Öğrenmeye Vakit Ayırmak, Güvenli Geleceklere Liderlik Etmektir

0
331

Liderliğin en önemli sırrı nedir sizce? Çok yoğunum sendromu, bizi kendimize iyi hissettiren bir durum. Öyle ki yoğun değilsek bile “yoğunum” deme ihtiyacı hisseder olduk. Aksi takdirde değerimizin düşük olduğu algısının yaratılmasından korktuğumuzdan, yoğun değilsek önemsizmişiz düşüncesi de içimizi kemirir oldu.

Bir grup bu nedenle yoğunken, diğer bir grupta gerçekten çok yoğun. İş dışında hemen hemen hiç bir şey yapmaya vakti yok.

Yönetim kademeleri yoğunluktan öğrenemez durumda olduğunda tehlike çanları çalıyor demektir. İşte o zaman jenerasyonlar arası farklar büyür. O zaman ileri doğru hareket yerini satışları ne pahasına olursa olsun artırmaya odaklanır. İşte o zaman yaptığımız işten zevk almaz, yaşadığımız dünyayı yaşanılmaz bir hal almaya doğru sürükleriz.

Tanıdığım en iyi liderler, çok okuyanlar oluyor.

Kitap okuyan liderler günü takip edebiliyor, görüş açılarını genişletebiliyor, trendleri takip edebiliyor ve daha etkin liderlik yapabiliyor. En önemlisi, kurumlarının içinde yenilikçi fikirlere ve anlayışlara açık olabildikleri için değişimi yönetmeleri başarılı oluyor.

2007 yılında yapılan bir araştırmada bir yönetici ortalama yılda sadece bir kitap okuduğu bulunuyor! C-seviyesinde bir yönetici yılda ortalama 6 kitap okuyormuş.

Okumak sadece kitap okumak anlamına gelmiyor. Bloglar, gazeteler, dergiler, makaleler, araştırmalar… Bunların hepsi sizleri besler. Kendi alanınızda ve diğer alanlardaki gelişmeleri takip edebilmek hem kendi hem de etrafınızdaki yaşamı güzelleştirmeniz ve daha iyiye götürmenizde ki en büyük faktördür.

Hepimiz eski nesil yöneticilerden şikayet ederiz. Bilgiyi kendine saklayan, hiyerarşiye takılan, ekibini takdir edemeyen, yeteneği doğru kullanamayan ve liderlik için sıra beklenmesi gerektiğini savunan yönetimlerden haz etmeyiz. Öyleyse aynı noktalara geldiğimizde neden bizler de aynı şeyleri yaparız?

Öğrendiğimizi hayata geçirebilmek büyük azim gerektirir. Öğrendiğimizi geliştirebilmekse, ögrenmeyi ve ileriye yönelik uygulama yapmayı yaşam stili haline getirmek demektir.

Zamana ayak uydurabilenler değer yaratıp yaşamı ve insanlığı ileri götürürler. Zamana ayak uydurabilenler, hep birlikte büyüyebilmeyi, gelişebilmeyi, doğanın ve insanlığın sağlığını ve yaşam standardını geliştirmek için düşünen ve hareket edebilendir. Zamana ayak uydurabilmek, sorumluluktur. Zamana ayak uydurabilenler, günün ve geleceğin sorumluluğunu taşıyabilen liderlerdir.

Fatmanur Erdoğan/Kariyeryolculuğu