Önemli olan ne düşündüğüm değil, nasıl düşündüğüm

0
382

NLP önce kişinin doğru hedef ve hedefe inancını test etmesine yardımcı olur.

Değişim Yelpazesi’nde bu haftaki konuğumuz NLP eğitmeni Sonnur Ada. İngiltere’de 10 yılı aşkın süreyle yetişkin psikoloji, kriminal psikoloji ve NLP alanlarında uzmanlaşan Ada, birçok uluslararası firmaya NLP alanında danışmanlık yapmış ve eğitimler vermiş. Nisan ayından itibaren Istanbul’a taşınan Ada, NLP çalışmalarına Türkiye’de devam ediyor. Ada’nın Kabataş Erkek Lisesi’nde okuyan bir oğlu var.

NLP, Neuro-linguistic programming. Uzun yıllardır konuşulan İngilizce öğrenmekten yönetici olarak doğru iletişim kurmaya kadar birçok farklı alanda kişisel ve profesyonel gelişim için kullanılan bir metot. Karşımıza NLP ile ilgili değişik yaklaşımlar ve tanımlar çıkıyor. Sonnur hanım, sizce NLP’yi anlatmaya en yakın tanım nedir?

NLP, insanların düşüncelerini, duygularını ve dillerini nasıl organize ettikleri üzerine pratik yapmaktır. Aslında, benim NLP için en sık kullandığım tanım iletişim boşluklarını birleştiren köprüler oluşturmaktır. NLP, düşünce sistemimizi en etkin şekilde kullanmamız ve sonuca gitmemiz için gerekli rehber teknikleri öğreterek bu köprüleri kurar.

Beş duyu organımızın algısıyla oluşan bilgi girişlerini üçlü sistem dediğimiz silme-biçimlendirme anlamlandırma – genelleme ile düşüncenin filtreleme sistemine aktarıp, davranış ve dilimizin oluşma sürecini tanımlar.

NLP teknikleri başarılı örneklerden yola çıkılarak oluşturulmuş teknikler bütünüdür. Mesela, korkuları olan ancak bu korkuları yenmeyi başarmış kişilerin düşünce biçimleri ve düşünce değişimleri incelenerek NLP teknikleri geliştirilmiştir. Oldukça açık ve matematiksel bir yapıya sahiptir.

Bu tanımla NLP’nin matematiksel yönüne ağırlık vermiş oluyorsunuz. Bu matematiksel modeli kişisel veya profesyonel açıdan hangi alanlarda uygulamamız mümkün?

Profesyonel ve kişisel amaçlı birçok alanda NLP’den faydalanabiliriz , ortak baslangıç noktamız Ne düşündüğümüzü değil, Nasıl düşündüğümüzü öğrenmek için NLP tekniklerinden destek almak. NLP’ye ne zaman ihtiyaç duyarız?

Günlük yaşam kalitemizi sorguluyorsak, kendimizden memnun değilsek,  düşünce sistemimizde bağımsızlığa ihtiyacımız var demektir. Burada uygulanabilecek ilk metod benim envanter defteri dediğim, genelleme ile düşünce oluşumu üzerinde çalışma yapmaktır. Unutmayın ki,  biz yaşamı kendimize tecrübelerimizle tanıtıyoruz, nasıl bir yerde yaşadığımızı inanç sistemimize kodluyoruz. Etrafımızdaki herkes bizim yönlendirdiğimiz dil yöntemiyle bize karşı davranışlarını belirliyor.

NLP’nin çözüme yönelik davranışı, öğretme teknikleri, çevremizdeki kişi ya da olaylara yönelik değildir, kendi düşünme alışkanlıklarımıza yöneliktir.

NLP 30 yılı aşkın süredir kullanılan bir model. Geçtiğimiz 10 senede bile iş dünyası teknolojinin gelişmesi, hız ve rekabetin körüklenmesiyle bambaşka bir ortam haline geldi. NLP teknikleri bu değişimlere nasıl ayak uydurdu? NLP uygulamalarında neler değişti?

