PARAPSİKOLOJİ VE TEDAVİ

0
565

PARAPSİKOLOJİ VE TEDAVİ ŞAMAN: ŞİFACI ve PSİKOTERAPİST Stanley Krippner STANLEY KRİPPNER; her ikisi de San Fransisco,’da bulunan Saybrook Enstitüsü ‘nde Psikoloji Profesörü ve California Entegral Çalışmalar Enstitüsü ‘nde Ord. Profesördür. Maimonides (Brooklyn, New York) Tıp Merkezi’ndeki Rüya Ldboratuvarının eski yöneticisi ve Kent (Kent, Ohio) Eyalet Üniversitesi’ndeki Çocuk Araştırma Merkezinin ‘yöneticisi olan Krippner; Insanın Olasılıkları:SSCB’de ve Doğu Avrupa’da Akıl Üzerine Araştırmalar adlı kitabın yazarı ve Rüya Telepatisi, Rüya Çalışması, Şifa Durumları, Şifa Alemleri ve Kişisel Mitoloji adlı kitapların da yardımcı yazartdır. Şamanlar; toplumsal olarak kabul gören, dikkatlerini gönüllü olarak ayarlayarak, normalde alınamayan bilgilere girebilen, bunu cemaatlerinin üyelerinin ve cemaatin bütününün ihtiyaçlarına hizmet etmek üzere yapan pratisyenlerdir. Bir başka deyişle, şamanlar; onlara şamanik statüyü veren toplumsal grubun yararı için kullanabilecekleri gücü ve bilgiyi sağlamak için “ruhlar dünyası”na girdiklerini iddia ederler. Şamanın bütün rolleri arasında en çok görüleni şifacılıktır. Şamanların işlevleri çeşitli mahallerde farklılaşabilir ama hepsi de hastalığı önceden tahmin etmek ve önlemek veya hastalık oluştuğunda teşhis ve tedavi etmek için çağrılrlar. Çağdaş psikologlar gibi şamanlar da şifaya dört noktadan yaklaşırlar: rahatsızlığın yapısı, has­tamn yapısı, mahallin yapısı ve tedavinin yapısı. Şamanların rahatsızlığın yapısını kavramlandırışları, yerden yere ve pratisyenden pratisyene değişir. Bazıları hastalığı doğal sebeplerden (biyolojik ve/veya psikolojik) ve metafiziksel sebeplerden olanlar diye ayırırlar. Son kategori daha da alt kollara bölünebilir, örneğin, dezekarne varlıklar tarafından meydana getirilenler ile büyücülerin meydana getirdikleri arasında; bir kişinin yaptığı yanlış işlerden kaynaklananlar ile bir aile üyesinin suçundan dolayı meydana’ gelenler arasında; geçmiş bir hayattaki küçük suçlardan kaynaklananlar ile hastanın şu anki enkarnasyonundaki faaliyetlerinden kaynaklananlar arasında. Yardım arayan kişinin durumu da kavramlandırmada değişiklikler gösterir. Birçok geleneksel şifa sistemi, “fiziksel” ve “mantal” hastalıklar arasında ayrım yapmaz; insan organizmasını tek bir parça olarak görürler. Yine de hastanın ailesinin veya kabilesinin, hastalığın bir parçası olarak düşünülmesi de pek görülmedik bir şey değildir çünki birey ve cemaat arasındaki çizgiler kesin biçimde çizilmemiştir. Bazı sistemler ise, örneğin yaş, cinsiyet, toplumsal pozisyon veya inanç sistemini temel alarak başka farklılıklar meydana çıkarır. Mahal de önemli bir değişkendir. Bazı mahallerin güç yerleri Olduğu ve bu mahallerin ihlalinin hastalık getirebileceği düşünülur. Diğer yandan, hastanın terapisine, kutsal bir yerin ziyaret edilmesi de eklenebilir. Terapik karşılaşmanın mahalli, hastanın evi, pratisyenin işyeri veya pratisyen tarafından belirlenmiş belirlenmiş bir yer olabilir. Tedavinin yapısı ise bir hayli değişkendir. Bazı geleneksel şifa sistemleri tedaviyi; ilaçla, büyüyle ve mistik kategoriler diyerek ayırırlar -birincisi,bitkisel ilaçlar ve fiziksel müdahaleleri; ikincisi; rahatsız eden “büyü”ye veya “lanet”e karşı gelen ayinleri ve nesneleri (büyülü bitkiler ve onlardan çıkartılanlar) içerir; üçüncüsü, dezekarne varlıkların yardımını isteyerek veya hasta, değişmiş bir şuur haline girdiğinde ruhlarla karşılaşma kapasitesini kullanarak yapılır.