Kolaysa sadece bir ekmek alıp çık!

0
147

Süpermarkete iki, üç ihtiyacını gidermek için gidip eli kolu torba dolu çıkanlardan mısınız? Hepi topu 50 liralık bir alışveriş yapmaya niyetlenip eve döndüğünüzde 200 liralık fişe bakıp şaşıyor musunuz? Sebep ‘alışveriş delisi’ olmanız değil, pazarlama uzmanlarının daha fazla ‘almanızı’ sağlayan ‘cin fikirleri’. Farkında olmadan düştüğümüz tuzaklara yakından baktık. İşte süpermarketlerin yarattığı ilüzyonun sırları…

1. Ekmek neden en sonda? Ekmek, süt gibi temel ihtiyaçlar en uzak köşeye yerleştirilir ki müşteri o yolda bütün marketi dolaşmış olsun, belki aklına başka bir ürün almak gelir…

2. Bu yoğurt 9.9999 TL Marketlerde en çok gördüğümüz şey para üstünü alamayacağımız fiyatlardır. Aslında 10 TL olan bir ürünün etiketinde 9.99 TL yazar. Amaç, kişinin ürünü tek basamaklı bir rakam olarak düşünüp, daha ucuz görmesini sağlamak.

3. Ucuz ve karışık sepetler Market ortalarında ‘Ne alırsan 5 TL’ afişlerinin altında belli bir sınıflandırma yapılmamış ürünler bir sepette sunulur. Amaç; marketteki kişi o karışık ürünler içerisinde istediğini ararken diğer müşterilerin de dikkatini çekmektir. “Burada uygun fiyata bir şeyler var, bir bakayım” hissini uyandırmak.

4. Sağ tarafın önemi Dünyanın çoğunluğu sağ elini kullanan insanlardan oluştuğu için insanlar marketi gezmeye sağ taraftan başlıyor. Marketler de bir koridorda aynı ürünün pahalı olanını sağ tarafa koyarken ucuz olanı sola koyarak müşterilerini pahalı ürünü satın almaya yöneltiyor.

5. En büyük araba benim olmalı! Büyük alışveriş arabaları ile “Daha çok alışveriş yapabilirsiniz” hissi ile mesaj gönderiliyor.

6. Karolar büyük mü küçük mü? Pahalı bölümlerde küçük yer karoları, ucuz yerlerde büyük yer karoları kullanılıyor. Araştırmalar küçük yer karolarının karar vermeyi hızlandırdığını, büyük yer karolarının yavaşlattığını ortaya koymuş.

7. Odalarda camsızım… Süpermarketlerde cam kullanılmadığını fark etmiş miydiniz? Bunun sebebi müşterinin dış dünya ile iletişiminin kopmasını sağlamak.

8. Anne bana çikolata al! Çikolata, sakız, sigara, dondurma gibi ürünler kasaların yanına konulur. Bunun iki sebebi var: Birincisi kişide bir işi başarıyla bitirdiği ve ödülü hak ettiği hissini yaratmak. Diğeri çocuklu müşterilerin çocuklarının tutturmasına dayanamayıp onun sabırla beklemesini sağlayabilmek için çikolata, dondurma almak zorunda kalmaları.

9. Lüks döşeme=pahalı tüketim Araştırmalar parlak ışıklar ve lüks döşemeleri olan marketlerin daha pahalı ürünleri daha rahat satabildiklerini ortaya koymuş.

10. En stratejik bölge: Koridorlar Erkekler genelde sadece almak istedikleri ürünlere yöneliyor ve aynı şekilde geri dönüyorlar. Buna ‘Bumerang etkisi’ deniyor. Bu yüzden erkeklerin kullanacağı ürünler koridorun tam ortasına konuyor ki erkekler maksimum ürün gösterilebilsin.

