Ofisin Derebeyleri

1
94

Nasıl başladı kestirmek güç. Belki kırk yılın başı on dakika geç kaldığınızda yönetici asistanının bunu not ettiğini gördüğünüzdeydi. Ya da belki patronun –kendi amiri yanında- şakayla karışık performansınızı karaladığında…

Şimdi işkencecinizin psikolojik baskıları, kişisel ve profesyonel yıkımı dur durak bilmiyor. Kusurlarınızı bulup durması, küçük düşürücü yorumlar yapması, hakkınızda ileri geri imalarda bulunması, hatta göz göre göre yalan söylemesi… hepsi tek bir hedefe yönelik: istifa etmenizi ya da kovulmanızı sağlamak.

Bu çirkin tablo kendilerini hedef gören çalışanlar ve onların avukatlarınca çizildi. “Süpervizörüm kontrol etmek için dosyalarımı alır günün sonunda da dosyalarım eksik diye zabıt tutardı,” diyor kar amacı gütmeyen bir şirketin eski çalışanı, ve ekliyor “iyi bir süpervizörün aksine ayağımı kaydırmak için elinden gelen her şeyi yapardı.”

Hedef Siz misiniz?
“Workplace Bullying and Trauma Institute” web sayfasına göre, psikolojik şiddete (bullying) maruz kaldığınızı gösteren işaretler kendilerini hem ofis içinde hem de dışında gösterir. Bunlardan bazıları işe giderken duyulan korku, ofisteyken kaygılı ve tedirgin hissetme, süpriz, gündem dışı düzenlenen toplantılar ve buralarda yaşanan aşağılanma, haksız yere yetersizlik suçlamaları, ve rahatça işinizi yapmanıza izin verilmemesi…

Psikolojik Baskı
İşyerinde gözlemlenen bu tür şiddetin özü siyasi ve sosyal gücü titizlikle seçilmiş bir kurbana psikolojik rahatsızlık verme amaçlı kullanmaktır. “Workplace Bullying and Trauma Institute” Başkanı ve “The Bully at Work” adlı kitabın yazarı Prof. Dr. Gary Namie’ye göre bu eylemlerin çoğu yasadışı ve suç unsuru.

Her altı çalışandan biri psikolojik şiddete maruz kalıyor, diyor Namie. Gerek şiddeti uygulayanların gerekse buna maruz kalanlarınçoğu bayan olsa da, erkeklerin bu işkencedeki oranı da hiç düşük değil: %42. Halbuki pek çok kişinin kariyerine, hatta hayatına büyük zarar veren bu tavırların önlenmesi için işverenler kadar çalışanların da yapabileceği çok şey var.

Yönetim Tetikte
Şirketler bu problemi ciddiye almalı, başka bir şey için değilse bile kar-zarar tablosundaki sonuçlar için. “İşverenler psikolojik şiddetin neden olduğu sirkülasyondan ve aksaklıklardan rahatsız” diye açıklıyor Namie. Çoğu zaman bir şirketin yıldırılan çalışanının yerini dolduracak yeni eleman bulması, işe alması ve eğitmesi on binlerce dolara mal oluyor.

Çalışanlar arasındaki şiddete engel olmak için şirketler ne yapabilir? Anahtar nokta yönetimin olan bitenin farkında olması.

“İşyerinde Tacizi Soruşturma” adlı kitabın yazarlarından biri olan insan kaynakları danışmanı Craig Pratt yöneticilerin ofisteki günlük aktivitelere olası bir zorbalığı tespit edebilecek kadar yakın olmaları gerektiğini ifade ediyor. Ama böylesi bir farkındalık dahi duruma son vermek için yeterli değil. “En iyi koşullar altında bile kötü davranışlar sergileyen insanlar olacaktır” diyor Gene B. Glick Co. Şirketinin insan kaynakları direktörü Kim Vosburg ve insan kaynakları müdürlerine bu tür davranış sergileyenleri tolere etmemelerini ve bu kararlılıklarını açığa vurmalarını salık veriyor.

Ama unutulmamalı ki işverenler öncelikle kendilerini korumayı amaçlar. Çoğu zaman başlıca düşünceleri “derebeylik”le suçlanan bir çalışana karşı yasal işlem başlattıkları takdirde karşı karşıya kalabilecekleri sorunları önlemek olacaktır. Bu duruma dikkati çeken Steptoe & Johnson LLP özel danışmanı Karen Karr “eğer birine işverenin engelleyebileceği bir zarar gelmişse, yönetim sorumluluğunu yerine getirmemiş demektir” diyor.

Karşı Koymak – Dile Kolay
Kurbanlar da aynı saldırganlıkla cevap vermeli demek kolay, ama bu her zaman mümkün olmuyor. Namie pek çok insanın saldırganlık karşısında pasif kaldıklarını söylüyor. Çünkü aksini yapabilecek mizaçtaki kimseler zaten bu duruma çok sık düşmüyor!

Bunun alternatifi, insan kaynakları, daha üst düzey bir yönetici ya da bir avukatla iletişime geçmek. Ama saldırgana yakın biri olmamalı – bu sorunları sadece daha da zorlaştırır. Ayrıca görüğünüz zorbalığı belgelemelisiniz.

