Pozitif Psikoloji

0
748

Amerikan Psikoloji Derneği başkanıyken beni medya hakkında eğitmeye çalıştılar ve CNN ile karşılaşmam bugün konuşacaklarımı da özetliyor bu da optimist olmak için 11′inci neden oluyor. Discover’ın editörü bize 10 tanesini söyledi, ben de size 11′inciyi anlatacağım.
Bana gelip, CNN, dedi ki, “Profesör Seligman, bize psikolojinin bugünkü durumu hakkında bilgi verir misiniz? Sizinle bu konu hakkında görüşmek istiyoruz.” Ve ben “Harika.” dedim. Ve o da “Ama bu CNN, bu yüzden çok kısa konuşacaksınız.” Ben de “Peki, kaç kelime edebilirim?” dedim. Ve “Ee, bir kelime.” dedi.

(Gülüşmeler)

Ve kameralar çalıştı ve dedi ki, “Profesör Seligman, günümüz psikolojisinin durumu nedir? ” “İyi.”

(Gülüşmeler)

“Kes. Kes. Bu olmaz. Size biraz daha uzun yer versek daha iyi olacak.” “Peki, bu sefer kaç kelime söyleyebilirim?” “Bence, peki, iki kelime. Doktor Seligman, günümüz psikolojisinin durumu nedir?” “İyi değil.”

(Gülüşmeler)

“Bakın, Doktor Seligman, çok rahat olmadığınızı görebiliyoruz. Size gerçekten doğru dürüst bir zaman vermeliyiz. Bu sefer üç kelime hakkınız var. Profesör Seligman, günümüz psikolojisinin durumu nedir?” “Yeterince iyi değil.” Ve hakkında konuşacağım konu da bu.

Psikolojinin neden iyi ve neden iyi olmadığını söylemek istiyorum ve gelecek 10 yılda, nasıl daha iyi olabileceğini. Ve paralel bir özetle, aynı şeyleri teknoloji, eğlence ve tasarım, hakkında da söylemek istiyorum, çünkü bence konular çok benzer.

Peki psikoloji neden iyiydi? 60 yıldan fazla bir zamandır, psikoloji hastalık modeli ile çalıştı. 10 yıl önce, bir uçaktayken, yanımda oturana kendimi tanıtırken ve işimi söylerken, benden uzaklaşırlardı. Ve çünkü, haklı olarak, psikoloji sendeki sorunu görmekle ilgilidir, diyorlardı. Kaçığı göster. Ve şimdi insanlara ne yaptığımı söylediğimde, bana yanaşıyorlar.

Ve psikoloji ile ilgili iyi olan şey, Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsü’nün yaptığı yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım, hastalık modeli ile ilgili çalışma, psikoloji ile ne demek istediğiniz, 60 yıl önce bu hastalıkların hiçbirinin tedavi edilebilir olmadığıydı – tamamen belirsizlikti. Ve şimdi bunların 14′ü tedavi edilebilir, 2′si de aslında iyileştirilebilir.

Ve diğer bir şey de bir bilimin gelişmesidir, bir akıl hastalığı bilimi. Depresyon, alkolizm gibi belirsiz kavramları alıp onları kesin bir şekilde ölçebileceğimizi gördük. Akıl hastalıklarının sınıflandırılmasını yapabileceğimiz de. Akıl hastalıklarının nedenselliğini anlayabileceğimizi de. Bir süre boyunca aynı insanlara bakabilir – örneğin, genetik olarak şizofreniye yatkın insanlara, ve anneliğin, genetiğin buna etkisi nedir diye sorabiliriz, akıl hastalıkları üzerinde deneyler yaparak ve üçüncü değişkenleri ayırabiliriz.

Ve en iyisi, son 50 yıl içinde, ilaç ve psikolojik tedavileri icat edebildik ve sonra bunları titizlikle randomize plasebo-kontrollü çalışmalarla test edebildik – çalışmayan kısımları atıp çalışanları saklayabildik.

