Anlıyorum Ama Konuşamıyorum…

0
1619

Neden İngilizce Öğrenemiyoruz?

Zuhal Erkek’in Röportajı

Türkiye’deki en büyük emek israflarından birisi İngilizce öğreniminde gerçekleşiyor. İngilizce öğrenmek için bir çok yola başvuruyoruz. Yurt dışı, dil eğitimi kurslar… Ama sonuç yine o klasik cümle “Anlıyorum ama konuşamıyorum…” Peki ilkokuldan başlayan bir İngilizce eğitimi olmasına rağmen neden İngilizce öğrenmede sorun yaşıyoruz? İngilizce öğrenmeye çok mu erken yoksa çok mu geç? Öğrenme metotlarındaki yanlışlarımız neler?

Bizler de bu soruların cevapları Remzi Hoca Yabancı Dil Eğitim Merkezi Eğitmeni Remzi Avcı ile konuştuk…

İngilizce zor dil midir? Ne bu kadar zorlanıyoruz öğrenirken, dil yapımızla bir uyumsuzluk mu söz konusu?

Bana göre, İngilizce Almanca, Fransızca, Çince gibi dillerle karşılaştırıldığında öğrenilmesi kolay bir dil. Türkçe ile dil ailelerinden kaynaklanan bir uyumsuzluk söz konusu. İngilizce öğrenmedeki sorunlardan birisi de budur.

AĞIR DİLBİLGİSİ ÇOCUĞU DİL EĞİTİMİNDEN SOĞUTUYOR

İngilizce öğrenmeye ne zaman başlanmalı? İngilizce öğrenmenin yaş sınırı var mıdır?

Tüm dünyada yabancı dil eğitim yaşı giderek aşağı çekiliyor. Bu durum ülkemiz içinde geçerli. Bu eğilimi doğru ve haklı buluyorum çünkü giderek küreselleşen bir dünyada dil artık iletişimin olduğu kadar işinde bir parçası. Ancak erken yaşta verilen dil eğitim programını daha çok yabancı dil hakkında farkındalığı artırmak, dili sevdirmek gibi unsurlar içermesi gerektiğini düşünüyorum. Ancak ülkemizde uygulanan sistemin buna uymadığını düşünüyorum. Ağır dilbilgisi öğretimi çocuklarda dile karşı olumsuz bir yaklaşıma neden oluyor ve ‘yapabilirim’ yerine ‘yapamam’ fikrini aşılıyor. Daha sonraki dönemlerde bu öğrenilmiş çaresizliği aşmak çok güç oluyor. Bugün özellikle yetişkinlerde yaşadığımız sorunlardan biri budur. Erken yaşlarda yabancı dil öğretimi illa dilbilgisi ile yapılmak zorunda değil, şarkılarla, oyunlarla da yapılabilir.

EZBERLENEN BİLGİ UYGULANMAZSA İŞLEVSEL OLMAZ

Ezber metoduyla İngilizce öğrenmek ne kadar doğru?

Bir dili öğrenirken elbette ezberlenmesi gereken yerlerde vardır, ancak ezberlenen bilgi uygulanmazsa işlevsel olmaz. Örneğin bir kelimeyi ezberseniz onun sadece Türkçe karşılığını bilirsiniz, bir cümle de konuşurken ya da yazarken kullanmazsınız. Bu pasif ve verimsiz bir bilgidir. Ülkemizde yabancı dil genellikle sınavlardan geçmek için öğrenilmeye çalışıldığı için öğrenmekten daha kısa bir yol olan ezber yoluna başvuruluyor. Oysa özellikle gelişmiş ülkelerde dil kullanmak amacı ile öğretiliyor. Bizim anlayıp da konuşamamamızın, yazamamamızın sebebi de bu zaten. Eğer bildikleriniz ezberden ibaret ise ne kadar çok bilirseniz bilin bunu kullanamazsınız ama kullanımını öğrenen birisi sizden daha az bilgi ile daha çok iş yapar ya da derdini daha iyi bir şekilde anlatabilir.

DİL ÖĞRENMEK SABIR VE İSTİKRAR GEREKTİRİR

İngilizce nasıl öğrenilir, öğrenirken neye dikkat etmemiz gerekir? Bu işin bir püf noktası var mıdır?

