Neşenin üç kaynağı

0
257

Türk Dil Kurumu’nun sözlükleri, ‘neşe’yi üzüntüsü olmamaktan doğan dışa vuran sevinç hali olarak tanımlıyor. ‘Neşe’ kavramı, ‘mutluluk’ kavramıyla kıyaslandığında biraz mahzundur; çünkü bütün araştırmacı spot ışıkları ‘mutluluk’ bakarken, pek çoğu ‘neşe’yi pas geçer.

Neşenin içinde pozitif bir enerji vardır ve kim neşeliyse çevresine de bu pozitif enerjiyi saçar… Neşeli bir insanı, bir anda kızdıramazsınız; neşenin kendine has bir kalkanı vardır. Hatta enerjisi öyle yüksek bir kalkandır ki, bu zorlayacak olursanız hızlı yayılan bir bulaşıcı hastalık gibi çevresine yayılır. Çılgınca kahkaha atan biri, hiçbir sebebi olmasa bile çevresindekilerin kahkaha atmasına, en azından gülmesine yol açabilir. Bu durumu en iyi öğrenciler bilir; içlerinden biri çok neşeliyse, diğerleri de neşeli hale gelir. Eğer ‘neşe’ kelimesi ‘sevinç’ anlamına geliyorsa, öğrenciler çok şanslıdır; çünkü onlar için her şey gülünç, sevinçli ve neşeli olabilir.

Neşe, yaşama sevinci anlamına geliyorsa, yaşama sevinci nedir ve nasıl ortaya çıkar? Yaşama sevinci, farkında olmakla ilgilidir. Havanın varlığını, güzel bir manzaranın varlığını, uzuvların ya da organların tamamının ya da bir kısmının varlığını fark etmek ve bunlara şükretmektir. Yaşama sevinci, aynı zamanda bir espriyi yakalayabilmektir. Yolun tam ortasında arabalarla yarışan bir torbayı izlemek de yaşama sevinci olabilir. Arabayla giderken bir kırlangıçla yarıştığını düşünmek de… Ya da bir kitabı okumak da yaşama sevincine yol açabilir. Bir arkadaşımızla sohbet etmek de… Yaşama sevinci temelde ‘yaşasın’ diyecek bir şey bulmakla ilgilidir. Yaşama sevinci, temelde şükran duygusuyla ilgilidir. Olanı biteni şükrederek görmekle ilgilidir.

Bazı insanlar, ortamda pek çok sorun olduğu halde yine de neşelerini koruyabilir. Bu insanlarda yılmaz bir iyimserlik ve ümit vardır. Neşenin ikinci temel kaynağı, gelecek için ümide sahip olmaktır. Eğer şu an için şartlar uygunsuzsa, gelecekte şartların daha iyi olacağına ilişkin beklenti, kişiyi neşeye sürükleyebilir. Tatili çok seven çalışan kesim için cuma öğleden sonra bir neşe kaplar. Birkaç saat sonra tatil başlayacaktır. Sıradan insan sadece haftalık zaman akışıyla kendini neşelendirebilirken, sıra dışı ve ümitleri olan insan hemen her zaman kendini neşelendirebilir.

Elbette aramızda ‘neşe’yi maske yapan insanlar da vardır. İçi kan ağlasa da, durumun ümitsizliğine inansa da çevresindekilere güçlü görünmek için neşeli olanlar vardır. Bunlar neşeli değil, neşe taklidi yapanlardır. Gelecek için gerçekten ümidi olan, içten neşelidirler.

Neşenin üçüncü temel kaynağı, birçoklarına ilgisiz gelebilir, ama özgüvendir. Özgüven gibi güçlü bir duruşla, neşenin nasıl bir ilgisi olabilir? Eğer neşe yaşama sevinciyse, ümit gelecekte yaşanacak bir sevince olan inançsa, özgüven de gelecekte yaşanacak olacak bir sevinci üretme kapasitesidir. Ben yapabilirim, hayatımda sevinecek şeylere ulaşabilirim diyen bireydir.

Öyleyse neşenin üç temel kaynağı, şükretmek, ümit ve özgüvendir… Elbette böylesine üç kaynaktan beslenen bir neşe, samimi ve ölçülüdür. Keyif verici maddelerden kaynaklanan neşe ile şükür, ümit ve özgüven kaynaklı neşe kalite ve kalıcılık açısından çok farklıdır. Keyif verici maddelere bağlı neşe, adı üstünde o keyif verici maddelere bağlıdır. Ancak şükre, ümide ve özgüvene dayalı neşe kalıcıdır. Onun için hep neşeli olmak için, şükredin, ümit edin ve özgüveninizi geliştirecek şekilde kendinize yatırım yapın.

Yazar: Melih Arat

Kaynak: Zaman