Ve bunun sonucu, psikoloji ve psikiyatrinin, son 60 yıldır, mutsuz insanları daha az mutsuz yaptığını iddia edebiliriz. Ve bence bu müthiş. Bununla gurur duyuyorum. Ancak iyi olmayan, bunun sonucunda, üç şey var.

İlki ahlaki – psikologlar ve psikiyatristler suç bilimcileri, patoloji araştıranlar haline geldiler öyle ki, insan doğası fikrimiz, eğer başın dertteyse tuğlalar üzerine yığılır, idi. Ve insanların seçimler yaptığı ve kararlar aldığını unuttuk. Sorumluluğu unuttuk. Bu ilk bedeldi.

İkinci bedel, siz insanları unuttuk. Normal hayatları iyileştirmenin ne demek olduğunu unuttuk. Nispeten sorunsuz insanları daha mutlu, daha üretken yapma misyonumuzu unuttuk, ve deha, üstün yetenek gibileri kötü kelimeler oldu. Kimse bununla ilgili çalışmıyor.

Ve hastalık modeliyle ilgili üçüncü problem, sorunu olan insanlarla ilgili bir şey yapma telaşı, hasarı tamir etmek için bir şey yapma telaşı, hiç aklımıza insanları daha mutlu kılacak müdahalelerde bulunmak gelmiyor, olumlu müdahaleler.

Yani bu yüzden iyi değil. Yani bu Nancy Etcoff, Dan Gilbert, Mike Csikszentmihalyi ve benim gibi insanları olumlu psikoloji diye adlandırdığım şey üzerinde çalışmaya itti, ki onun üç amacı var. İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği. Hasarlı yanları iyileştirmeye çalıştığı kadar güçlü yanlarıyla da ilgilenmeli. Hayatta en iyi şeylerle ilgilenmeli, ve normal insanların hayatlarını tatmin olacakları hale getirmeye çalışmalı, aynı zamanda deha ve yüksek yetenek yetiştirmekle ilgilenmeli.

Yani son 10 yıldır ve umarım gelecekte olumlu psikoloji biliminin başlangıcını gördük, hayatı yaşanır kılacak bir bilimin başlangıcı. Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı. Ve herhangi biriniz, ücretsiz, bu siteye girebilir, ve tam teşekküllü mutluluk testlerini yapabilirsiniz. Olumlu duygulara, anlama, akışa, ve tam olarak yüzbinlerce insana karşı nasıl işlerin doğru gitmesini sağlayacaksınız, bunu sorabilirsiniz? Çılgınlıkların tanısal el kitabının aksini yarattık: cinsiyet orantısına bakarak güçlü tarafların ve erdemlerin bir sınıflandırılması, nasıl tanımlandıkları, nasıl teşhis edildikleri, onları neyin oluşturduğu ve neyin engel olduğu. Olumlu durumların nedenlerini keşfedebileceğimizi bulduk, sol hemisfer aktivitesi ve sağ hemisfer aktivitesi arasındaki ilişkinin bir mutluluk nedeni olduğunu.

Hayatımı son derece bedbaht insanlarla çalışarak geçirdim, ve şu soruyu sordum, son derece bedbaht insanların bizden ne farkı var? Ve yaklaşık altı yıl önce başlayarak, son derece mutlu insanlar ve nasıl diğerlerinden farklı olduklarına dair sorular sorduk? Ve anlaşıldı ki sadece tek bir yol var. Daha çok dindar değiller, daha iyi durumda değiller, daha fazla paraları yok, daha iyi görünüşlü değiller, daha fazla iyi olay başlarına gelmiyor ya da kötü olaylar. Farklı oldukları tek bir şey var: Son derece sosyaller. Cumartesi sabahı seminerlerde oturmuyorlar. (Gülüşmeler) Yalnız zaman geçirmiyorlar. Her birinin romantik bir ilişkisi var ve her biri geniş bir arkadaş repertuvarına sahip.

