Kariyere Psikolojik Destek

0
161

İş yaşamının nefes kesen rekabet ortamında çalışanlar çeşitli nedenlerle psikolojik destek başvurusunda bulunuyor. Çalışanların en fazla psikolojik desteğe ihtiyaç duydukları alanlar; çocuklar, evlilik, ilişki sorunları, anksiyete, depresyon, iş ve işyeri ile ilgili sorunlar olarak sıralanıyor.

ÇALIŞANLAR HANGİ KONULARDA PSİKOLOJİK DESTEK İSTİYOR?

Çalışanların en fazla psikolojik desteğe ihtiyaç duydukları alanlar; çocuklar, evlilik, ilişki sorunları, anksiyete, depresyon, iş ve işyeri ile ilgili sorunlar olarak sıralanıyor.

İş ve işyeri ile ilgili problemler incelendiğinde ise kadınların işe uyum, iş ve özel yaşam dengesinden, erkeklerin ise performans baskısından şikayetçi olduğu ortaya çıkıyor. Hedef baskısından en çok şikayetçi olanlar finans sektörü çalışanları.

60 bin çalışana psikolojik, hukuki, tıbbi, mali ve genel konularda danışmanlık ve destek veren Avita Çalışan Destek Hizmeti’nin verileri, çalışanların en çok hangi alanlarda desteğe ihtiyacı olduğunu gösteriyor.

Çalışanların başta psikolojik, hukuki, mali, tıbbi olmak üzere her türlü sorununa yardımcı olmak, onlara destek vermek amacıyla bundan 5 yıl önce kurulan Avita Çalışan Destek Hizmeti, o zaman sadece 6 kuruma hizmet veriyordu. (Bkz, Hürriyet İK, 15.07.2007). Şimdi ise 20 şirketten (grup şirketleri dahil 50 şirket) 60 bin çalışana ve onların aileleriyle birlikte 250 bin kişiye telefonda 7/24 destek veriyor. 7 doktor, 9 psikolog, 5 hukuk uzmanı, 3 mali müşavir ve genel çağrıları cevaplamak üzere 20 çalışanı bulunan Avita’ya ayda 2 bin çağrı geliyor. Bundan 5 yıl önce şirketler bu hizmeti almaya çekiniyordu, rakipte yoksa bizde neden olsun diyorlardı ama şu anda gelinen nokta bu hizmeti talep eden şirketlerin sayısı hızla artmış ve Avita’nın elinde de çalışanların en çok ne için aradıklarına dair ciddi bir data oluşmuş.

Avita’nın verilerine göre 2011’de toplam 21.774 dosya açılmış, toplam 137.612 çağrı gelmiş. Bir kişi birden fazla defa aradığı için dosya sayısı ve gelen çağrı sayısı farklılık gösteriyor.

Geçen yılın verilerine göre gelen çağrıların konulara göre dağılımı şöyle;
– yüzde 28.32 genel arama (rezervasyon, ulaşım bilgileri, önemli numalar vs.)
– yüzde 25.98 tıbbi bilgiler,
– yüzde 24.21 hukuki bilgiler,
– yüzde 16.16 psikolojik bilgiler,
– yüzde 5.33 mali bilgiler,

Bu dağılım açılan dosya sayısı üzerinden yapıldı. Psikoloji o yüzden az gibi görünüyor, çünkü bir dosya 1.4 çağrıda kapanırken, piskolojik destek de bu sayı 4’e-5’e çıkıyor. Yani açılan bir dosya 4-5 aramadan sonra kapanıyor. Yoksa bakılan ve yönetilen tüm çağrıların yüzde 50’sini psikolojik destek çağrıları oluşturuyor.

En çok çocuklar için arıyorlar

Psikolojik danışmanlık için gelen aramaların dağılımı ise şöyle;
– yüzde 12.06’sı çocuklarla ilgili
– yüzde 7.76’sı evlilik
– yüzde 6.86’sı ilişki sorunları
– yüzde 6.78’i anksiyete bozukluğu
– yüzde 6.35’i depresif belirtiler
– yüzde 5.97’si okulla ilişkili sorunlar (kreş/yuva)
– yüzde 4.09’u iş ve işyeri ile ilgili sorunlar
– yüzde 3.41’i ergenlik dönemi sorunları
– yüzde 3.11’i gelişim problemleri
– yüzde 2.86’sı boşanma süreci

Psikoloji departmanına gelen aramalar, kadın-erkek diye ayrıldığında erkekler daha çok çocuklar, okul ve ergenlik dönemine ilişkin konular için danışmanlık alırken, kadınlar daha çok evlilik, çocuklarla ilişkili konular, anksiyete bozukluğu, iş ve işyeri ile ilgili konularda danışmanlık alıyor.
Çocuğun okula gitmek istememesi, boşanma sürecinin çocuğa nasıl yansıyacağı en sık gelen sorulardan.

