Ruslar Uzaylı Otopsisi Yaptı Mı?

0
185

Rusya’daki uzaylı otopsisi herkesi şaşırttı

1996 yılında Rusya’da yapılan uzaylı otopsisi görüntüleri herkesi şaşkına çevirdi.

1996 yılında Rusya’da ağaçlık alanda kaza yaparak parçalara ayrılan UFO’ya el koyan Rus ordusu, yaşanan olayı dünyaya duyurmuştu. Ellerinde olay anına ait sadece bir fotoğraf karesi bulunduğu için yıllarca gerçek olup olmadığı tartışılan görüntülere aradan yıllar geçtikten sonra yeni bir video eklenmişti.

Bu görüntüleri yıllar sonra ele geçirip dünya ile paylaşan Rus medyası, yeniden ‘o’ görüntüleri gündeme getirdi.

AMERİKAN MEDYASI YALANLADI AMA

Amerika medyası bu görüntülerin sahte olduğunu iddia ederken, Rus uzmanlar ise görüntülerin gerçek olduğunu düşünüyor. Dış basın ise Rus medya organlarının son dönemde uzaylı haberlerine ağırlık vermesine dikkat çekiyor. Özelikle Pravda Gazetesi’nin geçtiğimiz aylarda yine bir grup bilimadamının uzaylılarla temasa geçtiğini iddia etmesi dünya basınında yankı uyandırırken, bir yandan da bu görüntülerin tekrar niçin gündeme getirildiği sorusuna cevap bulunmaya çalışılıyor.

OLAYIN OLDUĞU YIL YAPILAN BİR HABER

Bir başka gezegenden geldiği iddia edilen ve canavara benzeyen bir yaratığın kullanmakta olduğu uçan dairenin enkazı, Gürcistanlı Vasili Dubinshev adında 43 yaşında bir köylü tarafından bulundu.

Rus polisine verdiği ifadeye göre, V. Dubinshev, sabah saat altıda traktörle tarlaya giderken birdenbire gökyüzünde bir gürültü duymuş, başını yukarıya kaldırınca 120 – 150 metre yükseklikte hareketsiz duran bir uçan daire görmüştür. Uçan dairenin çevresi yeşil, sarı ve kırmızı ışıklarla bezenmiş bir haldeydi. Şaşkın köylü, uçan dairenin havada ne kadar kaldığını tayin edemiyor. Belki beş dakika, belki de yarım saat. Ama sonra birdenbire UFO’nun hızla ilerlemeye başladığını görüyor. Uzay aracı ileriye atılıyor. Bir an sonra yolun dönemecindeki bir küçük tepenin arkasından bir patlama sesi duyuluyor. Gökyüzüne mantara benzeyen renkli bir bulut yükseliyor.

Dubinshev, ifadesine şöyle devam ediyor:

«Hemen traktörü patlama noktasına doğru sürdüm. Uçan dairenin geniş bir alana dağılmış parçaları, küçük tepenin çevresindeydi. Parçalar beyaza çalar renkte bir ma­denden yapılmıştı. Derhal polise haber verdim.»

Polis olay yerinde yaptığı araştırmalar sırasında, küçük tepeye yakın ormanın içinde ölü bir yaratık bulmuştu. Bu, insandan ziyade bir sürüngen canavara benzeyen cansız gövde, derhal emniyet altına alınmıştı. Ayrıca kaza yerindeki parçalar ve toprak üzerindeki toz kalıntılarından bir kısmı toplanmıştı.

Yaratığın boyu 132 cm. dir. Duruşu insanı biraz olsun andırmaktadır, Boynu çok kısa, kirpikleri ve gözleri yuvarlaktır. Başında saç yoktur. Burun küçük bir delikten ibarettir. Ağız küçük ve yumuşaktır. İki kulağı vardır. Derisi kırmızı kahverengidir ve buruşuktur. Bütün vücudu ince mavi damarlar kaplamıştır.

Yaratığın üzerindeki giysiler yanmıştır. Belki de yaratık, UFO daha infilâk etmeden kendini dışarı atmış, muhtemel bu amaç için otomatik bir düzenden yararlanmıştır.

Olum nedeni düşmeden olabilir, dünya havasına uyum gösterememekten de. Yaratığın hücre yapısında karbon mevcut değildir. Buna karşılık bol miktarda silikon bilginlerin dikkatini çekmiştir. Silikon, silisyum ürünüdür. Deri yapısı bol miktar da Azot ve Helyum emmeye uygundur. Bilimadamları bu özellikte bir yaratığın 1000 fahrenhayt ısı derecesinde bulunan ortamlarda yaşayabileceğini tahmin ederler. Örneğin Venüs gezegeninde. Bilimsel araştırmaları yürüten Dr. Fyodor Petrov; “Yaratığın dünyamızdan çok daha sıcak bir gezegenden geldiği” kanısındadır.

Kaynak: Haber7