NLP hızla değişen dünyada insanların değişen ihtiyaçlarından doğmuş bir tekniktir, sizin de söylediğiniz gibi yaklaşık 30 yıl önce biçimlendirme (modelling) tekniği ile temeli atılmış ve şu anda kullanılan diğer tekniklerin geliştirilmesiyle bugüne gelmiştir. Son yirmi yılda NLP uzmanlarının Avrupa’daki şirketlerin katılımıyla tamamladıkları araştırmalarda NLP Öğrenme Organizasyonu yapılandırılmıştır. NLP Öğrenme Organizasyonu’nun hedefi, lider ve yöneticilerin iş hayatına katkı sağlamaktır. Bizlerin bir aklı, iki düşünce yapısı var: bilinç ve bilinç altı. Öğrenme organizasyonu özellikle biliçaltının kompleks yapısını anlamada yararlı oluyor. Mesela, kendinizin nasıl bir dinleyici olduğunu öğrenmek ve buna göre iletişim dilinizi geliştirebilmek. Önce, nasıl öğrendiğimizi veya algıladığımızı öğrenmemiz gerekir. Görerek mi, duyarak mı, hareketli mi öğrenmeyi tercih ediyorsunuz? Ben görerek ve hareketli öğrenen biriyim, karşımdaki insanı anlamak için bilincime gelen bilginin bilinçaltım tarafından doğru algılanmasına ve derin dinlemeye yönelik öğrenme organizasyonu yaparak görüşmelerimi yaparım. Öğrenme Organizasyonu, sadece dinlemeye yönelik değildir, yönetim ve iletişimin mevcut olduğu her alanda kullanılabilir. Formüle etmek gerekirse;

Ögrenme Organizasyonu = anlamak + doğru algı + doğru harita + doğru hedef

Yine son 20 yıldır çalışanlar üzerine yapılan araştırmalardan biri de, teknolojik hız ve gelişim sonucunda ilk girdiği işten emekli olmayı hedefleyen yada aynı şartlarla uzun süre yetinen çalışanların neredeyse yok denecek kadar az olduğunu göstermektedir. NLP, kariyer değişikliklerinde yön belirlemede uygun yapılandırma ve değişen şirket politikalarına ayak uydurmada profesyonellere sistematik bir yol haritası çizer.

NLP’nin değişimi gözlem–zamanında tespit-rekabette başarı politikası klasikleşmiş yontemler disinda,Algı/Yansıtma, Gözlem/Rapor teknikleri ile farklı bir açılım getirmektedir. Karşımızdaki kişi ve olayları algılama şeklimiz etrafımıza yansıma dili olarak döner, özellikle satış ve yönetimde algıladığımızı yansıtarak diyalog kurarız. Gözlem/Rapor yönteminde ise, durum ve koşulları gözlemler, gözlemlediğimiz sorunları ve eksikleri değişim ve fırsatlara dönüştürmek üzere bağlantılar kurarız. Başarılı sonuçlardan yola çıkarak yapılandırılmış teknikler sayesinde, değişim ve gelişime hızla adapte olmak mümkün oluyor.

NLP’de yeni söylem şudur demek mümkün mü?

Evet mümkün. NLP, yeni, hızlı, esnek ve dinamik değişim yaklaşımıyla iş ve kişisel yasamımızdaki başarının haritasina ulaşmanın en iyi yollarından biri.

Enerjimiz odaklandığımız yere gider, düşüncelerimizi farklı konulara odaklanarak değiştirebiliriz. Düşüncelerimizin kemiği yoktur, yani hızla değişebilir, yenilikleri benimseyebilirler. Bu esneklik bizlere ezberlerimizi bozmamızı, hiçbir katı düşünceye körü körüne bağlanmamamızı hatırlatır.

 

Bize iş dünyasında müşterilerinizin karşılaştığı ve NLP yoluyla çözüm getirdiği zorluk veya problemlerden birkaç somut örnek verebilir misiniz? Aklınızda yer eden başarı öyküleri var mı?

En fazla strateji ve kriz çözüm teknikleri üzerine müşterilerimden talep geliyor. Bunların yanında, satış teknikleri ve müşteri ilişkilerinde de oldukça fazla basvuru oluyor.

Örnekler elbette çok. 2008 yılında bir Hollanda firmasının Londra’daki yeni ürün pazarı ile ilgili oldukça kaygılı iki yönetici ile yaptığımız 3 aylık strateji ve rapor çalışması ilk aklıma gelen başarılı örneklerden.  Sizin de bildiğiniz gibi, İngilizlerin sosyal yapı ve düşünceleri kendi geleneksel alışkanlıklarından ayrılmaya çok uygun değildir. Ben de ilk görüşmemizde bu konuya eğildim: hazır ve kemikleşmiş düşünce yapısını kıracak bir satış tekniği geliştirdik.

Bugün yeni bir kozmetik ürünün birçok bölgede satışa sunulmuş ve pazardaki yerini almış olmasını görmek geçirdiğimiz 3 dolu ayda oluşturduğumuz strateji ve uygulamaların başarısını kanıtlıyor. Sonuçları birebir görmek benim için çok keyifli.

