Psikiyatrinin Karanlık Yüzü

0
398

Psikiyatrist Mutluhan İzmir, ‘Antidepresan Tuzağı’ adlı kitabında Psikiyatri biliminin ilaç kapitalizmiyle kirli ilişkisini eleştirel bir bakış açısıyla ele alıyor.

“En basit kaygıların, en insani endişelerin ‘depresyon’ olarak yaftalandığı bir zamanda yaşıyoruz. Hayatın normal akışı içindeki sıradan üzüntüleri yaşayanların hepsi psikiyatri sektörü nezdinde potansiyel birer hasta. Ve sektöre göre bu devasa potansiyelin tamamı antidepresan ilaçlar kullanmak zorunda.”

Bu sözler, Psikiyatrist Mutluhan İzmir’e ait. ‘Antidepresan Tuzağı’ adıyla kitap çıkaran İzmir, antidepresan ilaçlarla ilgili ilginç açıklamalarda bulunuyor. İzmir’in verdiği rakamlar çarpıcı: Bu ilaçların kullanımı Türkiye’de 2003 yılında yaklaşık 14 milyon kutuyken, 2012 yılında 37 milyon kutuyu aşmış bulunuyor. Psikiyatrist İzmir, “Şimdi neredeyse her ev ağzına kadar bu ‘mutluluk’ haplarıyla dolu, onları kullanıyoruz ve ‘mutlu’ olduğumuzu zannediyoruz! Gereksiz depresyon teşhisi ve gereksiz ilaç kullanımı almış başını gitmiş durumda” diyor.

Meslek hayatı boyunca, uzun süreli antidepresan kullanımının insanlarda yarattığı riskleri, ‘sinsi’ kişilik değişimlerini ve intihar eğilimini gözlemlediğini belirten Mutluhan İzmir, psikiyatri pratiğinin, insanlara bol miktarda ilaç kullandırma pratiğine dönüştüğüne tanık olduğunu söylüyor. Psikiyatrist Mutluhan İzmir, belki toplumun %5’i için gerçekten gerekli olan bu ilaçların kullanım oranının %50’leri aşınca dayanamadığını, bu gidişe ‘dur’ demek ve halkı tuzaklara karşı uyarmak için bu kitabı yazdığını belirtiyor.