Ne istedigini biliyormusun?

0
167

Yoksa bildiğin, neler istemediğin mi?

Yaşlanmak istemiyorum, yorulmak istemiyorum,
Masa başında çalışmak istemiyorum. Trafikte sürünmek istemiyorum.

Bildiklerim de var. Çok para kazanmak istiyorum. Büyük bir şirkette çalışmak istiyorum.

Beğenilmek istiyorum, yükselmek istiyorum.

Merak ettiğim ülkeleri gezmek, yeni insanlar tanımak istiyorum.

Ben aslında ne istediğimi bilmiyorum.

Neleri sevdiğimi, neleri “en” çok sevdiğimi bilmiyorum. Neden mutsuzum bilmiyorum. Neden memnun değilim kendimden ve hayatımdan, bilmiyorum.

Şimdi ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.

Karnım acıktı, ne yemeliyim bilmiyorum.

Ben kimim bilmiyorum.

En son ne zaman bir seçim yaptın kendin için? Nereye gidelim? Fark etmez!

Hangi filmi seyredelim? Fark etmez!

Kaçta buluşalım? Benim için fark etmez!

Çay mı, kahve mi? Bilmem ki? Sen seç!

Teşekkür ederim. Değmez.

Ne bu? Neden fark etmiyor? Kimin yaşamı bu?

Nereye gidelim? Bugün hava çok güzel, açık havada oturacağımız bir yerlere gidelim!

Hangi filmi seyredelim? Atıf Yılmaz’ın son filmini tercih ederim.

Kaçta buluşalım? Benim için saat 11 uygun, saat 16’da evde olmalıyım. Ne dersin?

Çay mı, kahve mi? Hmm, demli bir çay, bir parça limon ile.

Teşekkür ederim. Rica ederim, benim için bir keyifti.

Peki ya bu?

Aradaki 7 farkı bulun, hayatınızı değiştirecek ödülü kazanın.

Değerli bir an

Yaşadığınız her saatin bir dakikasını kendinize ayırın, kendinizi dinleyin, takdir edin ve sevin. Duygularınızı harekete geçirin, sizi etkileyen her şeyi keşfedin ve peşine düşün. Eylemi başlatacak şey yaşadığınız duygunun ta kendisi, sahip çıkın. Bugün nerdesiniz ve ne yapıyorsunuz? Hangi duygularınız ve seçimleriniz bunu sağladı. İsteklerinizi gerçekleştirmek için, bu istekleri ortaya çıkaran duygularınızı keşfedin, akıl + duygu işbirliği ile seçimlerinizi yapın.

Değerli bir söz

“Daha çok hayat enerjisi üretmenin en kolay yolu daha çok sevmektir. Sınırsız, karşılıksız sevmektir. Sevgi, oktanı en yüksek, fiyatı en ucuz yakıttır. Bagajınıza daha çok sevgi yükleyin.”

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu

Kaynak: Yenibiriş