Erkekler iş kaybetme korkusuyla arıyor

İş hayatıyla bağlantılı olarak gelen çağrılar genellikle hedef baskısı, iletişim sorunları ve iş-kariyer dengesi üzerine oluyor.

İşle alakalı gelen aramalarda kadınların daha çok uyum sorunlarından, erkeklerin ise performans kaygısından yakındıklarını söyleyen endüstri psikoloğu Gözde Özbek, “Yani iş kaybetme korkusuyla erkekler daha çok arıyor. Erkekler kendisi için bir konuda arıyorsa gerçekten ihtiyaç duyduğu ve çözemeyeceği konularda arıyor. Kadınlar ne yapabilirim, nasıl uyabilirim diye arıyor. Bir erkek, işe uyum sorunum var diye aramazken kadınlar çok rahat arayabilir. Kadınlar bir de iş ve özel yaşam dengesi için arıyorlar” diyor.

Avita Psikolojik Destek Birimi Danışmanı Prof. Dr. Hakan Yöney, mevsimsel depresyon nedeniyle de çalışanlar tarafından çok arama yapıldığını söylüyor: “Özellikle ekim ayında mevsimsel depresyonla ilgili çok arama geliyor. İşe gitmek istememe, işten erken kaçma gibi problemlerle karşılaşıyoruz.”

Bir diğer arama nedeni de yöneticiden şikayet etmek için arayanlar, fakat eğer sorun insan kaynakları ile ilgiliyse kurum içindeki sorunlar insan kaynaklarına iletiliyor. Yöney, bazen de yöneticilerin çalışanları Avita’ya yönlendirdiklerini söylüyor: “Çalışan, müdürüne açılmış oluyor, müdürü de Avita var orayı ara diyor.”

Mutsuz çalışanlar bizi arasın
Avita, yöneticilere mutsuz çalışanlarını kendilerine yönlendirmelerini tavsiye ediyor. Avita Çalışan Destek Hizmeti Genel Müdürü Dr. Selçuk Tiftik, yöneticilere şunu tavsiye ediyor: “Siz psikolog değilsiniz çalışanı anlamaya çalışmayın, performansında bir farklılık varsa, farklı davranışlar sergiliyorsa o zaman bizi arasın.”

Psikoloji departmanına gelen çağrılar bir kayıt altına alınıyor, klinik psikologdan endüstri psikoloğuna yönlendiriliyor ve tüm aramaların istatistikleri, dağılımları kurumlara gidiyor. Genel olarak kurumda çalışanların nabzını tutması açısından çok değerli bilgiler içeren bu verilerle kuruma da öneriler verilebiliyorlar.

Çok önemsiz gibi görünen bir konunun aslında çalışanın performansına etkisinin çok büyük olduğunun altını çizen Gözde Özbek, “Çocuklarla ilgili sorunlar geliyor, çok önemli değil gibi görünüyor, yönetici için önemli değil ama çalışan için çok önemli, bu da onun iş hayatını ve günün sonunda performansını etkiliyor. Çocuğun kreş sorunu yönetici için önemli olmayabilir ama bu çalışanı, dolayısıyla performansı etkiliyor. Doğrudan değil, dolaylı etkiliyor” diyor.

Prof. Dr. Hakan Yöney; “Çalışanıma nasıl destek olabilirim sorusunu artık herkes soruyor. Bu soruya yanıt ararken, eğer çalışanlarının çocuklarıyla ilgili bir sorunları varsa, o zaman onunla ilgili bir şey yapmalılar, mesela esnek çalışma saatlerini hayata geçirebilirler. Gelen çağrıları analiz ederek, uyguladıkları politakaların çalışanlar üzerinde nasıl etki yarattığına ilişkin geri bilidim alabilirler” diyor.

Boşanma bir numaralı konu

Hukuki konularda ise kadınlar daha çok; boşanma (yüzde 41), iş hukuku (yüzde 36) ve tüketici hakları konusundan bilgi alırken, erkekler daha çok iş hukuku (yüzde 42), tüketici hakları (yüzde 30) ve boşanma (yüzde 27) konularında danışmanlık alıyorlar.

