Kendine Yetebilmek…..

0
194

Kendini tanımakla yola başlayabiliriz. nelerdir eksiklerimiz? nelerdir zaaflarımız,nelerdir içimizde çatışma yaratan şeyler. önce bu özelliklerimizi bilmeliyiz.. sorun tespit edildi mi çözüm oranı %51 olmuştur.
Aşırılıklarımızı, ihtiyaçlarımızı, doyum noktamızı, tatmin noktamızı, yanlış ödünlemeleri bilmeliyiz. Hayatımızda yapılan hataların ortak noktasını bilmeliyiz.Hatalarımızdaki ortak noktalar bizim o konudaki eksikliğimizin göstergesidir.
insanların onayını almak için değil mantıklı ve gerekli olduğu için bir şeyler yapmaktır.alışveriş, giyim yeme-içme vb. tüm davranışlarda olduğu gibi. Kendimize yetebilmemiz için öncelikle özgüvenimizin yeteri düzeyde olması gerekir.
Zaten yetebilmek kavramı yeterli olduğunu düşünmek ile ilintilidir. Kendine yetebilmek ,özgüvenin olması ile ayın zamanda bireyin kendini tanımasıdır.
Şimdi kendine yetebilmek için baştan alırsak:
Kendimize yetebilmek için ,kendimizi tanımalıyız.
özgüven konusunda kendimize güvenip, özgüveni telkinlemeliyiz.
Kendimizi tanıma çalışmalarında eksiklerimizi fark etmeliyiz. İnanın her öz hesaplaşmamızda yeni bir yönümüzü, yeni bir eksiğimizi fark edebiliriz.
Kendine yetebilmek, eksiklerini, zaaflarını,ayin halini almış hataları fark edip, onları tamir etmek ile olur.(şuan bu maddeyi tekrar okuyun. Evet evet tekrar.Sonra bu maddeden kendiniz için bir şeyler çıkarıp yazmaya başlayın)
Kendine yetebilen insan kendisiyle yüzleşendir. Toplumsal onay için değil, toplumsal beğeniler için değil kendisi için yapabilmeli eylemleri, almalı kararları. ( toplum için mi yaşıyorsunuz?)
Neleri değiştirebilirsiniz hayatınızda ? ( Aklınıza neler geldi. Aklınıza gelenler, mutsuz olduğunuz &eksiklik hissettiğiniz noktalardır))
Eksiklerimizi hataları bulabildik mi ?Şimdi eğer bu yazıyı ciddiye alıp okumadıysanız,baştan başlayın. Kağıdınız-kaleminiz hazır mı?
Listenizde, eksik yönlerinizi,bugüne kadar ki hatalarınızın ortak noktalarınızı yazdınız.Şimdi bu problemler için çözümlerini karşısına yazınız.( İllaki çözüm yok derseniz size bir danışman lazım J )
Artık sonuca yaklaşıyoruz. Kendine yetebilmek, kendini tanımak,sorunu tespit etmek ve çözümü geliştirmekle başlar.

Genelde kendimize yetebilmeyi başkası ile iletişim kurmamak veya yalnız yaşamak olarak algılarız. Aslında gerçek, insani özellikler çerçevesinde bunu becerebilmektir.Yani insani özelliğimiz toplumla yaşayarak bunu sağlayabilmektir.. Toplumla iç içe olarak kendimize yetebilmeliyiz. Aksi taktirde yalnızlığa sığınmak; problemden kaçmak ve yetersizlik duygusunun göstergesidir.
İnsani ilişkilerde:
bağımlı olmadan, ama sadık kalarak,
pes etmeden ,ama kararlı olarak,
Kimseye Mecbur olmadan ama insanları kaybetmeyerek,
Yalnız kalmayarak ama anlamsız kalabalıkta boğulmayarak,
Anlık zevkler peşinde değil, genel huzuru yakalayarak
Kendini tanıyarak, ama ne istediğini bilerek ……Bir yaşam sürmeliyiz.
Unutulmamalıdır ki, hayat her acıyı kaldıracak gücü verir insana.En büyük acıları bile insan kaldırabilmektedir.Yine unutulmamalıdır ki; hayatta hiç kimse vazgeçilmez değildir. Vazgeçemeyeceğimiz tek şey, hayata olan bakışımızdır.Olumlu , gerçeği olduğu gibi gören,kaderci olmayan,mutluluğu şansa bırakmayan,kendini topluma adamak yerine toplumsal bir varlık olan bir bakış açısı ile hayattaki tüm acı ve zorlukları aşabiliyoruz. Yeter ki düşüncemizi geliştirelim. Düşünce olmadan duygu olmaz, duygu olmadan anlam olmaz. O halde doğru düşünen doğru davranır-doğru hisseder.
Toplumumuzda son zamanlarda “ kendine yetebilmek “ kavramı üzerine birçok çalışmalar yapılmakta hatta sektörler oluşmaktadır. Psikolojik eğitimler, kişisel gelişim eğitimleri, kendini geliştirme vs. gibi. Bu gibi tüm çalışmalar, doğru karar verebilme, toplumsal uyumu sürdürebilme,mutlu olabilme gibi amaçlara ulaşmak içindir.
Sonuçta kendine yetebilmenin en temel noktası ve düşüncemizdir. Düşüncelerimizi düzenlersek, hayatımızı da düzenleriz. Yaşımız kaç olursa olsun her yaşta “yaşam düzenlemesi “ yapabiliriz. Hiç bir şey için geç değil.
Her an kendimize kattığımız yeni bir şey, yaşamımızın hem şu anına hem de ileriki dönemlerine birer yatırımdır.

Saygılarımla.
Serhat YABANCI