Dil öğrenimi zahmetli bir iştir. Sabır ve istikrar gerektirir. Bunun yanında dil öğrenmekten keyif almalısınız. Aslında bir dili öğrenen ve onu kullanabilen insanlar bundan keyif alırlar ancak dil öğrenimini ağır dilbilgisi kuralları ve ezber ile doldurursanız insanlar öğrendiklerini kullanamaz ve dil öğrenmekten nefret eder. Yani dil öğreniminde işin ilk sırrı sevmek ve sevdirmek. Bir diğer unsur ezber yerine kullanıma odaklanmak ve öğrenilen bilgiyi hemen uygulamak. Yani hemen o bilgi ile bir cümle kurmak gerekir.

İYİ BİR TELAFUZ İÇİN İNGİLİZCE FİLM İZLEYİN

Öğrenciler İngilizce öğrenirken telaffuz ve dinleme konusunda sorunlar yaşayabiliyor ve zorlanabiliyorlar da. Bunun için neler yapmalıdırlar?

İngilizce telaffuz ve dinlemede sorun yaşamamız çok normal çünkü biz her şeyi kağıt üstünde yapıyoruz. Eğer bir kelimeyi öğrendiğinizde onun nasıl telaffuz edildiğini duymuyorsanız, telaffuz edip konuşmuyorsanız elbette doğal olarak sorun yaşarsınız. Bu sorunlardan kurtulmak sözcüklerin nasıl telaffuz edildiğini de veren sözlükler kullanılmalı, internet ortamında dinmeme çalışması yapılmalıdır. Günümüzde bu tarz bilgilere ulaşmak çok kolay. İngilizce filmleri İngilizce alt yazı ile izlemek de çok faydalı bir çalışma olacaktır.

İngilizce öğrenen her öğrencinin yurt dışına çıkma imkanı olmayabiliyor. Öğrenciler konuşma anlamında nasıl pratik yapmalıdırlar?

Öğrenirken, konuşacak kimse yok ise kendi kendinizle de konuşabilirsiniz. Pratik yapmak için internet ortamı bugün her türlü fırsatı sağlıyor. İnternet olduğu sürece yurtdışına çıkamayanların pratik yapamayacağı fikrine katılmıyorum. Türkiye de becerileri biraz geliştirdikten sonra yurtdışında bulunmak daha faydalı olabilir.

YURT DIŞINA GRUP HALİNDE ÇIKMAYIN

İngilizce öğrenmek isteyen öğrenciler Work&Travel, Erasmus gibi programları konusunda neler önerebilirsiniz?

Önce Türkiye de biraz çalışma yapmalılar, daha sonra bu tarz programlara katılmalılar zaman çok daha iyi bir gelişme olacağına inanıyorum. Dikkat edilmesi gereken bir diğer unsur ise Türkiye’den grup halinde gitmemeliler. En çok şahit olduğumuz durumlardan birisi bu. Arkadaşlar grup halinde başka bir ülkeye gidip tek kelime konuşmadan geri geliyorlar.

Bir dili öğrendikten sonra belirli pratikleri gerçekleştirmediğiniz takdir de unutabiliyorsunuz. Bu konuda ne gibi tavsiyeleriniz olabilir?

Bir dili öğrenmeniz ve canlı tutmanız için onun sizin hayatınızın bir parçası olmalıdır. Dili kullanmalısınız aksi takdirde ilerleme olmaz gerileme olur. Koşu bantı gibi ya ileri gidersiniz ya geri.

BİZDE DİL EĞİTİMİ KULLANIM İÇİN DEĞİL SINAV İÇİN YAPILIYOR

İlkokuldan beri İngilizce eğitimi verilmesine rağmen öğrenciler İngilizce öğrenme konusunda sıkıntısı yaşıyor. Üniversiteyi bitiren bir çok öğrenci İngilizce bilmeden mezun oluyor. Buradaki temel eksiklik nedir?

Biz de dil öğretimi kullanım için değil sınav için yapılıyor. Sorun bu. Eğer ezber ve dilbilgisi yerine kullanıma odaklansak, bir insanın ilkokuldan üniversite sonuna kadar aldığı ve kullanamadığı dil becerisini sadece 1 ayda verebilirsiniz. Burada yapılacak ilk şey amacı değiştirmek. Amaç dilin kullanımı olmalı. Kurallar değil.

DİL ÖĞRENİMİ ÜLKEMİZDE CİDDİ BİR SORUN

Yabancı dil öğreten birçok özel kuruluşlar var. Bu kuruluşlar ne kadar yararlı? İngilizce öğrenmek için yüksek meblağda paraların ayrıldığını görüyoruz, bu ne kadar doğru?

