Kadınlar neden kadın yönetici istemez?

0
334

Bilinen bir gerçektir, kadınlar kadınlarla çalışmaktan pek hoşlanmazlar. Kadınların da erkeklerin de tercihi erkek yöneticilerden yana olur çoğunlukla. Bunun pek çok nedeni var. Belki de en önemlisi toplumun yıllarca kadınlara biçtiği roller. Ya da iş dünyasının yıllarca erkek egemenliği altında kalması ve kadınları daha rekabetçi olmaya zorlaması. Kadınlar, üst düzey görevlere gelebilmek için bir sürü engeli aşmak, bu süreçte pek çok taviz vermek zorunda kalıyor ve bu da onları daha agresif yapabiliyor.

Hep söylenir, ‘kadın kadının kurdudur’ diye. Pek çok kadın, hemcinsleriyle çalışmaktan, yöneticilerinin kadın olmasından hoşlanmaz. Erkek yönetici mi, kadın yönetici mi sorusuna verilen cevap çoğunlukla erkek yönetici olur. Bu konuda yapılmış pek çok araştırma var, hepsi bu görüşü doğruluyor.

Son araştırma insan kaynakları danışmanlık firması Randstad tarafından yapıldı. 29 ülkede tam zamanlı çalışan yüzde 50’si kadın yüzde 50’si erkek 88.851 kişiyle yapılan araştırmaya göre, kadınların yüzde 54’ü erkeklerle çalışmak istiyor. Türkiye’den 1.473’ü erkek, 1.360’ı kadın toplamda 2.833 kişinin katıldığı araştırmanın Türkiye sonuçları da global sonuçlarla benzerlik gösteriyor. Türkiye’de kadınların yüzde 60’ı erkeklerle çalışmayı tercih ediyor. Araştırmanın sonuçlarına göre:

Globalde
-Kadınların yüzde 54’ü erkeklerle, yüzde 29’u hemcinsleri ile çalışmak istiyor. Yüzde 17’si tarafsız. 
-Erkeklerin yüzde 45’i kadınlarla, yüzde 42’si hemcinsleriyle çalışmak istiyor. Yüzde 13’ü tarafsız. 
– Ayrıca globalde erkeklerin yüzde 45’i üstlerinin erkek, yüzde 31’i ise kadın olmasını istiyor. 
-Kadınların ise yine yüzde 45’i üstlerinin erkek, yüzde 25’i ise kadın olmasını istiyor.

Türkiye’de
– Kadınların yüzde 60’ı erkeklerle, yüzde 28’i ise kadınlarla çalışmak istiyor. Yüzde 12 ise tarafsız. 
– Erkeklerin yüzde 48’i kadınlarla, yüzde 45’i erkeklerle çalışmak istiyor. Yüzde 7’si tarafsız.
– Erkeklerin yüzde 47’si yöneticilerinin erkek, yüzde 27’si ise kadın olmasını istiyor. 
– Kadınların ise yüzde 60’ı erkek yöneticileri, yüzde 22’si ise kadın yöneticileri tercih ediyor.
Hem globaldeki hem Türkiye’deki sonuçlara bakılırsa kadınlar, erkekler/erkek yöneticilerle çalışmayı tercih ediyorlar. Hatta erkekler bile kadın yöneticiye kadınlardan daha sıcak bakıyor.

Erkek egemen iş dünyası
Bunun nedenini sorduğumuz Randstad Türkiye Genel Müdürü Altuğ Yaka, şöyle cevap veriyor: “Dünyada neredeyse bütün kültürlerde kadınlar ve erkekler için yüzyıllar içinde oluşmuş şablonlar var. Bunlar insanlık tarihi boyunca kadın ve erkek doğasının şekillendirdiği ataerkil aile ve toplum yapılarının şablonları. Her ne kadar cinsiyet eşitliği ideolojik olarak kabullenilmiş olsa da, kültür şablonlarına göre kadınlar toplumlarda diğer bireylerin bakımlarını üstlenen kişiler olarak görülürken erkekler sorumluluk üstlenen ve fikrini kabul ettiren, kısacası yetkili kişiler olarak görülüyor. Erkeklere yüklenen bu değerler iş dünyası ile daha uyumlu görülebiliyor. Ayrıca yine yüzyıllar boyunca iş dünyasının erkek egemenliğinde olması, günümüzde de çalışanların çoğunlukla erkek olması bir şekilde erkeklerin iş dünyasında daha vakıf veya tecrübeli olduğu gibi bir kanı yaratıyor da olabilir.”

