Kullandığımız sözcükleri özenle seçiyor muyuz?

0
235

Sözün ne kadar önemli olduğunu, Tanrı´dan gelen bir güç olduğunu bilmek için, “Önce söz (kelam) vardı” ayetini hatırlamamız yeterli olacaktır. “Tanrı sözdür, Söz Tanrıdır” .  Sözlerimiz bize Tanrının armağanıdır. Yaratıcı gücümüzü sözle ifade ederiz. Her şeyi söz aracılıyla gerçek kılarız. Hangi Dili konuşursak konuşalım, düşüncelerimizi, niyetimizi sözlerle ifade ederiz. Söz sadece bir ses ve yazı sembolü değildir. Sözle kendimizi ifade eder ve iletişim kurarız. Sözle düşünür ve düşünmekte kullandığımız sözlerle yaşamımızdaki olayları yaratırız.

Söz bir büyü aracıdır. Ama, iki yanı keskin bir kılıca benzer. Güzel bir rüyayı da yaratabilir, etrafımızdaki her şeyi de yok edebilir. Kötüye kullanımı Kara Büyüdür, Cehennemi yaratır. İyiye kullanımı Ak Büyüdür, güzellik, sevgi ve Cenneti yaratır. Yıllarca önce Almanya´da bir adam, sözün gücünü kullanarak, Halkın korkularını harekete geçirdi ve ülkeyi Dünya savaşına soktu.  Çok sayıda insanı, korkunç boyutlarda şiddet uygulamaya ikna etti.

İnsan zihni, sürekli olarak tohumlar ekilen bir toprak gibidir. Tohumlar, düşünceler, fikirler ve kavramlardır. Söz tohum gibidir. Onu çok verimli olan insan zihnine ekerseniz, kolayca büyüyecektir. Dikkat edilecek konu, sözlerimizin niteliği yani oraya ne cins bir tohum ektiğimizdir.

Her insan bir büyücüdür. Sözlerimizle bir insana büyü de yapabiliriz, onu büyüden de kurtarabiliriz. Örneğin, bazen bir arkadaşımıza rastlar ve aklımıza gelen ilk düşünceyi ona söyleriz. Ona, “Yüzünde ki renk, Kanser olacak insanların yüzündeki renk gibi” dersek ve  Arkadaşımız sözümüze inanırsa, sözümüzle anlaşma yapmış olur. Ve bir seneden daha az bir sürede de Kansere yakalanıp ölebilir. Bu sözün gücüdür.

Ehlileştirme sürecinde ebeveynlerimiz, kardeşlerimiz ve yakınımızdaki insanlar, bizimle ilgili düşüncelerini, düşüncesizce söylediler. Biz bu düşüncelere inandık ve ilgili korkularla yaşadık. Bize yüzmede, sporda, müzikte ve yazmada iyi olmadığımız söylendiğinde, bunlara hep inandık ve bugünlere böylece geldik. Bir söz zihnimize bir tohum olarak girebilir ve tüm inanç sistemimizi iyiye ya da kötüye doğru geliştirebilir.

Sözlerimizin günahsız olması çok önemlidir. İlk anlaşmayı sözlerimizle yapmalıyız. Kendi doğamızın/varlığımızın aleyhine hissettiğimiz, inandığımız, yaptığımız her şey günahtır. Herhangi bir şey için kendimizi suçladığımız, yargıladığımız zaman, kendimize karşı günah işlemiş oluruz.

Günahsız olmak bunun tam zıttıdır. Sözlerimizde günahsız olmak, sözleri kendimize karşı kullanmamaktır. Birisi size “Aptal” derse, görünüşte bu sözü size  karşı kullanılmıştır. Oysa, gerçekte bu sözü kendine karşı kullanmıştır. Çünkü, size “aptal” dendiğinde ondan nefret edersiniz. Sizin ondan nefret etmeniz, şüphesiz  onun için iyi olamaz. Bu sebeple birisi size kızgınlık duyup, zehrini sözleriyle akıttığında, kullandığı kötü sözü kendine karşı kullanmış olur.  Bir davranış (dışsal/içsel) bir söz, benzerini  yaratır. Hakaret edene hakaret edilir, seven sevilir, bencillik edene bencillik edilir. Sözlerinizi birinin üzerinde büyü yapmak için kullanırsanız, sizde onun büyüsünü üzerinizde hissedersiniz.

Sözleri özenli bir seçicilikte kullanmak, “Günahsız” sözler kullanmak, enerjinin doğru kullanımıdır. Bu enerjinizi sevgi oluşturacak şekilde kullanmak demektir. Kendinizle “sözünüzde günahsız olabilmek” için bir anlaşma yapmaya niyetlenmeniz bile, içinizde birikmiş olan duygusal zehirden kurtulmanıza yetecektir. Faka bu anlaşmayı yapmak zordur. Çünkü biz tam zıttı bir şekilde davranmayı öğrendik. Genellikle sözü, bireysel zehrimizi akıtmak için kullanıyoruz.-kızgınlığımızı, kıskançlığımızı, çekememezliğimizi ve nefretimizi ifade etmek için.

İnsan sürekli kendisiyle konuşan bir varlıktır. Çoğu kez kendimizle şöyle konuşuruz;

“Oh şişman görünüyorum..Çirkinim.Aptalım…Yaşlanıyorum.Saçlarım dökülüyor..Asla yeterince iyi olmayacağım..Başarısızım..vb”  İşte bunlar sözü kendimize karşı kullanmak, günah işlemek, kendimize kara büyü yapmaktır.

İşte bu nedenle kendimizle yapacağımız birinci anlaşma, sözlerimizde günahsız olmaktır.

Sözlerimizi özenle seçmeli ve sevgimizi paylaşacak şekilde kullanmalıyız. Amacımız ne olursa olsun, onu ifade ederken kullandığımız sözlerin bir büyü aracı olduğunu, gücü olduğunu hiç akıldan çıkartmamalıyız.  Söz aracını kullanırken, araçların amaç kadar önemli, bizim ve muhataplarımız üzerinde etkileyici, dönüştürücü bir işleve sahip olduğunu unutmamalıyız.

Don Miguel Ruiz´in Ötesi yayınlarından çıkmış “Dört Anlaşma” isimli kitabından özetlenmiştir.
atomoxetine online
buy allegra with no rx