Özeleştiriyle Aranız Nasıl?

0
192

Kime sorulsa özeleştiri yaptığını söyler. Ama herkesin bir üslubu var. Kimisi kendisini acımasızca eleştirir, kimisi kendisine iltimas geçer!

1. Teyzeniz altı aylığına Amerika’ya gitti ve yazlık villasını size emanet etti. İstediğiniz gibi kullanıp tatil yapabileceksiniz…
a) Canınız sıkkın. Hem sorumluluk üstleniyorsunuz, hem de bir sürü karar almanız gerekiyor. Oraya yalnız mı gideceksiniz, kimi götüreceksiniz, arkadaşlarınıza haber verecek misiniz vs. Bir sürü konu!
b) Memnunsunuz, kafa dinlemek için harika bir tatil olacak.
c) Sevinçlisiniz, cümbür cemaat, arkadaşlarınızla harika bir yaz olacak!
d) Memnunsunuz. Orayı kaçamaklarınız (Kafa dinlemek, herkesten uzaklaşmak, özel biriyle takılmak) için kullanacaksınız.

2. Villaya ilk gittiğiniz gün canınızı sıkan bir şey oldu. Ne olabilir?
a) Bütün çiçekler solmuş. Ya teyzeniz bunu sizden bilirse?
b) Teyzenizin yatak odasında bir sürü antidepresan ilaç kutusu gördünüz, demek ki iyi değilmiş.
c) Evde TV yok.
d) Jakuzi bozuk!

3. Villadaki ilk gecenin sabahında kahvaltı için mutfağa indiğinizde alımlı birinin masada kahvaltı etmekte olduğunu gördünüz… İlk sözünüz ne olur?
a) “Siz kimsiniz, burada ne arıyorsunuz?”
b) Önce kendinizi tanıtır ve kim olduğunu sorarsınız.
c) “Aa ne güzel, tatili birlikte mi geçireceğiz?”
d) “Kıyafetim için üzgünüm, sizi beklemiyordum da!”

4. Mutfaktaki misafir teyzenizin yeni eşinin kızı/oğlu olduğunu söyledi, tanıştınız… İlk sorunuz ne olur?
a) Ne kadar kalacaksın?
b) Başka gelecek var mı?
c) Yalnız mısın, bir sevgilin var mı?
d) İyi yemek pişirir misin?

5. Ama içinize bir kuşku düştü…
a) Ya duygusal bir şeyler yaşanırsa?
b) Acaba doğru mu söylüyor?
c) Ya benden hoşlanmazsa?
d) Ya yeterince yalnız kalamazsak?

6. Üç gün kalacakmış…
a) Çok uzun!
b) Sorun olmaz.
c) Çok kısa!
d) Üç gün, birisini tanımak için yeter…

7. Ve o müthiş hoş biri. Sanki kendinizi aşık hissediyorsunuz. O da size karşı boş değil gibi… Yalnız habire çekişiyorsunuz! Kendi kendinize kaldığınızda ne düşünürsünüz?
a) Al başına bela!
b) Ortamdandır, geçici bir heyecandır, geçer…
c) İşte harika bir yaz aşkı!
d) Onun unutamayacağı bir tatil olacak!

8. Alışverişten döndüğünüz bir akşamüstü onu evde çıplak dolaşırken buldunuz. Üstünde hiçbir şey yok! Tepkiniz?
a) “Benden tezahürat bekleme! Sürprizleri sevmem.”
b) “Klimanın uzaktan kumandası mı kayıp?”
c) “Böyle gezdiğine göre bakmamdan rahatsız olmayacaksın demektir!”
d) “Marilyn Monroe’nun yöntemini deneseydin bari. Sıcaklarda iç çamaşırlarını dolapta tutup öyle giyermiş.”

9. Ama o öyle bir şey söyledi ki, söyledikleriniz yüzünden feci mahçup oldunuz. Ne demiş olabilir?
a) “Zil diye bir şey var, değil mi?”
b) “Cilt hastalığım için sürdüğüm ilacın kurumasını bekliyordum.”
c) “Bahçede çiçekleri ilaçlarken bütün ilaç üstüme döküldü, deterjanla yıkanmam gerektiğini söylediler, deterjan nerede?”
d) “Peki üstünde ısınan çamaşırları ne yapıyordu acaba dersin?”

10. Cevabınız?
a) “Anahtar ne için peki? Sadece sağırlar için mi?”
b) “Pardon!”
c) “Deterjanla yıkama konusunda üstüme yoktur!”
d) “Bence üflesen. Buzdolabına bile ihtiyacın yok aslında”

DEĞERLENDİRME
(a)’lar çoğunluktaysa ÖZELEŞTİRİDE KARAMSARSINIZ
Siz aslında tam bir eleştiri insanısınız. Ama iş özeleştiriye gelince, kendinizi eleştirdiğiniz söylenemez ama düş kırıklığına uğradığınızda eğer “suçlu” başkaları değilse özeleştiriye başvuruyorsunuz. Ve şu sonucu çıkarıyorsunuz: Talihsizlikler, aksilikler, size çelme olacak ne varsa hepsi sizi buluyor. Adeta bir lanet deklarasyonuna dönüşüyor!

(b)’ler çoğunluktaysa ÖZELEŞTİRİDE ACIMASIZSINIZ
Siz sık sık özeleştiri yapan birisiniz. Başkalarını nasıl eleştiriyorsanız, kendinizi de aynı şekilde eleştirebiliyorsunuz. Başkalarında hoş görmediğiniz hiçbir şeyi kendinize hak tanımıyorsunuz. Hal böyle olunca da kimsenin kolay kolay beceremeyeceği türden acımasız özeleştirileriniz olabiliyor. Hatta bundan radikal kararlar bile çıkarabiliyorsunuz.

(c)’ler çoğunluktaysa ÖZELEŞTİRİDE KAYTARMACA
Siz ne başkalarını ne de kendinizi eleştirmekten pek hoşlanmayan birisiniz. Çok hoşgörülüsünüz ve düş kırıklıklarında mizah gücünüz sizi kurtarıyor. Herkesi hoş gördüğünüz için pek eleştiriyle işiniz olmuyor. Eh, haliyle kendinizi de pek eleştirmiyorsunuz. Özeleştirinin kıyısına geldiğinizde de çoğunlukla kaytarıyorsunuz.

(d)’ler çoğunluktaysa ÖZELEŞTİRİDE İLTİMAS GEÇİYORSUNUZ
Siz başkalarını çok kolay eleştiriyorsunuz ama iş kendinizi eleştirmeye gelince, yergi neredeyse övgüye dönüşüyor! Başkalarının doğruları değil, sizin doğrularınız önemli. Herkes eleştiriyi hak ediyor ama size gelince es… Bu nedenle de özeleştiri adına soyunduğunuz her neyse sonunda övgüye dönüşmeye yüz tuttuğu için özeleştiriniz iltimas kokuyor.
Testi Hazırlayan: Nilgün Gedikoğlu