Türkiye Personel Yönetimi Derneği’nin (PERYÖN) kişilerin yönetici tercihlerinde cinsiyetin oynadığı rolü anlamak için gerçekleştirdiği 253 kişinin katıldığı mini ankete göre de katılanların yüzde 62’si erkek, yüzde 20’si kadın yöneticiyle çalışmak istiyor. Ankete katılanların yüzde 63’ünün kadın, yüzde 37’si erkek olmasına rağmen. PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Selen Kocabaş, neden kadınlar ve erkekler kadın yönetici ile çalışmaktan hoşlanmaz sorusuna benzer bir cevap veriyor: “İş dünyası geçmişten günümüze gelene kadar yoğunluklu erkekle şekillenmiş, erkek ağırlığı her noktada görülmüş; kadın, anne, evini toparlayan, aileyi bağlayan rolleri üstlenmiş. Günümüze kadar ‘işadamı’ diyorduk, yeni ‘iş insanı’ söylemini kullanmaya başladık. Bu süreç zarfında erkekler yönetsel rollerde olmuş ve doğal tercih unsuru olmuş. Bunun yanı sıra kadınların doğası gereği daha sahiplenen, daha kucaklayıcı, daha titiz ve toparlayıcı olduğunu düşünüyorum. Bu özellikler yönetsel kademelerde daha talepkar, daha sorgulayıcı, daha disiplinli olmaya yönlendirebilir.”
Kadınların erkeklerle çalışmayı tercih etmesinin sebepleri çok çeşitli olabilir, iş dünyasının erkek egemen olması ve erkeklerin daha iyi yönetici olduklarının düşünülmesi, kadınların geldikleri pozisyonu pek çok engeli aşarak (kültür, aile, eş, eğitim eşitsizliği) edinmeleri ve kendilerinden, özel hayatlarından taviz vermeleri, aynı şeyi diğer kadınlardan da beklemeleri, mükemmeliyetçi yapıları, daha duygusal ve kaprisli olmaları, kadın kadına çalışmayı zorlaştırıyor olabilir.  

Kadınlar çok savaş veriyor

HILL International Ülke Müdürü Hazar Candan Wilson, “İş hayatında yükselip bir yerlere gelmek isteyen kadınlar özel hayatlarından önemli fedakarlılar yapmak ve ödün vermek zorundalar. Ve çoğunlukla da diğer herkesten daha çok çalışmak zorundalar. Bir pozisyona gelmek için bu kadar savaş, bu kadar ödün verdikleri zaman iş-özel hayat dengesi çoğunlukla korunamıyor ve bu astlarını olumsuz olarak etkiliyor. Onlardan da en az kendileri kadar çalışmalarını ve en az kendileri kadar mükemmel olmalarını bekliyorlar ve bu çevreleri için oldukça yorucu bir durum. Yine erkek egemen bir dünyada kendini sürekli kanıtlama ve devamlı yüksek performans gösterme kaygısı kadın yöneticilerin ekiplerine aşırı yüklenmelerine de neden olabiliyor. İş dünyasında karşılaştıkları engellerin erkeklere kıyasla daha fazla olduğu bir ortamda, duygusal ve hassas yapıları nedeni ile de kadınlar her tür başkaldırıyı otoritelerine saldırı olarak yorumlayabiliyorlar ve tepkileri zaman zaman daha agresif olabiliyor” diyor.

Duygusal olmak kötü mü?

Kadınlar hakkında olumsuz değerlendirilen bir diğer algı da kadınların çok duygusal olduğu, hisleriyle hareket ettiği ve bu nedenle mantıklı karar veremediği yönünde; oysa, duygusallık ve empati kurma kadınları başarılı kılan özellikler. Exelect Genel Müdürü Yasemin Şener, yakın zamanda ‘kadın yönetici ile çalışmak istemiyorum’ önyargısını artık duymayacağımı düşünüyor: “Birlikte çalıştığı insanlara karşı yaklaşımı ve çözüm üretimleri açısından bugün insanı merkeze koymak kişiyi bir adım ileriye götürüyor. İnsanları memnun etmek ve yeni yetenekleri bünyede tutmak bugünkü şirketlerin en büyük hedeflerinden biri. Kadın yöneticiler bunu başarabilecek yeteneklere sahip.”

Otoriteyi kime layık görüyoruz?