Ancak şuna dikkat edin. Bu sadece bağlantılı bilgi, tesadüfi değil, ve birazdan bahsedeceğim Hollywood’un anladığı mutlulukla ilgili: coşkunluğun ve kıkırdamanın ve sevincin mutluluğu. Ve birazdan bunun yeterli olmadığını öne süreceğim. Yüzyıllar boyunca yapılan müdahalelere bakarak başlayabileceğimizi bulduk, Buda’dan Tony Robbins’e kadar. İnsanları mutlu edeceği iddiasıyla, yaklaşık 120 müdahale yapılmaya çalışılmış. Ve bunların çoğunu nasıl kullanabileceğimizi anladık ve aslında randomize yararlık ve etkinlik ödevleri yürüttük. Bu da, hangisi insanları daha uzun süreli daha mutlu kılıyor, demek. Birkaç dakika içinde bazılarının sonuçlarından bahsedeceğim.

Ancak bunun sonucu şu; psikolojinin sahip olmasını istediğim misyon, zihinsel hastalıkların tedavisi misyonuna ek olarak, ve bedbaht insanları daha az bedbaht yapma misyonuna ek olarak, psikoloji insanları daha mutlu kılabilir mi? Ve bu soruyu sormak – mutlu pek sık kullandığım bir kelime değil – mutlu kelimesi ile ilgili sorulabileceğe kadar parçalamamız gerekiyordu. Ve inanıyorum ki üç farklı – ve onlara farklı diyorum çünkü farklı müdahaleler onları oluşturdu, birine sahip olmaktansa diğerine sahip olmak mümkün – üç farklı mutlu hayat var. İlk mutlu hayat, keyifli hayat. Bu, sahip olabileceğin en çok pozitif duyguya sahip olduğun, ve bunu daha da genişleteceğin yeneteğinin olduğu hayat. İkincisi, bağlılık hayatı: İşinde, ebeveynlikte, sevginde, serbest zamanındaki hayatın, zamanın senin için durduğu hayat. Aristo’nun bahsettiği budur. Ve üçüncüsü, anlamlı hayat. Şimdi bu hayatların her biri hakkında ve bunlarla ilgili ne bildiğimiz hakkında konuşacağım.

İlki keyifli hayat ve basitçe bulabileceğimizin en iyisi, alabileceğiniz keyiflerin en fazlası, yaşayabileceğiniz olumlu duyguların en fazlası, ve zevk verici, düşünceli gibi yetenekleri öğrenmek bunları zamana ve mekana yayıp genişletmek ile ilgili. Ancak keyifli hayatın üç kusuru var, ve bu yüzden psikoloji mutluluk bilimi değil ve bu yüzden burada bitmiyor.

İlk kusur, anlaşılan o ki keyifli hayat, olumlu duygu deneyiminiz kalıtsal, yaklaşık yüzde 50 kalıtsal, ve aslında pek değiştirilebilir değil. Yani Matthieu, ben ve diğerlerinin bildiği hayatınızdaki olumlu duyguları artırmaya yönelik numaraların yüzde 15-20′si numaradır, daha fazlasını almak yani. İkincisi, olumlu duygu yerleşir. Hatta çok hızlı bir şekilde yerleşir. Aynı Fransız vanilyalı dondurması gibi, ilk tattığınızda tadı yüzde 100′dür altıncı tadıma geldiğinizde, tadı gitmiştir. Ve, dediğim gibi, özellikle şekillendirilebilir değildir.