Yukarında bahsettiğimiz sorunlar sadece devlet okullarının değil, özel kurumlarında sorunu. Ülkemizde yabancı dil sorunu çok fazla emek ve maddi kayba yol açan ciddi bir sorun. Bakış açısını değiştirerek bu sorunların çözülebileceğine inanıyorum. Bu kadar fazla emek ve paraya gerek olmamalı. Diğer ülkelerde böyle değil, en azından onların bu işi nasıl yaptığını incelemek lazım.

Temelde öğrendiğimiz İngilizce ile uzmanlık alanlarına göre öğrendiğimizi İngilizce çok farklı olabiliyor. Uzmanlık alanlarına göre İngilizce dili değişkenlik gösterebiliyor? Uzmanlık alanlara göre İngilizce ’ye nasıl çalışılmalıdır?

Öncelikle temel İngilizce öğrenilir daha sonra uzmanlık alanı çalışılır. Bu anlamda iş İngilizcesi alanı devreye giriyor. İş İngilizcesi ülkemizde çok yaygın bir uygulama değil. Kişilerin alanına göre programlar hazırlamak mümkün, böylece insanlar kendi alanında kullanılan terimlere hızlıca hakim olabilir.

İNGİLİZCE BİLMEK HER ŞEYİ ÇEVİRECEĞİNİZ ANLAMA GELMEZ

Çeviri yapmak için nasıl çalışılmalı?

Çeviri yapmanın birinci kuralı iki dile de hakim olmaktır. Çeviri çalışmaları önce basit cümlelerle başlamalı daha sonra karmaşık yapılara doğru gidilmelidir. Eğer bir alanda profesyonel anlamda çeviri yapacaksanız o alanı çok iyi tanımanız gerekir, sadece İngilizce bilmek her şeyi çevirebileceğiniz anlamına gelmez.

Türkiye’de yapılan çevirileri nasıl buluyorsunuz?

Profesyoneller tarafından yapılan çevrilere bir şey diyemeyiz. Ancak uzman olmayanlarda kişilerin özellikle Türkçe’den İngilizce’ye çeviride çok ciddi sorunlar var. Bu da İngilizce de üretim ( konuşma ve yazma ) becerilerinin yeterince öğretilmemesinden, ezberci öğretim sisteminden kaynaklanıyor.

İNGİLİZCE HAYATINIZIN BİR PARÇASI OLMALIDIR

İngilizce öğrenmek isteyenlere pratik tavsiyeleriniz nelerdir? İngilizce öğrenmek için tavsiye edeceğiniz kaynaklar var mıdır?

Öncelikle İngilizceyi hayatlarının veya eğitimlerinin bir parçası olarak düşünmeliler. Çünkü bugün iş ararken ya da işlerini yaparken en çok karşılarına çıkacak engellelerden birisi bu olacaktır. İngilizceyi kullanıma yönelik öğrenmeliler, kendilerini ezber ve gramerle boğmamalılar. Mesela bir kelime öğreneceklerse onu mutlaka cümle içinde kullanmalıdırlar ki, öğrendikleri bilgi pasif kalmasın. İnternet ortamında dili pratik öğrenmek için birçok diyalog, sesli materyal bulunuyor, bunlardan faydalanmalılar. Kendi başlarına keşfederek öğrenmeyi alışkanlık haline getirmeliler.

Dil öğrenimi belli bir zamanda başlayan ve biter öylece de kalana bir süreç değildir. Başlayan ve daima canlı tutulması gereken bir çalışmayı gerektirir. Bir kursa gitseler bile kurs bitince eğitim bitmemeli ve İngilizceyle bağlantılarını koparmamalılar.

Dil öğreniminde önemli engellerden birisi de çekingenliktir. Siz karşıdaki insana anlatabileceğiniz şekilde derdinizi anlatmalısınız. Olması gerektiği şekilde değil. Eğer en mükemmel cümleyi kurarak dil öğreneceğiniz  bir gün gelmesini beklerseniz o gün hiç gelmeyecektir. Aslında çocukların dili kolay öğrenmelerinin bir sebebi de çok düşünmeden konuşmalardır. Maalesef yetişkinler çekingenlik yüzünden kendilerini sürekli geri çekiyor ve dolayı ile ilerleyemiyorlar.

Kaynak: On5yirmi5.com