Gıda sektöründen iki firma sektörel risklerini nasıl yönetmeleri gerektiğiyle ilgili bana başvurmuştu. Büyümede durağanlık sabitlenmiş, gelir akışı düşük firmalardı. Satış teknikleri ve reklam yatırımlarında cömert harcamalarına rağmen son iki yıl aynı performansta olmaları onları farklı yöntemleri denemeye itmişti. Asıl problemi çözüm çalışmamızda belirledik: firma kendini yenilemeye yönelik çalışmalarda eksik inanç ve motivasyona sahipti. Gözlemleme ve raporlamayı eş süreçte götürerek şirketin satış politikasını 6 ay gibi kısa bir sürede değiştirerek, satışlara ivme kazandırmayı başardık.

Türkiye’den başarı örnekleriniz var mı?

İstanbul’daki çalışma hayatım çok uzun olmasa da, burdan birkaç örnek vermek isterim. Bilinen bir eğitim kurumunun sahibi olan müşterim çok önemsediği bir iş görüşmesinde başarılı sonuç almak için bana başvurdu. Biz sadece iki saatlik bir strateji ve iletişim dili hazırlığı yaptık. Müşterim anlaşmanın imzalandığını söylediğinde benim için sürpriz olmadı tabii çok mutlu oldum. Buradaki temel ipucu daha önce deneyimlediği olumsuz görüşme kodunun hafızadaki yerini değiştirmekti. Ön yargı engelinden arınarak teknik çalışmalarını yaptık ve başarılı bir şekilde hedefe gidildi.

Bir diğer müşterim, bir ajans yöneticisi, çalışanlarıyla yaşadığı sorunları çözmek ve iş takibi ile ilgili iletişim dilini geliştirmek talebiyle benimle temasa geçti. Birlikte bireysel danışmanlık ve iletişim düşünce çözümü alanlarına odaklanan bir çalışma yaptık. Kısa sürede gözlemlediği sonuçları müşterim şöyle özetledi: ‘Hala aynı kişilerle çalışıyorum ama iletişimim de işlerim de çok daha iyi. Kendimi daha iyi hissediyorum.’

Belki belli profillerin NLP’den sağladıkları yararları incelemek bizim NLP’yle ilgili fikir edinmemize yardımcı olur. Örneğin, kendi işinin başında yeniliklere açık bir girişimci size NLP konusunda danışıyor. Girişimcinin hedefi, rekabetçi fiyatlarla müşterilerine kaliteli hizmet vermek. Bunun için hem müşterileriyle hem de çalışanlarıyla diyalogunun güçlü olması gerektiğine inanıyor ancak iletişim aynı zamanda kendini geliştirmesi gereken alanlardan biri. Bu noktada, NLP kişiye nasıl yardım edebilir?

Çok güzel bir soru , böyle bir durumda NLP önce kişinin doğru hedef ve hedefe inancını test etmesine yardımcı olur, sonra belirlenen hedefle ilgili motivasyonun güçlenmesini ve enerjiyi doğru yere odaklamasını sağlar, bütün bunlardan sonra kendi düşünce yapısının ne olduğunu çözmeye çalışır. Şöyle diyelim elimizdeki düşünce yapısı elma ise ancak bizim ihtiyacımız olan çilek ise elmadan çilek tadı alamayacağımıza göre, düşünce yapımızı çilek tadına uygun hale getireceğiz. Bunu yapmak için de ‘Ne düşündüğümüz değil, nasıl düşündüğümüz’ üzerine çalışacağız. Silme, anlamlandırma ve genelleme metodunu iyi kuracağız. Örneğin, elimizde saydam bir cam bardak var, içinde ise saydam bir sıvı. Kendimizi bu sıvının su olduğuna inandırmayacağız. Su yerine sıvı gazoz çıkarsa kendi kendimizi yanıltmış oluruz.  Kısacası, düşünce dilimizi oluştururken beş duyu organını doğru kullanma alışkanlığını oturtacağız. Burada da kişiye özel çözüm odaklı tekniklerle hem girişimci ruhunun verdiği değişime ve yenilenmeye hazır olan kişi için kısa vadede işe yarar teknikler gelistirilir, hem de uzun vadede profesyonel ve kişisel yaşama olumlu etki sağlanır.

Müsade ederseniz biraz sizin NLP ile deneyiminizden söz edelim. Siz NLP ile nasıl tanıştınız? Kişisel veya profesyonel zorlukları aşmanızda NLP size nasıl destek oldu? Birkaç örnek verebilir misiniz?

Ben eğitimlerime 2003 yılında Newcastle da başladım, ilk eğitim aldığım akademi Westone NLP, Kate&Toby McCartney İskoçya’da çok basarılı bir çiftin akademisi. Daha sonra Londra’da Martin Wyse ile bilinçaltı ve rüyalar üzerine eğitim aldım. Çok sayıda seminere katıldım. En son katıldığım eğitim NLP’nin yaratıcılarından Richard Bandler tarafından verildi. Yine Richard Bandler’in önümüzdeki Ekim’de Londra’da yapacağı eğitim çalışmasının içinde olacağım. Bana göre, değişen dünyanın içinde insanın düşünce yapısı ve kurumsal kimlikleri de hızla değişiyor. Bu nedenle, eğitim bizim sektörün içinde olan profesyoneller için hep devam etmeli.