Kadınların insan ilişkilerinde erkeklere nazaran daha verici ve tutkulu olduğu bir gerçek. Tabii kadınlar bunun karşılığında daha talepkar olabiliyorlar. Bu talepkar ve mükemmelliyetçi yapıları, yapılan işi denetlerken daha detaycı yaklaşımları altlarındakileri yorabiliyor.
Kadınların kadınlarla çalışmak istememesinin bir nedeni de otoriteyi kime layık gördüğümüzle alakalı.

Manpower Türkiye Genel Müdürü Ebru Coş, “Yönetici aslında bir otorite figürünü temsil ediyor ve herbirimizin otorite algısı, otoriteye yaklaşımımızdaki farklılıkların da bu tercihleri ve duyguları etkilediğini düşünüyorum. Belki de çalışanların bir kadın yönetici karşısında yaşadığı duygusal hayal kırıklığı ve verdiği tepki, aynı tavır ve yaklaşımları sergileyen bir erkek yönetici karşısında yaşadığından daha fazla oluyordur. Burada biliçaltımızda otoriteyi kime daha çok layık gördüğümüzle ilgili de bir sorgulama ve özeleştiri yapabiliriz belki” diyor. 
Liderlik deyince akla erkeklerin gelmesi ve bunun yarattığı güven de kadınları erkeklerle çalışmaya itiyor.

Saldırgan iş ortamında bileniyorlar
Erkek egemen iş dünyasında kadınlar yükselebilmek için daha agresif olmak durumunda kalıyor, bu da onları daha sert gösterebiliyor. Ebru Coş, “Özellikle okul yıllarından itibaren kariyer ve başarı odaklı olan kadınlar bazen kişilikleri gereği bazen de süreçte karşılaştıkları zorluklar sonucu agresif olabilirler. Zaman içerisinde normal hayatında daha sakin, daha sabırlı ve yumuşak bir profile sahip kadınlar dahi iş hayatındaki o yoğun ve saldırgan ortam içerisinde bilenebiliyorlar maalesef. Amaçları mutlaka erkek gibi olmak değil belki ama hiç durmadan, sürdürülebilir olarak başarılı olma baskısı ve ağırlığı bir erkeğe göre kadınları daha fazla yıpratabiliyor. Doğaları gereği daha tez canlı ve sabırsız oldukları için daha gergin bir kadın görünümü ortaya çıkabiliyor. Bu tabii herkes için geçerli değil, biraz da kişinin hangi sektörde, nasıl bir şirkette ve şirket kültüründe çalıştığıyla da ilgili bir durum.”

Daha önce HP Türkiye’de kadın yöneticilerin sayısının çokluğuna ilişkin bir haber yapmıştık. Üst düzey yöneticilerinin yüzde 48’i kadınlardan oluşan HP Türkiye’nin Genel Müdürü Serdar Urçar’a kadın yöneticilerle çalışmak nasıl diye sormuştuk. Urçar’ın verdiği yanıt cinsiyetler arası çatışmayı çok güzel özetliyordu: “‘Bugün bir kadın yönetici bana kadınlarla çalışmak çok zor’ dedi. İki kızım var, biri 4.5 yaşında biri 16 aylık. Büyükle annesi arasında, birbirlerini çok sevmelerine rağmen, bir itişme kakışma başladı. Kadınların doğasında bir iktidar kavgası var galiba. Ya da kadınların kadınlarla anlaşması biraz zor heralde. Erkekler Mars’tan, kadınlar Venüs’ten diye bir kitap okumuştum. Aynı şeye baktığında iki cinsiyet farklı şeyler görüyor. Bazen erkek yöneticinin kadın çalışanı anlaması veya kadın çalışanın erkek yöneticiye kendini anlatması çok zor olabiliyor. Ben bazen zorlanıyorum, evde de zorlanıyorum ama. Bazen tam olarak ne demek istediklerini anlamak zor, biraz daha indirektler, erkekler daha düz yaratıklar, neye odaklandıkları, neyin peşinde oldukları çok belli, kadınlar biraz daha çetrefilli, kompleks yaratıklar. Dolayısıyla sizin de kendinizi yeniden kalibre etmeniz gerekiyor ki o ortama ayak uydurabilesiniz, hayattaki dengenin işyerine yansıması çok büyük bir artı bence. İşyerinde başarı için kadınların farklı olduğunun kabul edilmesi gerektiği söyleniyor. Farklılığı gözeterek bir kültür oluşturulmalı.” (BKZ Hürriyet İK, 13.12.2009)