Hızlı müzik daha çok alışveriş demek 

Küresel tüketici analisti ve ‘Alışveriş Sanatı’ kitabının yazarı Scamell Katz: Süt, ekmek gibi en temel ihtiyaçlar en sona yerleştirilir ki kişi bu ürünleri almak için markete gittiğinde diğer ürünleri de görsün ve alsın diye düşünülür. Fakat araştırmalar, kişinin tek bir hedefe kilitlenmesi durumunda diğer şeyleri pek görmediğini ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, bu temel ürünler girişe yerleştirildiğinde insanların o sırada hızlıca alışverişlerini bitirip o markete haftalık alışveriş için gelme oranları yükseliyor. Süpermarketlerin girişinde tek kişilik özel sandviçler, gazete stantları, çiçeklerin konulması kişide küçük, yerel bir marketten alışveriş yaptığı izlenimi yaratıyor. Bu da markete talebi artırıyor. Ünlü markalar süpermarketlere ürünlerinin en görünür yerlere konması için ekstra ücret ödüyor. Normal raflardaki ‘alma seviyesi’ göz hizasından hesaplanarak 1.6 metre olarak belirlenmiştir. Fakat insanlar genelde göz seviyesinin biraz daha altına daha çok bakar ve bu nedenle buradaki ürünlere daha çok yönelirler.
Pazarlama uzmanı Yard. Doç. Dr Jansanem Jular: Müzik ve koku pazarlama tekniklerinde çok önemli bir yer tutuyor. Tüketiciler süpermarkette yayınlanan müziğin ritmine göre daha yavaş veya hızlı hareket edebiliyor. Hızlı müzik içerideki tüketicilerin daha hızlı hareket etmelerine sebep olup, daha çok alışveriş yapılması sağlanırken daha yavaş ritimlerde müşterilerin de daha yavaş hareket ettikleri gözlenmiş. Ayrıca marketlerde tüketicinin iştahını açarak daha fazla alışveriş etmesini sağlamak üzere çeşitli kokular kullanılmakta. Bunlar genellikle tüketicilerin pastane ve unlu mamuller departmanından geldiğini düşündüğü ama çoğu zaman da süpermarket yönetimi tarafından müşterilerin kendilerini aç hissedip daha çok alışveriş yapmalarını sağlamak amacıyla yerleştirilen özel kokulardır.

Pazarlama Uzmanı Doç. Dr. Serap Atakan: Süpermarketlerin kendi markalı ürünlerinin satışlarına önem verdiklerini biliyoruz. Müşteriler üretici markalı ürünler yerine güvendikleri perakendecinin kendi mağazaları için ürettirdiği ürünleri daha ucuza alma imkânına sahip olur. Yeni dönemde gıda perakendecileri organik ürünleri pazarlamaya başladı. Ya bu ürünlere ayrı reyonlar ayırıyorlar (Migros İyi Tarım) ya da özellikle organik ürünler satan mağazalar (City Farm, Tarladan Eve) açıyorlar. İndirimler, satış tutundurma faaliyetleri de satışı arttırmaya yönelik uyguladıkları pazarlama taktikleri. Gıda perakendecileri (süpermarketler) artan derecede mağaza kartları kullanımıyla da müşteri sadakatını arttırmayı ve mağazanın tekrar tekrar tercih edilmesini sağlamaya çalışıyorlar.
Aman müşteriler sinirlenmesin!

Bazı ülkelerin süpermarketler anti-stwatik madde kullanılarak müşterilerin elektrik yüklenip sinirlenmeleri engelleniyor.

Amerika ve Avrupa’daki süpermarketlerde çocuklar için oyun salonları var. Çocuklar için bir oyun alanı oluşturularak anne-babanın rahat alışveriş yapması sağlanıyor. Bu uygulama son dönemlerde Türkiye’de de büyük süpermarketlerde uygulanmaya başlandı.

Avrupa’da bazı marketlerde bebek-çocuk ürünlerinin satıldığı bölümlerin havalandırmasının önüne açık bir şekilde bebek kolonyası ya da bebek pudrası konuluyor böylece müşterilerin rahatlatıcı bebek kokusu eşliğinde alışveriş yapması sağlanıyor.

Kaynak: Radikal Gazetesi – Haber: Ece Çelik