Ve bu da bizi ikinci hayata götürüyor. Ve size arkadaşım Len’den bahsetmeliyim, olumlu psikolojinin neden daha çok olumlu duygu, daha fazla keyif geliştirmekle ilgili olduğunu anlatabilmek için. Hayatın üç önemli alanının ikisinde, henüz 30 yaşındayken, Len inanılmaz derecede başarılıydı. İlk alan işti. 20 yaşına geldiğinde, borsa simsarıydı.. 25 yaşına geldiğinde ise bir multimilyonerdi ve bir borsa komisyon şirketinin başkanıydı. İkincisi, oyunda. Len ulusal briç şampiyonudur. Ancak üçüncü alanda, aşkta, Len sınırtanımaz bir başarısızdır. Ve bunun nedeni, Len’in soğuk bir balık gibi olması. (Gülüşmeler)

Len içe kapanıktır. Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok. Yıkıl karşımdan. Ve Len bir Park Caddesi psikanalistini karşılayacak kadar zengindi, psikanalist beş yıl boyunca Len’in olumlu duygularını bir şekilde içine hapsetmesine neden olan cinsel travmayı bulmaya çalıştı. Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu. Anlaşıldı ki Len Long Island’da büyümüştü ve futbol oynamış ve futbol izlemiş, ve birç oynamıştı. Len, bizim olumlu duygulanım dediğimizin yüzde 5′inin dibindeydi.

Soru şu; Len mutsuz muydu? Ve olmadığını söylemek istiyorum. Psikolojinin bize söylediğinin tersine, olumlu duygulanımı olan insanoğlunun en alttaki yüzde 50′sine bakarak bence Len tanıdığım en mutlu insanlardan biri. Mutsuzluğun cehennemine teslim olmamış ve çünkü Len, birçoğumuz gibi, akış konusunda müthiş kabiliyetli. Sabah 9:30′da Amerikan Borsasına adımını attığında zaman onun için duruyor. Ve kapanış ziline kadar duruyor. İlk kart oynandığında, turnuvanın biteceği 10 gün sonraya kadar, zaman Len için duruyor.

Ve bu aslında Mike Csikszentmihalyi’nin bahsettiği, akış hakkında, ve keyif almaktan çok önemli bir şekilde farklı. Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz. Düşünce ve duygudur. Ama Mike’ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz. Müzikle tek olursunuz. Zaman durur. Derin bir konsantrasyon yaşarsınız. Ve bu aslında iyi bir hayat olarak düşündüğümüz şeyin karakteristiğidir. Ve bunun için bir tarif vardır diye düşünürüz, ve en güçlü taraflarınızı bilmekle ilgilidir. Ve yine, beş en güçlü özelliğiniz nedir bulabileceğiniz geçerli bir test var. Ve sonra hayatınızı onları olabildiğince kullanabileceğiniz şekilde yeniden şekillendirebileceğiniz. İşinizi, aşk hayatınızı, oyununuzu arkadaşlığınızı, ebeveynliğinizi yeniden şekillendirebileceğiniz.

Tek bir örnek: birlikte çalıştığım biri Genuardi’de (marketler zinciri) çalışıyordu. İşinden nefret ediyordu. Kolejde okuduğu süre içinde çalışıyordu. En güçlü özelliği sosyal zekasıydı, böylece torbalama işini onunla karşılaşanların gününü en güzel anlardan biri yapmak üzere şekillendirdi. Şimdi açıkçası başarısız oldu. Ancak yaptığı şey en güçlü özelliklerini alıp, ve mümkün olduğunca kullanmak üzere yeniden şekillendirmekti. Bundan çıkaracağınız güleç yüzlü olmanız gerektiği değil. Debbi Reynolds gibi görünmüyorsunuz. Kıkrdayıp durmuyorsunuz. Burada ulaştığınız daha çok kendini verme. Yani ikinci yol. İlk yol, olumlu duygu. İkinci yol, huzurlu akış.

Üçüncü yol, anlam. Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda. Ve bu görüşteki anlam – huzura paralel olarak, en güçlü yanlarınızdan haberdar olup onları kullanmak sizden daha büyük bir şeye ait ve onun hizmetinde olmayı içerir.