Kadınların nasıl bir yönetim stili var?
* İşleri organize etme ve takip edip sonuçlandırma noktasında başarılılar.
* Sorumluluk duyguları daha fazla.
* Disiplinliler.
* Kadınlar daha duygusal. İş ortamında birçok davranışı duygusal olarak yorumlayıp, kişisel algılayıp tepki verebiliyorlar ve duygusal etmenlerin iş performanslarını olumsuz etkilediği durumlara daha sık rastlanabiliyor. Ancak duygusal olmalarını ve duygusal zekalarının erkeklere kıyasla daha yüksek olması bir avantaj.
* Kadınların insan ilişkileri odaklı bir yönetim yapıları var.
* Empati kurabilme yeteneğine sahipler.
* Detaycı oluyor, daha fazla operasyonun içiden yer alıyor, bu durumda astlarını rahatsız edebiliyor.
* Kadın yöneticiler kişiler arası ilişkileri yönetirken olayları ve duygusal gerginlikleri örtbas etmeden, tarafları konuşmaya ve olayları çözmeye yönlendiren daha katılımcı bir yönetim stiline sahip.
* HP Yazılım Ülke Müdürü Nil Bağdan, kadınların hem diğer kadınları, hem de erkekleri çok daha iyi tanıma ve anlama yeteneğine sahip olduklarını, olacakları daha iyi öngörebildikleri için çok daha stratejik davranabildiklerini söylüyor.

Amerika’da fark kapanıyor
Hem kadınlar hem erkekler halen erkek yöneticiyle çalışmayı tercih ediyorlar. Ama bu oran git gide azalıyor. Gallup’un Eylül ayında yaptığı araştırmaya göre Amerikalılar’ın yüzde 32’si yeni bir iş gireceklerse eğer, erkekle çalışmayı, yüzde 22’si kadınlarla çalışmayı tercih ediyor. Katılımcıların neredeyse yarısı, yüzde 46’sı, cinsiyetin fark etmeyeceğini söylüyor.
Gallup bu araştırmanın ilkini 1953 yılında yapmıştı. 1953 yılında yapılan ilk araştırmada erkek yönetici tercih edenlerin oranı yüzde 66’yken kadın yönetici tercih edenlerin oranı yüzde 5’ti. Bu da gösteriyor ki aradaki fark zamanla kapanıyor.

İngiltere’de kadın yönetici algısı; değişken, şirret ve aşırı rekabetçi
Online istihdam şirketi www.UKJobs.net’in İngiltere’de 3.000 kişiyle yaptığı araştırmaya göre kadınların yüzde 63’ü, erkeklerin yüzde 75’i erkeklerin daha iyi yöneticilik yaptığını söylüyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 15’i kadınların daha keskin dilli olduğunu, üçte biri ise değişken ruh hallerine sahip olduklarını söylüyor. Araştırmadan çıkan sonuçlara göre kadınlar daha ayrımcı, aşırı rekabetçi, şirret, sırtından bıçaklayan, kişisel sorunlarını işe getiren kişiler olarak nitelendiriliyor.
Katılımcıların yüzde 40’ı erkeklerin kendilerini entikalardan uzak tuttuğunu, şirretlik yapmadığını, yüzde 14’ü erkeklerin daha mantıklı olduğunu söylemiş.
Kadın patronu tercih edenler ise kadınların daha ulaşılanilir, daha arkadaşça olduğunu ve çocukları olan kişilere zaman konusunda daha anlayışlı davrandıklarını söylüyorlar.

Hem çekişme hem dayanışma var
Washington merkezli bağımsız araştırma kuruluşu Corporate Women Directors International’ın 39 ülkede 112’si kadın CEO’ya sahip toplam 3.012 şirket üzerinde yaptığı araştırmaya göre, erkek CEO’ların yönettiği şirketlerdeki kadın yönetici oranı yüzde 9.8 iken, kadın CEO’ya sahip şirketlerdeki kadın yönetici oranı yüzde 22’ye ulaşıyor. Bu da gösteriyorki şirketlerde kadınlar arasında bir çekişme olduğu kadar bir dayanışma da var.
Görüştüğümüz iş kadınları da kadın kadına çalışmanın en büyük avantajının, kadın yöneticilerin kadın çalışanlarına ailevi bazı durumlarda ya da annelik süreçlerinde daha anlayışlı yaklaşmaları olduğunu söylüyor.

Kaynak: Hürriyet İK / Burcu ÖZÇELİK