Pokemon GO Çılgınlığının Altında Yatan Psikoloji

0
1530

Bir Pokemon GO oyunudur gidiyor. Tüm dünya bu oyunu konuşuyor ve sokaklarda pokemon aratıyor insanlara. Peki bu oyunun arkasında yatan psikolojik faktörler nedir? Neden dünyada hıza yayılıyor.

Back
Sonraki

Pokemon GO Çılgınlığının Nedenleri ve Psikodinamik Kökleri

80’lerin sonlarında doğanların çocukluk dönemine denk gelen bir çizgi dizi: Pokemon. Enteresan bir etki uyandırdı dünya üzerinde ve büyük bir pazar oluşturdu. Sinema filmleri, oyun kartları, video oyunları, giyim sektörü ve daha birçok alanda söz sahibi oldu. Hepimiz, çizgi dizi kahramanı Ash ile kendimizi özdeşleştirip Pokemon denilen olağanüstü karakterlere sahip olmak istedik. Bakkallarda cips paketlerini bastırarak yoklayıp hangisinde pokemon tasosu var diye kontrol ettik, azar işittik. Gerçek ve sanal birbirine karışmıştı. Hatta Ferhat isimli bir çocuk kendini Pokemon sanıp camdan atladı ve Türkiye’de 4 sezon devam eden çizgi dizi bu olay yüzünden yasaklandı.

O dönemde teyzemin Almanya’dan getirdiği Nintendo marka bir Game Boy’um ve bir de Pokemon oyun kasetim vardı. Aradan yıllar geçmesine rağmen arada açıp oynardım emektar oyuncağımla, çünkü Pokemon büyük bir haz kaynağıydı bizler için. Çizgi dizi Türkiye’de yasaklanmış olmasına rağmen aradan geçen yıllarda Pokemon, piyasanın ve zihnimizin bir yerinde akmaya hep devam etti, unutulmadı. Şu an çalışma odamda peluş, eski bir Charmender mevcut mesela.Pokemon Go hands on

Derken çok enteresan, belki de planlanmış bir hamle geldi ve Pokemon’un sahibi Nintendo, Pokemon GO adında arttırılmış sanal gerçeklikle desteklediği bir mobil oyunu piyasaya sürdü ve hisseleri bir anda %61 değer kazandı. Telefonunuzun kamerasıyla oynanan bu oyun, yürüyerek Pokemon aramanızı ve Pokemonları yakalayıp savaştırmanızı, geliştirmenizi esas alıyor. Şirketin bulunduğunuz bölgedeki harita üzerine işaretledikleri bazı noktalarda Pokemon yakalama ve Pokemon malzemesi toplama şansınız daha da artıyor. Oyun henüz dünyanın birçok yerinde resmi olarak yayınlanmamasına rağmen kullanıcılar farklı yöntemlerle oyunu indirip dünyanın gündemini değiştirmeye başladı bile. Televizyon kanalları, gazeteler, sosyal medya ve güncel hayatın her alanında Pokemon haberleriyle karşılaşmak mümkün.

Bazı otoyollara uyarı olarak ‘Araba sürerken Pokemon oynamayın’ uyarıları asıldı, hırsızlar Pokemonların yoğun olduğu ıssız yerlere pusu kurup insanları gasp etti, en son Nişantaşı’nda bir Pokemon GO kullanıcısı elindeki telefonla karakol önündeki garip hareketleri sebebiyle gözaltına alındı. Dünyadan ve ülkemizden bunlar gibi onlarca enteresan haber duyduk ve duyacağız.

İş çok garip bir hal almaya başladı. İnsanlar bireysel ve gruplar halinde şirketin belirlediği noktalar üzerinde hareket edip Pokemon topluyor ve o istasyonlardaki gym’lerde Pokemonlarını savaştırıyor. Alışveriş merkezleri, kafeler ve şehrin bazı noktalarında kümelenmiş bir şekilde ellerindeki telefona bakıp Pokemon yakalamaya çalışan ağırlıklı olarak 25 yaş üstü insanlar görüyoruz. Kendi irademizi göz göre göre Nintendo’nun eline verip bizi yaşadığımız şehir içerisinde yönlendirmesine, evlerimizden çıkartıp istediği yerlerde vakit geçirmemize ve istediği modeldeki insanlarla ‘sosyalleşmemize’ müsaade ediyoruz. Bu kabus gibi duruma, bu kadar kısa bir süre içerisinde, nasıl bu kadar kolay nasıl alıştık ve normalleştirdik peki? Hangi ara komutla av toplayan avcı robotlar haline gelebildik? Bir hatırlatmada bulunalım oyunun şu an çok kısıtlı bir bölümünü oynuyoruz, oyunu daha da cazip hale getirecek Pokemon savaşları henüz kullanıcıların erişimine açılmadı, bu özelliğin oyuna eklenmeye başlamasıyla beraber gelişmelerin çok farklı bir boyuta taşınacağı kanaatindeyim.

Back
Sonraki