Tüm bu üç tip hayattan bahsettim, keyifli hayat, iyi hayat, anlamlı hayat, insanlar şu soru üzerinde derin düşünüyor, bunlar yaşamları geri dönmemek üzere değiştiren şeyler midir? Ve cevap evet gibi duruyor. Ve size bazı örneklerini vereceğim. Dikkatli bir tavırla yapıldı. Hangisinin işe yaradığını anlamak için ilaçları test ettiğimiz şekilde yapıldı. Yani farklı müdahalelerin randomize atama yapılan, plasebo kontrollü, uzun dönemli çalışmalarını yapıyoruz. Keyifli hayat konusunu insanlara anlatırken, hayattan nasıl daha fazla keyif alacaklarını, ve hangi tip müdahalelerin etkili olduğuna örnek vermek için verdiğimiz ödevlerden bir tanesi düşüncelilik ve tat alma yeteneklerini alıp harika bir gün tasarlamanız isteniyor. Gelecek cumartesiyi kendinize ayırın, kendiniz için güzel bir gün tasarlayın, ve tat alma ve düşünceliliğinizi bu keyfi artırmak için kullanın. Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.

Minnet ziyareti. Şimdi benimle birlikte hepinizin yapmasını istiyorum, eğer yapabilirseniz. Gözlerinizi kapatın. İnanılmaz derecede önemli bir şey yaparak hayatınızı iyi yönde değiştiren ve asla uygun bir şekilde teşekkür etmediğiniz birini hatırlamanızı istiyorum. Bu kişi yaşıyor olmalı. Tamam mı? Şimdi, tamam, gözlerinizi açabilirsiniz. Umarım hepiniz böyle bir insan hatırlıyorsunuz. Minnet ziyaretini öğrenirkenki ödeviniz bu kişiye 300 kelimelik bir mektup yazmanız, Phoenix’ten telefonla aramanız, ziyaret edip edemeyeceğinizi sormanız, nedenini söylememeniz, kapıda belirmeniz, mektubunuzu okumanız – bu olurken herkes ağlar – ve bir hafta, bir ay sonra insanları test ettiğimizde, hatta üç ay sonra, hem daha mutlu, hem de daha az depresiftiler.

Diğer bir örnek, çiftleri bir araya getirdiğimiz güç buluşmasında güç testinde birbirlerinin en güçlü taraflarını tanımlamalarını, ve daha sonra her birinin en güçlü yanlarını kullandıkları bir gece tasarlamalarını istiyoruz, ve bunun ilişkileri güçlendiren bir şey olduğunu bulduk. Ve eğlenceye karşı hayırseverlik. Ancak böyle bir grupta olmak çok yüreklendirici, öyle bir grup ki bir çoğunuz hayatlarını hayırseverliğe çeviriyor. Benim lisans öğrencilerim ve çalıştığım insanlar şunu henüz keşfetmediler, aslında insanların düşünceli ve eğlenceli bir şey yapmalarını ve sonra buna karşı bir şey yapmalarını sağladık. Ve eğlenceli bir şey yaptığınızda bulduğumuz şey, bir kare çizer ve azalarak biter. Hayırlı bir şey yaparak başka bir insana yardım ettiğinizde, bu devam eder ve eder. Yani bunlar olumlu müdahalelere örnekler.

Söyleyeceğim son şeye ek de insanların hayattan ne kadar tatmin olduklarıyla ilgilendiğimiz ve bu gerçekten sizinle ilgili. Ve bu bizim hedef değişkenimiz. Ve üç farklı yaşantının fonksiyonu olarak şu soruyu soruyoruz, hayattan ne kadar tatmin duyuyorsunuz? Ve soruyoruz – ve bunu 15 kez binlerce insanın katıldığı tekrarlarla yaptık – keyif arayışı, olumlu duygu arayışı, keyifli yaşam, bağlılık arayışı, zamanın sizin için durması, ve anlam arayışı sizin hayattan tatmin olmanıza ne derece katkı sağlıyor?