Boşanırsam çocuk kimde kalır? Mal paylaşımı nasıl yapılır? Babamdan miras tarla kaldı ne yapmalıyım? Tazminatım ne kadar? İznimi kaça bölebilirim? Ücretsiz izin kullanabilir miyim? Şirket birleşiyor peki şimdi bana ne olacak? Kiracı kirayı ödemiyor? gibi sorular geliyor.
Ayrıca yeni bir yasa, yönetmelik veya karar açıklandığında gelen aramaların ciddi bir kısmı o konuyla alakalı oluyor. Mesela Torba Yasa’nın konuşulduğu dönemde gelen aramaların ciddi bir kısmını bu oluşturmuş. Avukat Melike Tiftik, “Senelik banka aidatı ya da telekom sabit ücretleri gibi tüketici haklarına yönelik sorular da geliyor. Bunlar küçücük konular gibi görünse de insanı huzursuz ediyor” diyor.

Sağlıkta en çok çocuklar için arıyorlar
Tıbbi danışmanlıkta en çok çocuk hastalıkları ile ilgili konularda çağrı geliyor. Bunun haricinde pil yuttum şimdi ne yapacağım, dizim ağrıyor hangi doktora gitmem gerek gibi sorular da geliyor. Çocuk doktoru Dr. Serdar Fırat; telefonda yapılan tıbbi danışmanlığın kesinlikle teşhis, tedavi amaçlı olmadığının, tamamen genel bir bilgi vermeye yönelik olduğunun altını çiziyor. Fırat, “Farz edelim gecenin bir vakti çocuğu düşmüş ya da ilaç yutmuş bir kişi ne yapayım, nelere dikkat edeyim diye arıyor. Mevcut doktoruna ulaşamıyor ve bu onun için gerçekten bulunmaz bir fırsat. Her yer İstanbul gibi değil, sağlık hizmetlerine ulaşma imkanı kolay değil. Anadolu’nun ücra bir köşesinde bir bilgiye ulaşma şansı o kadar da kolay olmuyor. Arayanlar ‘gerçekten durum acil midir, bu bir problem teşkil eder mi etmez mi’ siz aklıma geldiniz diyor. Öyle bir hastamız da oldu, sürekli ateş problemi ile arayan bir hastamızı düzgün bir şekilde yönlendirdik ve çocuğunun menenjit olduğu ortaya çıktı” diyor.

Selçuk Tiftik, “Sağlık sisteminde özel hekimlik yavaş yavaş kayboluyor, herkes hastanelere yönlendiriliyor. Eskiden özel hekimlerini istedikleri zaman arayıp sorarlardı, şimdi doktorun telefonunu alıp, arasanız da doktor sizi hatırlamayabiliyor. Şimdi 24 saat arayabildikleri kadın doktoru, çocuk doktoru, genel cerrahi, kulak-burun-boğaz doktoru var. Arayıp istedikleri zaman doktorla görüşme imkanı oluyor.”

Ayda 2 bin çağrıya cevap veriyorlar

Avita Çalışan Destek Hizmeti, çalışanların psikolojik, hukuki, tıbbi ve her türlü genel sorununa telefonla 7/24 cevap veriyor. Bir çağrı merkezi gibi çalışan Avita’da 7 doktor, 9 psikolog, 5 hukuk uzmanı, 3 mali müşavir ve genel çağrılar için 20 çalışan ayda 2 bin çağrıya cevap veriyor. Bugün 20 şirkette, grup şirketleri dahil 50 şirkette, 60 bin çalışan bu hizmetten yararlanabiliyor. Arayan kişiler hiç bir şekilde isimlerini belirtmek zorunda olmadan her türlü sorunlarını paylaşıyorlar.

Finans sektörü hedef baskısından psikologlara yöneliyor

Avita, grup şirketleri dahil 50 kadar şirkete hizmet veriyor. Bu şirketler arasında finans ciddi yer kaplıyor, çünkü 3 büyük banka ve iştiraklerine hizmet veren Avita’nın finans sektöründen 40 bin üyesi var. O nedenle sektörel veriler finans ve diğerleri diye ayrılıyor. Finans çalışanları ağırlıklı olarak tıp, hukuki ve psikolojiden daha yüksek oranda yararlanırken, diğerleri daha çok genel bilgiyi kullanıyor.

Avita’nın uzman psikologları finans sektörünün yoğun olarak psikolojik destek talep etmesini stresli iş ortamına, yoğun rekabete, hedef baskısına ve performans kaygılarına bağlıyor.

Burcu Özçelik