem de geçim derdi, pek çounu radikal bir çktan yani ‘ii brakmaktan’ alkoyuyor hatta korkutuyor. Buna ramen, vazgeçmiyorlar düledikleri durumdan; ‘ev’ ve ‘çalma’ hayatn birletirebilecekleri alternatifler aryorlar kendilerine. Böylece; aldklar eitimin hakkn verebilecekler ve evlerini otel gibi kullanmayacaklar! Anne olanlarsa bebeklerini bakcya vermek yerine kendileri büyütecek. Biz de, ev hayatndan duyduklar mutluluu ileriyle birletiren meslek sahibi kadnlarla görütük…

Vildan Karaaaç onlardan biri. Uzun zaman, bir kadn dergisinde muhabirlik yapm. Fakat, anne olduktan sonra, bebeini bakcya brakmak istemediinden iten ayrlm. Mesleini ise evden dergilere hikâyeler, denemeler yazarak devam ettirmi. imdi ise yine ofise çevirdii evinin bir köesinde Turuncu Dergisi’nin editörlüünü yapyor. Annelik için ii brakan baka bir isim Habibe Demircan. Kendisine “Çocuk da yaparm kariyer de” adnda ‘kadn�aile’ konulu bir haber sitesi kurmu. “Bir yandan çocuklarma bakarken bir yandan kendi iimi yaptm evden. Mütevaz da olsa, aylk belli bir gelirim bile var.” diyor.

Esen Tezel ve Saadet Özen ise çalma hayatnn özgürlüklerini ellerinden aldn düünen iki isim. Bu yüzden irket hayatn brakp yabanc dillerini frsata dönütürüp, evden çevirmenlik yapmaya balamlar.

Bilgisayar mühendisi Yasemin Bölükba da yazlm yapmak yerine evden yürütebilecei bir ii pastacl meslek olarak seçmi kendine irket hayatnn ardndan. “Srf evimin tadn çkarabilmek için pasta yapmay örendim ve büro hayatn braktm. imdi mutfamda kiiye özel tasarmlar yaparak para kazanyorum. Olumu ise bu sayede kendim büyüttüm!” diyor. Daha iyi taklar tasarlayabilmek için 10 yllk irket tecrübesini bir kenara brakan Yeliz Koç, öyle bir deerlendirme yapyor: “Mutlu ve huzurlu olmadktan sonra kariyer de neyime…” Velhasl, imdilik durum böyle! s.senturk@zaman.com.tr

***

Mühendisliği bırakınca mutfak işlerinde ne kadar iyi olduğumu anladım!

Yasemin Bölükbaşı (30): “Mezun olur olmaz başladım iş hayatına. Çalıştığım şirket benden, ben halimden memnundum! Sonuçta istediğim mesleği bilgisayar mühendisliği yapıyordum. Ama bebeğim olunca işler değişti. Doğum izninde; evde oturmanın, istediğim saatte kalkmanın, evi otel gibi değil de ev gibi kullanmanın tadını aldım. Buna rağmen işe geri dönerim diyordum ama olmadı. Çünkü o hayatı sevdim! Gel gör ki evde boş boş oturmak, sadece çocuğa bakmakda mantıklı gelmiyordu. Bu yüzden; arkadaşlarımın teşvikiyle pasta yapmayı öğrendim. Ve bunu işe çevirdim. Sipariş üzerine, özel tasarım pastalar yapıyorum şimdi. www.ozelpastam.com adında bir de site kurdum ve kısa süre sonra evimin altındaki daireyi atölye olarak kiraladım. Şimdi hem evimdeyim hem de kendi işimin sahibiyim. Çocuğum da ellerimde büyüdü.”

***

Çocuğum için bıraktığım işime artık dönmek istemiyorum!

Vildan Karaağaç (30): “Üniversitede radyo televizyon ve sinema okudum. En büyük hayalim yönetmen olmaktı. Ama sektörde tutunmak zor! Bu yüzden bir kadın dergisinde muhabirliğe başladım. Fakat, bu hareketli hayatı kızımın doğumuyla bıraktım. Evden dergilere hikâyeler, denemeler; medya ajanslarına projeler yazmaya başladım. Kızım büyüyene kadar, böyle idare ederim diyordum derken kızım okula başladı. Ama ben bu işten vazgeçemedim. Çünkü saatlerini, kendime göre ayarlayabildiğim, “home-office” denilen çalışma hayatının tadını bir kez aldım. Hâlâ bir gün, yönetmen olacağıma inansam da sanırım ilk adım, bunun için bir kadın ve bir anne olarak evinden, ailesinden feragat etmekten geçiyor. Bunu göze alamamak eski kafalılıksa evet ben eski kafalıyım.”