NLP bana hem kişisel hem de profesyonel hayatımda cok katkı sağladı. Yine ilk aklıma gelen Kate McCartey ile yaptığım bir sohbette, Kate’in NLP’nin bende ne tür değişiklikler yaptığı sorusuna verdiğim cevap. Neydi NLP öncesi ve sonrasında Sonnur’daki değişiklikler?

Aslında çevremdeki hiç kimse değişmedi, işim, evim, yaşamım hep aynıydı… ama benim düşünce ve bakış açım değişti. Ben olayları yönetebilecek düşünce geliştirme sistemini öğrendim.  Herşeyden önce çözüm odaklı düşünce geliştirmek ve sorun bana aitse sahiplenmeyi öğrendim. Sorun bana ait değilse, gereksiz yere yük etmemeyi öğrendim… bu insana inanılmaz hafiflik veren bir düşünce alışkanlığı ve aynı zamanda etrafinızı da özgür kılıyor.

Birçoğumuz sorunlarla ilgili otomatik olarak analiz, yorum ve yargı geliştiriyoruz. İş hayatımızda da özel hayatımızda da bu şekilde düşünmeyi alışkanlık haline getirmişiz. En büyük eksiğimiz çözüm odaklı düşünme alışkanlığımızın olmaması. Şikayet kodlu düşünce şekilleri de insanı ömür boyu bedenine uygun olmayan kıyafetle dolaşmaya mahkum kılıyor.

Kısaca, NLP bana düşünce, değişim ve tercihlerimde özgürlük ve dinamizmi öğretti. Sanırım bugün etrafımda ilişki halinde olduğum herkesin ortak yorumu olan dinginliğimi NLP’ye borçluyum. Tabii ki sorunlar var yaşamımda, sorunsuz olmak diye bir yaşam şekli yok, ama sorun yönetimini öğrenmek, düşünce dilini değiştirmek, hayatımızı çok daha keyifli ve doyurucu kılıyor.

Bir de oğlumla yaşadığım bir örneği paylaşmak isterim sizinle, hatırlayabileceği ilk aşı deneyimini yasamadan önce çok ciddi tepki verip ağlamıştı. Oysa ki, sorduğumda daha önce aşı olduğunu hatırlamıyordu. Benim ilk tesbitim öğrenmişlikle kodlanmış korku oldu. Arkadaşı ondan bir gün önce aşı olmuş ve canının yandığından bahsetmişti. Oğlum bunu benimle konuştuktan sadece 15 dakika sonra şekil verme yönetimiyle düşüncesini değiştirmeyi başardık. Şekil verme yönteminde çok basit bir yol izledik. Önce korkusunu tanımlaması için birkaç soru sordum oğluma:  Ne hissediyorsun? Nasıl hissediyorsun? Nerende hissediyorsun? Aşı korkusu kendi başından geçen bir tecrübeden değil, arkadaşının anlatımıyla oluşmuştu. Korkusunu tanımlaması korkuyu yenmesi için ilk adım oldu. Tanımladığımız şeylerden korkmayız, korksak bile kontrolümüzde tuttarız. Biz de oğlumla böyle yaptık. Korkunun başlangıç noktasına gidip, o anı tanımladık ve korkusunu geçmişte arkadaşının deneyimini anlattığı ana gönderdik. Ertesi gün aşıya çok rahat gittik, Oğlum aşı o kadar da acıtmıyormuş diye yorum yaptı.

NLP kimler için doğru metot? Kimlere NLP uygulamayı tavsiye edersiniz?

NLP zihinsel olarak kimyasal bir problemi olmayan herkes icin uygundur.

Profesyonel ve iş yaşamında değişim ve gelişime açık herkese tavsiye ederim. Özellikle iş yaşamındaki rekabet bizim zamanla yarışmamız ve bu yarış sırasında kendimizle ilgili sorunları ertelememiz ciddi sorunları beraberinde getiriyor. Sorunlarla mücadele için NLP, düşünce dilini ve tekniklerini öğrenmek bize hem zaman kazandırır, hem de çözüm odaklı düşünme alışkanlığı kazandırır.  Günümüz insanının en çok ihtiyacı olan iki şey. Sonuç, memnuniyet ve rahatlama olacaksa, neden NLP düşünce dili ve tekniklerini öğrenmeyelim. Unutmayalım ki, bugün değişim için birşey yapmazsak, 10 yıl sonrada bulunduğumuz noktada kalmamız kaçınılmazdır.

Kaynak: Dünya Gazetesi