Öğrencilerimizin her birine tablet dağıtımı başladığında çoğu kişi bunun fayda yerine zarar vereceğini söyledi. Acaba tabletle eğitim zararlı mı faydalı mı? Yada yönetilebilirse faydalı olabilir mi? İşte bu konuda yapılmış harika bir konuşma..

Amerika’da her yıl düzenlenen, benim Dünya Öğrenme Zirvesi olarak tanımladığım ATD (Association for Talent Development) Konferansı bu yıl Orlando’da yapıldı. Konferansla ilgili daha sonra yazacağım, ama toplantının baş konuşmacısı Sugata Mitra’nın konuşması o kadar çarpıcıydı ki, açık zihinler için bu yazıda o konuşmayı özetlemek istiyorum.

Geçtiğimiz yıl En İyi TED Konuşması Ödülü’nü alan Profesör Sugata Mitra, konuşmasına at arabalarındaki değişimden söz ederek başladı. Eskiden at arabalarını süren bir sürücü, bir de yolcular olurdu. At arabasının yönetim modeli her yerde geçerliydi. İşyerinde müdür ve çalışanlar vardı. Orduda komutan ve askerler vardı.

Sınıfta öğretmen ve öğrenciler vardı. Otomobil teknolojisinin icadıyla at arabasının sürücüsü ortadan kalktı ve yolcular arabayı sürmeyi başladı. Ancak otomobil teknolojisindeki bu değişimi, ordu, işyeri ve okullar izleyemedi. Çok yeni son 20 yıl içinde bu konuda arayışlar başladı. Profesör Sugata Mitra, sıra dışı bir öğrenme deneyi yaptı. Hindistan’ın en fakir bölgelerindeki semtlerde bazı duvarların içine sabit, internet bağlantısı olan bilgisayarlar yerleştirdi ve hayatlarında bilgisayar görmemiş çocuklar bu bilgisayarlar sayesinde bilgisayar kullanmayı öğrendi. Bununla kalmadı, çocuklar bu bilgisayarlar ile çok iyi düzeyde hiçbir yetişkin ve öğretmen yardımı olmadan İngilizce de öğrendiler. Bilgisayarların yerleştirildiği 22 mahallede bu sonuç ortaya çıkınca, ortaya çıkan öğrenmenin tesadüf olmadığı anlaşıldı. Bilgisayarların, tabletlerin, akıllı telefonların dünyasında çocuklar kendi kendilerine öğrenebiliyordu. Bu yazdıklarımı deli saçması olarak gören okurlar Sugata Mitra’nın TED konuşmasını izlemeliler.

Eğitim konusundaki tüm varsayımları sorgulayan Sugata Mitra iki veya daha çok basamaklı sayıların çarpımının öğretilmesini de lüzumsuz olarak görüyor. Bütün bunları bir hesap makinesi yapabilirken çocukları bunları öğretmek için uğraşmak lüzumsuz. Sugata Mitra’ya göre aynı şekilde herkesin klavyeleri kullandığı bir ortamda yazı yazmayı öğretmek için aylarca çaba harcamak da gereksiz. Önemli olan okumak ve hızlı klavye kullanabilmek. Eğitim sisteminde yaptığımız her şeyi tek tek sorgulamalıyız.

Sugata Mitra eğitim konusundaki değişimin karşısındaki en büyük engeli, sınav ve değerlendirme sistemi olarak görüyor. Sınavlarda hesap makinesi ve interneti kullanmak yasak. Bu durumu, kolunda saati olmayan bir öğrenciye, tam olarak saatin kaç olduğunun sorulması olarak tanımlıyor. Gerçek yaşamda problemleri çözmek için ihtiyaç duyulan bilginin erişiminde internet yanı başımızdayken, çocukları ezber bilgileri depolamaya zorlamak mantıksız. Sınav sistemlerimiz çocukların yeteneklerini değil, bilgi depolama düzeylerini ölçüyor. Sugata Mitra’ya göre ölçme ve değerlendirme sistemini değiştirmeden eğitimde performansı iyileştirmek imkansız gibi görünüyor.

Teknolojideki ve işleri yapma yöntemlerindeki değişim ve ilerleme, bizim zihinlerimizdeki değişimin önünde gidiyor. Onun için açık zihin ve kafalarla, eğitimin ve öğrenmenin temel varsayımlarını radikal değişiklikler yapmaya açık bir şekilde sorgulamalıyız.