***

Başarı kariyerse ben kariyer yapıyorum

Habibe Demircan (28 ): “Lisede belliydi hedefim: ‘Gazeteci olacaktım’ Oldu da! İletişim Fakültesi’nden diplomamı alır almaz, stajyerlik yaptığım gazetede işe alındım. 4 yıl çalıştım. Bizim meslek zordur. Öyle sabah 9 akşam 5 diye bir şey yok. Eve gitsen de mesain bitmez. Benim de öyleydi. Ne zaman evlendim, hamile kaldım bunun böyle gitmeyeceğini anladım. Ya kariyeri seçecektim ya da çocuğumu istediğim gibi büyütmeyi… Annelik duygusu ağır bastı tabii. İşi bıraktım. Sadece çocukla ilgilenmek de mantıksız geliyordu. Bu yüzden, bir yandan bebeğime bakabileceğim bir yandan mesleğimi devam ettireceğim işler aradım kendime. Ve aylık 75 bin kişinin ziyaret ettiği ‘kadın-aile’ konulu bir haber sitesi kurdum: “Çocuk da yaparım kariyer de”. Kısacası başarı kariyerse, ben kariyer yapıyorum!”

***

Daha verimli ve mutluyum

Esen Tezel (32 ): “Okul bitince,’bir yerde düzenli çalışmak gerekiyor!’ hissine kapılıyor insan. Bende de öyle oldu. Marie Claire Dergisi’nde çalışmaya başladım. Ardından Can Yayınları’na geçtim. Orada 3 yıl halkla ilişkiler yaptım. Ama baktım böyle bir hayat bana uymuyor; bu yüzden bıraktım. Çalıştığım yerlerde problemler yaşadığım için değil; aksine çok iyiydi her şey. Fakat saatleri belli bir hayat beni kısıtlıyor. Özgür olduğumu hissedemiyorum. Şimdi tam tersi, piyano dersleri veriyorum çocuklara. Çeviriler yapıyorum yayınevlerine. Her halde Kafka’nın ‘Milena’ya Mektuplar’ kitabını Türkçeye çevirmek başka türlü yapılmazdı. Picus Dergisi’nin editörlüğü de bende. Ama hepsini evden yapıyorum. Üstelik çalışma saatleri bana kalmış. Bu daha verimli ve mutlu olmamı sağlıyor.”

***

Hayatımı yaşayamadıktan sonra koordinatör olsam ne olur

Yeliz Koç (33 ): “Üniversitede okurken, hayalim çok konuşulacak takı tasarımları yapmaktı. Rotam dahi belliydi: İstanbul’a gidecek, çizimlerimi işe girdiğim şirketlerde konuşturacaktım. Dile kolay, 10 yıl çalıştım bunun için. Ama geriye tasarımlarım değil, iş dünyasının bana kattığı yorgunluk kaldı. Elde edeceğim kariyer de en fazla ‘koordinatörlüktü’ hâlbuki. Hayatımı yaşayamadıktan sonra koordinatör olsam ne işe yarayacak? Sadece koca bir ‘hiç’. Bu yüzden, 2 yıl önce şirket hayatına veda ettim. Şimdi evden çizimler yapıyorum. Hem de 10 yıllık tasarım hayatımda çizdiklerimden, çok daha iyileri çıkıyor ortaya. Çünkü çizmek istediğim vakitte oturuyorum masama. İşe gitme, gelme stresi taşımıyorum. Geziyorum, okuyorum ve daha güzel şeyler çıkıyor böylece. Kısacası, huzuru, mutluluğu hatta işimdeki başarıyı evimde buldum!”

***

Bir daha büro insanı olmam!

Saadet Özen (39): “Can Yayınları’nda 8 sene tam zamanlı olarak çalıştım. Fransızca editörü olarak… Fakat saatlere bağlı çalışmak bana göre değil. Pek çok işi bir arada yapmayı seviyorum ben. O yüzden bıraktım işi. Bir daha da, büro insanı olmadım, olmam da. Peki ne yapacaktım? Tabiî ki çevirmenlik! Hem de istediğim yerde, canımın istediği saatte! ‘Huzursuzluğun Kitabı’ mesela benimle Liverpool- Galatasaray maçına bile gitti. Bir yere bağlı olmadığımdan turist rehberliği de yapabilirdim. Ko-kartlı rehberdim sonuçta. Onu da yaptım, yapıyorum da hâlâ. Ve belgeseller… Şimdi de evden belgesel hazırlıyorum. 2 arkadaşımla birlikte bir yapım şirketi kurduk: ‘Niva Yapım’ Ben araştırma-metin yazma safhasıyla ilgileniyorum. Bütün bunların yanında Boğaziçi Üniversitesi Osmanlı Tarihi’nde yüksek lisansımı tamamladım. Dışarıdan dergilere editörlük yaptım. Bunların hepsini, bir yere bağlı olmadan evimden çalıştığım için yapabildim ama!

 

 

Kaynak: Zaman / Sevim Şentürk

  • ARda CİREN

    Editörüm, yazım bilgisi konusunda eksikler var sanırım