Psikanalizi İşleyen “A Dangerous Method” Filmi İzleyiciyle Buluştu

0
553

David Cronenberg’in ‘A Dangerous Method’u beklendiği üzere şimdiden 68. Venedik Film Festivali’nin yıldızı. Kanadalı yönetmenin Freud ve Jung arasındaki rekabeti konu aldığı filmi, büyük ödül Altın Aslan’ın favorilerinden. Festivalde önceki gün gösterimi yapılan ‘A Dangerous Method’un ardından gelen yüksek volümlü alkış ve çığlıklar bu yıl Cronenberg yılı mı olacak diye düşündürüyor. Ünlü yönetmen, “Bu yıl festival 68. yılını kutluyor ve festivalin açılış günü aynı zamanda benim 68. doğum günüm. Bu tarihten itibaren benim için bazı şeyler değişecek ve işimde daha da gelişeceğim” sözleriyle bu yılın kendisi için bir milat olduğunun da altını çiziyor. Yaptığı işi ise şöyle tanımlıyor: “Ben sadece çekilmesi istenen bir filmin yönetmenliğini yaptım, hikayeyi ‘Cronenbergleştirme’ye çalışmadım.”

Filmin başarısına bakarken elbette ki, sadece Cronenberg’i değil diğer unsurları da hesaba katmalı. Christopher Hampton’un yazdığı senaryo ve Keira Knightley (Sabina Spielrein), Viggo Mortensen (Sigmund Freud) ile Michael Fassbender’ın (Carl Jung) oyunculukları da filmi favori listesine taşıyan en önemli etkenlerden. Keira Knigthley, Hampton’un senaryosuna yanıt vermeden önce bir yığın araştırma yaptığını, psikanalistlerle görüştüğünü ve evde psikanaliz kitaplarından bir dağ oluşturduğunu da belirtiyor. Üstünde bu kadar çalışılmış bir performans, hakkında yapılan tüm övgü dolu eleştirileri hak ediyor olsa gerek.

Oyunculara Psikanaliz

‘A Dangerous Method’un odağında Sigmund Freud ve Carl Jung’ın Sabina Spielrein adlı hastayla tanışmalarından sonra yaşadıkları gerilim var. İki isim arasındaki teorik anlaşmazlıkları konu edinen film, aynı zamanda duygusal bir çatışmaya da parmak basıyor. Konusu ile Venedik Film Festivali’ndeki izleyiciyi büyüleyen film, psikanaliz sürecini ayrıntılarıyla aktarmasının yanı sıra Cronenberg’in yönetmenlik stilini de ortaya koyuyor. Çünkü Cronenberg, çekimlerin başında bütün oyuncularının psikanalize ihtiyaç duyduğunu, çünkü en başta hepsinin çok şaşkın olduğunu, daha sonra da çekimler esnasında çok eğlendiklerini vurguluyor.

Filmin Fragmanı


 

Yine önceki gün gösterilen filmlerden biri olan Philippe Garrel’in yönettiği ‘Un Eté Brulant’ın, ‘A Dangerous Method’ kadar ses getirdiği söylenemez. Ama, filme Monica Belluci’nin çıplak sahnelerinin damga vurduğu bir gerçek.

Festivalin merakla beklenen ancak yarışma dışı gösterilecek filmlerinden biri olan Steven Soderbergh’in ‘Contagion’ adlı filmi ise dün gösterildi. Dünyayı etkisi altına alan bir salgının konu alındığı film, Jude Law, Matt Damon, Gwyneth Paltrow, Kate Winslet, Laurence Fishburne gibi bol yıldızlı bir kadroya sahip. Ancak film yıldızlarının perdede mümkün olduğunca uzun süre kalmasına alışık izleyiciler, ‘Contagion’dan şaşırarak ayrılabilir.

Filmin basın toplantısında yıldız mefhumunun sinemanın başlangıcından bu yana yaşamasının bir sebebi olduğunu söyleyen yönetmen Steven Soderbergh, tanıdık bir yüz görmenin izleyiciler için iyi bir referans noktası olduğunu, böylece hikayeye daha kolay dahil olabileceklerini belirtti. ‘Contagion’, korku, panik ve küreselleşme gibi temaları bireysel fedakarlık ve bencillik hikayeleri ışığında işliyor.

Filmin oyuncularından Gwyneth Paltrow, ölüm, şiddet ve ayrıntılı otopsi sahneleri içeren bu filmi çocuklarına seyrettirip seyrettirmeyeceği sorusuna “Benim çocuklarım, henüz ‘Bebe’yi bile seyredemiyorlar, o yüzden sanırım uzun bir süre bunu da seyredemeyecekler” diye yanıt verdi. Filmin senaristi Scott Burns ise, Çin’de 2003’te yaşanan SARS salgınının ‘Contagion’un ilham kaynaklarından biri olduğunu belirtti.

Kaynak: Radikal