Neden bu kadar küskünüm?

0
142

Küskünlük kendimize yeterince verici olmayınca ortaya çıkar ve başkalarına kendimizden çok şey verdiğimiz ve kendimizi anlamsız, yalnız, taciz edilmiş, kullanılmış, vs… hissettiğimiz anlamına gelir. Küskünlük gerçek bir duygu olarak tanımlanmamaktadır. Küskünlük büyük bir olasılıkla “bilgisayar beynimiz” tarafından rasyonalize edilerek akılcılığa dökülen kızgınlık veya mutsuzluk duygusudur. Küskünlükle başa çıkmak için kaynağına, altta yatan duygulara inmek gerekir.

Küskünlük ipleri bize bağlı “temiz olmayan” bir armağan verince ortaya çıkar. Örneğin, istemeyerek veya bir beklentiyle bir şeyi – zamanımızı, enerjimizi veya elle tutulur bir şeyi – veririz. Karşılığında bir şey almak için veririz ve vermenin amacı geri almaktır. Armağanımızın karşılığında bir ödül isteriz. Ödülümüzü bekleriz ve gelmeyince de öfkeleniriz. Kendimize hediyeyi verdiğimiz için ve alana da aldığı için kızarız. Beklentilerimize karşılık vermedikleri için küseriz, armağanımızı geri almak isteriz.

Küskünlük kendinizle ilgilenmediğiniz zaman ortaya çıkar. Bisküvi kavanozu teorisini hatırlayın: daima başkalarına bisküvi pişirip, kendinize asla pişirmezseniz, başkaları sizin bisküvilerimizi yerken incinirsiniz. Kendi ihtiyaçlarınızı karşılıyorsanız incinmezsiniz. Bir başkasına vermeden önce kendinize armağan verin. Öncelikle kendi ihtiyaçlarınızı karşılarsanız, armağanlarınız temiz olur.

Muhtemelen küskünlük suçluluk duygusundan sonra en yıkıcı olan ikinci kavramdır. Küskünlüğü ruh kanseri olarak düşünebilirsiniz. Küskün bir insanı sevmek ve yakınında olmak neredeyse olanaksızdır. Bu insan sorumlu insanın tam tersidir. Küskün olmak bir başkasının ihtiyaçlarımızı anlamasını, onlara göre hareket edip bizimle ilgilenmesini beklemek anlamına gelir. Ve başkaları bunları gerçekleştirmeyince, bunları bizim için yapamayınca suçu dışta arayarak küseriz.

Küskünlüğü bağımlının hastalığı olarak düşünün. Gereksinim duyduğu her şeyi dışta aramaktadır. Hissettiklerinden artık o sorumlu değildir. O mağdurdur, o verir, başkalarına verir ama kimse ona bir şey vermez. Bağımlı dışsal bir şeyin kendisini, düzeltmesini bekler. Bağımlı bu düzeltmenin gecikmesine kızdığı için haklı olduğunu düşünür. Bağımlı problemleri yüzünden çevresindeki dünyayı suçladığı için kendisini haklı bulur. Bağımlı gerçekten benmerkezcidir. Küstüğümüz zaman bağımlılar gibi davranırız. Davranışlarımız için sorumluluk almayı reddederiz. Başkalarına verdiğimiz armağanların bedeli çok ağırdır. Bu armağanlar manipülatiftir ve karşılığında daha büyük armağanlar talep ederler.

Eğer küskünseniz, verdiğiniz şeylerden ziyade kendi gereksinimlerinize odaklanarak değişmeye başlayın. Kendi ihtiyaçlarınızı kendiniz karşılayın. Başkalarına sizin gereksinimlerinizi bilemedikleri ve karşılayamadıkları için kızmayı bırakın. Başkalarıyla ilgilenmeyi bırakın. Ortak bağımlılık geliştirmeyi bırakın. Yardım isteyin. Küskünlüğünüzü bir çeşit kanser olarak düşünün. Şimdi pek çok kanser çeşidi tedavi edilebiliyor. Küskünlüğünüz iyileştirilebilir. Kim kanseri yenebilecekken kanserli olmak ister? Küskün duygularınızı atmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazır olun. Yeni davranış biçimleri denemeniz ve kendinize bakmanız gerekecek. Kanser olsaydınız bunu yapardınız. Aynı şeyi küskünlükten kurtulmak için yapın. Küskünlük ruhunuzu kemirmekte ve Öz Saygı sahibi olmanızı engellemektedir. Kimin buna ihtiyacı var?