Kafkas Tebeşir Dairesi

0
283

Brecht´in Amerika´da geçirdiği uzun göçmenlik yıllarının bir ürünü olan oyun, ilk kez Amerika´da, 1954´te ise Doğu Almanya´da Berliner Ensemble´ın yorumuyla sahnelendi.Brecht, Süleymen peygamberin, hakemlik ettiği bir olayda verdiği kararı, Rus devrimi sırasında yaşanan bir olaya uyarlayarak, bir toprak parçası için çekişen iki kolhozun uzlaşmasını anlatıyor.Ev sahibi kolhoz üyeleri anlaşmadan sonra konuklarına eski bir öyküyü oynarlar.
 
“Görünüşte bebeğinin üzerine titreyen, öksürdüğünde doktorları azarlayan bir prenses, kocası ayaklanmada öldürüldükten sonra sarayı terk ederken, uzun uzun hangi giysilerini yanına alacağını düşünür.Ancak çocuğunu o kargaşada sarayda unutup kaçar.Hizmetçi Gruşa çocuğu yangından kurtarır ve yanına alarak uzak köydeki kardeşinin yanına gider.Çocuğu, peşlerine düşen askerlerden kurtarmak için, kendi oğlu olduğu yalanını söyler.Aylarca bir sığınakta yaşar, nişanlı olduğu halde yaşlı bir adamla gönülsüzce evlenir.
 
İsyan bastırılıp başkente döndüğünde, nişanlısına gerçeği açıklar.İkisi evlenip, çocuğu evlat edinmek isterler.Ancak eski gücüne kavuşan prenses, saraya dönmesinin tek yolu olan çocuğunu geri almak için mahkemeye başvurur.
 
Yargıç, keskin zekası ve konuşma yeteneğiyle idamdan dönen aç gözlü eski bir hırsızdır.Şimdi de en çok kim para verirse ondan yana işleyen bir adaleti uygulamaktadır.Prenses parasıyla, Gruşa da sevgisiyle bu çocuğun gerçek annesi olduklarını kanıtlamak zorundadırlar.
 
Brecht, oyunda toprağın tapulu sahibine mi, yoksa onu en yararlı biçimde işleyen kişiye mi ait olduğunu tartışıyor.Bunu da, bir çocuğun, kendisini zor zamanlarda terk eden gerçek annesine mi, yoksa onu alıp her türlü güçlüğe göğüs gererek büyüten kadına mı ait olması gerektiğini tartışan ´tebeşir dairesi´ deneyi ile yapıyor.
 
Oyunun finalinde, çocuk ortaya tebeşirle çizilen dairenin içine bırakılıyor.Kadınlar aynı anda iki kolundan çocuğu çekmeye başlıyorlar.Kısa süre sonra prenses çocuğu kendine çekmeyi başarıyor.Yargıç Azdak, çocuğun prenseste kalması gerektiğine hükmediyor.
 
Gruşa´nın itirazı üzerine, çekişme tekrarlanıyor.Yine prenses kazanıyor.Gruşa yenilgiyi kabul etmeyip, ağlıyor.
 
Azdak;
-Madem çocuğu bu kadar çok istiyordun, niye gücünü sonuna dek kullanmadın? diye soruyor.
 
Gruşa´nın yanıtı:
-Çok sert çekip, kolunu mu kırsaydım? oluyor.
 
Bu hassas durumda Azdak´ın kararı, çocuğu, doğuran annesinden alıp, bakan annesine vermek oluyor.
 
****
Yağmuru sevdiğini söylüyorsun ama,
Yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun.
Güneşi sevdiğini söylüyorsun ama,
Güneş açınca gölgeye kaçıyorsun.
Rüzgarı sevdiğini söylüyorsun,
Rüzgar çıkınca pencereni örtüyorsun.
İşte bundan korkuyorum,
Çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun.
                            W. Shakespeare