Kimi zamansa işten çıkmak ruh ve beden sağlığınızı korumanın tek yolu olabilir. “Patronum beni öldürüyordu – sağlığımı mahvetti,” diye şikayet eden teknik yazar işten ayrılmadan önce geçirdiği zorlu zaman zarfında üç kez kalp krizi geçirdiğini kaydediyor.

Eğer işinizden ayrılmaya karar verdiyseniz nedenini mutlaka açıklayın. Namie’ye göre ayrılığın şekli ilerideki sağlık durumunuzu etkiler. Hakkını arayarak işten çıkan çalışanlar kabusu daha kolay atlatıyor. Eğer sessiz sedasız giderseniz sizi yıldıranın sözlü tarihi resmiyet kazanır.

Sizin Derebeyiniz Kim?
İşyerinizdeki derebeyi bir üstünüz, bölüm şefiniz, hatta genel müdürünüz bile olabilir. Ofis sosyopatları açıkça gruplaşıp sizi rahatsız eden, dışlayan iş arkadaşlarınız da olabilir.
Bu nedenle, psikolojik tacize bir cevap vermeye karar verirseniz, ofis içi ilişkileri göz önünde bulundurmanız gerekir.

Saldırgan Patronlar
Belki de ofislerdeki en yaygın zorbalık patronun altında çalışan kurbanına yaptığıdır. Prof.Dr. Gary Namie’nin yaptığı ankete göre kötü muamele rapor edenlerin %71’i patronlarının hedefiymiş.
Böyle bir durumda ne yapabilirsiniz? Eğer İK departmanınız çalışanların performansını değerlendirmek için herkesten geribildirim alıyorsa, iş arkadaşlarınızın belgelenmiş görüşlerini öne sürerek patronunuzun olumsuz değerlendirmelerine karşı kendinizi koruyabilirsiniz. “Patronumdan başka herkes çalışmalarımdan memnundu” diyen teknik yazar, arkadaşlarının olumlu yorumları sayesinde tazminatını aldığını açıklıyor.

Diğer bir olasılık ise başka bir grup, departman ya da bölüme geçiş yapmanız olabilir. Ama bunu bir kaçış olarak değil, şirketin yararına bir karar olarak göstermeniz işinizi kolaylaştıracaktır.
Eğer şirket içerisinde yer değiştirmek işe yaramazsa başka bir şirket aramalısınız. Her zaman kendi istediğiniz zaman, kendi şartlarınızla ayrılmanız daha iyidir.

Saldırgan Mesai Arkadaşları
Bazen grup içinde bir hizip ortaya çıkıp bir çalışana karşı birleşebilir. Bu konuyla ilgili bir çevirimiçi forumda yazan bir bayan iş arkadaşlarının kendisine verdiği rahatsızlıktan yakınmış: “Çalışma arkadaşlarım gruplaşıp bana hakaretler savurmaya başladı. Beni ajite etmek için her şeyi yapıyorlardı. Yüzüme kapıları çarpıyorlar, masamı her terk ettiğimde beni takip ediyorlardı”
Bu bayan olan bitene bir süre kulaklarını tıkamaya çalışmış. Ama uzun vadede bu durumda kalan biri ne yapabilir ki? Ya yönetimin saygısını yitirmeyi göze alıp arkadaşlarının davranışlarını idarecilere bildirecek, ya da kendi kariyerini ve sağlığını riske atıp zorbalığa göz yumacak.

Uzun vadede yapılması en doğru şey uzaklaşmaktır. Başka bir gruba, hatta başka bir şirkete geçebilirsiniz. Kendi işvereninizde kalmak istiyorsanız mutlaka bu arkadaş grubundan uzaklaşmak için bir çare bulun. Yoksa, bu kötü ününüz iş hayatınıza önemli ölçüde zarar verebilir.

Saldırgan Yöneticiler
Özellikle küçük işletmelerde genel müdür ya da yüksek idarecilerden biri de baş-zorba olarak karşınıza çıkabilir. Bu zor durumda, şirket içerisinde, insan kaynakları dahil herhangi birinden yardım istemek çok riskli ve faydasız olur. En tepede aynı yönetici varken de başka bir bölüm ya da departmana yapacağınız transferin durumunuzu iyileştirme şansı çok düşük. Kısaca bu organizasyonu terk etmeniz gerekli.

Başka bir iş ararken de titiz davranın. Küstah yöneticiler bazen şirketlerinin tüm gücünü kullanıp kafayı taktıkları çalışanların kariyerini mahvetmek için ellerinden geleni yaparlar.
Yeni bir işverene mülakata gittiğinizde ayrıldığınız şirketin kötü yanlarından bahsetmeyin. Bunun yerine kendi başarılarınıza vurgu yapın. Eğer insan ilişkilerindeki becerilerinizi anlatıyorsanız saldırgan yöneticinizle olan münasebetinizin konusuna açmamaya özen gösterin. Bu sempatiden çok şüphe uyandırır.

İşten ayrılmadan önce tüm hazırlıkları yaptığınızdan emin olun. İstifanizi verdikten beş dakika sonra güvenlik eşliğinde binadan ayrılacağınızı varsayın. Tüm kişisel eşyalarınızı toplamış olun ve sakın istifa edeceğinizi önceden anons etmeyin.

John Rossheim