Ve sonuçlar bizi şaşırttı, beklediğimizin tam tersiydiler. Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı. Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi. Bağlılık arayışı da ayrıca çok güçlüydü. Keyifin önemli olduğu durum, eğer bağlılık ve anlama sahipseniz, o zaman keyif hepsinin üzerindeki krema ve vişne gibi. Yani dolu bir hayat, eğer her üçüne sahipseniz, toplamı parçalardan daha büyük. Buna karşılık, üçünden hiçbirine sahip değilseniz, boş bir hayat, toplam parçalardan da azdır.

Ve şimdi soruyoruz aynı ilişki, beden sağlığı, hastalıklılık hali, ne kadar süre yaşadığınız, üretkenliğiniz, aynı ilişkiyi sürdürebildiğiniz? Bu, bir kurumda, üretkenlik olumlu duygu, bağlılık ve anlam fonksiyonu mudur? Sağlık olumlu bağlılık, keyif, ve hayatta anlamın fonksiyonu mudur? Ve bunların her birine verilecek cevabın elbette evet olmasının bir nedeni var.

Chris son konuşmacının dinlediklerini birleştirmeye çalışmak için bir şansı olacağını söyledi, ve bu benim için inanılmaz. Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım. Konuşmacıların bu kadar kendilerini aşmak için çalıştıklarını görmemiştim, en kayda değer şeylerden biri de buydu. Ancak anladım ki psikolojinin sorunları teknolojinin, eğlence dünyasının ve tasarımın sorunlarına şu şekilde benzer görünüyor. Hepimiz teknoloji, eğlence ve tasarımın daha önce ve yine yok edici amaçlarla kullanılabileceğini biliyoruz. Aynı zamanda teknoloji, eğlence ve tasarımın ızdırabı azaltmak için de kullanılabileceğini biliyoruz. Ve bu arada, ızdırabı azaltmakla mutluluğu kurmak arasında var olan fark son derece önemlidir. Bundan 30 yıl önce terapist olduğumda, eğer birisini depresif, endişeli, ya da öfkeli olmamasını sağlayacak kadar iyiysem, o zaman onları mutlu kılabileceğimi sanıyordum. Ve asla bunu başaramadım. En iyi yapabileceğinizin sıfır noktasına ulaşmak olduğunu gördüm. Ama bomboştular.

Ve anladım ki mutluluk yetenekleri , keyifli yaşam yetenekleri , bağlılık yetenekleri , anlam yetenekleri ızdırabı azaltma yeteneklerinden farklıydı. Yani benzer şeylerin teknoloji, eğlence ve tasarımla birbirlerini bir arada tuttuklarına inanıyorum. Yani, dünyamızın bu üç itici gücü için mutluluğu artırmak, olumlu duyguyu yükseltmek mümkün görünüyor, ve bu tipik olarak nasıl kullanıldıklarını gösteriyor. Ancak mutluluğu bir kez benim gibi parçalara ayırırsanız, sadece olumlu duyguyu değil – bu asla yeterli değil – hayatta akış var, ve hayatta anlam var. Lauralee’nin söylediği gibi, tasarım, ve inanıyorum ki eğlence ve teknoloji, hayatta bağlılığın anlamını yükseltmek için de kullanılabilir.

Sonuç olarak, optimizm için 11′inci neden, uzay asansörüne ek olarak, şu ki, teknoloji, eğlence ve tasarımla bilikte dünya üzerindeki insan mutluluğunun ağırlığını değiştirebileceğimize inanıyorum. Ve eğer teknoloji gelecek bir ya da iki on yılda keyifli hayatı, iyi hayatı ve anlamlı hayatı yükseltebilecekse, bu yeterince iyi olacaktır. Eğer eğlence de olumlu duyguyu, anlamı, huzuru yükseltmek için dönüştürülebilirse, bu yeterince iyi olacaktır. Ve eğer tasarım olumlu duyguyu, huzuru, ve akışı, ve anlamı artırabilirse, hepimizin birlikte yaptığı yeterince iyi olacaktır. Teşekkürler. (Alkışlar)
Kaynak: http://www.ted.com/