Kurabiye Hırsızı

0
116

Bir gece kadının biri havaalanında bekliyordu, daha epeyce zaman vardı uçağın kalkmasına. Havaalanındaki dükkandan bir kitap ve bir paket kurabiye alıp, oturacak bir yer buldu kendisine. Kendisini kitabına öyle kaptırmıştı ki, yine de yanında oturan adamın olabildiğince cüretkar bir şekilde aralarında duran paketten birer birer kurabiye aldığını gördü, ne kadar görmezden gelse de. Bir taraftan kitabını okuyup, bir taraftan kurabiyesini yerken, gözü saatteydi, “kurabiye hırsızı” yavaş yavaş tüketirken kurabiyelerini. Kulağı saatin tiktaklarındaydı ama yine de engelleyemiyordu tiktaklar sinirlenmesini. Düşünüyordu kendi kendine, “Kibar bir insan olmasaydım, morartırdım şu adamın gözlerini!” Her kurabiyeye uzandığında, adam da uzatıyordu elini. Sonunda pakette tek bir kurabiye kalınca “Bakalım şimdi ne yapacak?” dedi kendi kendine. Adam, yüzünde asabi bir gülümsemeyle uzandı son kurabiyeye ve kurabiyeyi ikiye böldü. Kurabiyenin yarısını ağzına atarken, diğer yarısınıda kadına verdi. Kadın kapar gibi aldı kurabiyeyi adamın elinden ve “Aman Tanrım, ne cüretkar ve ne kaba bir adam, üstelik bir teşekkür bile etmiyor!” Hayatında bu kadar sinirlendiğini anımsamıyordu, uçağının kalkacağı anons edilince bir iç çekti rahatlamayla.

Topladı eşyalarını ve yürüdü çıkış kapısına, dönüp bakmadı bile “kurabiye hırsızı” na. Uçağa bindi ve oturdu rahat koltuğuna, sonra uzandı, bitmek üzere olan kitabına. Çantasına elini uzatınca, gözleri açıldı şaşkınlıkla. Gözlerinin önünde bir paket kurabiye duruyordu! Çaresizlik içinde inledi, “Bunlar benim kurabiyelerimse eğer; ötekiler de onundu ve benimle her bir kurabiyesini! paylaştı.” Özür dilemek için çok geç kaldığını anladı üzüntüyle, kaba ve cüretkar olan,”kurabiye hırsızı” kendisiydi işte.–