Sartebus ile kim

0
154


Yaslı adamın adı Sartebus, çocugun adı ise Kim´di..

Kim yalnız yasayan, yiyecek ve basını örtecek bir çatıdan çok,
bir nedene cevap arayan,
köyden köye dolasan bir yetimdi.

“Neden” diye merak ederdi;

“Neden hersey bu kadar zor?

Biz kendimiz mi zorlastırıyoruz, yoksa mücadele etmemiz gerektigi için mi
zor?..”

Bunlar Kim kadar genç bir çocuk için bilgece düsüncelerdi..

Birgün aynı yolda seyahat eden yaslı bir adamla tanıstı.
Yaslı adam oldukça agır görünen, üzeri örtülü, büyük bir sepet tasıyordu.

Yol kenarında mola verdiklerinde, yaslı adam yorgun bir halde sepetini yere
koydu.

Kim´e sanki “Yaslı adam varını yogunu bu sepette tasıyormus” gibi geldi.
“Sepetin içinde onu bu kadar agır yapan ne var?”
diye sordu Kim, Sartebus´a..

“Onu senin için tasımak beni mutlu edecektir.
Ne de olsa sana göre daha genç ve güçlüyüm!”

“O senin, benim yerime tasıyabilecegin bir sey degil” diye yanıtladı yaslı
adam.

“Bu kendi basıma tasımam gereken bir sey ..” Ve ekledi..
“Bir gün, sen de kendi yolunda yürüyeceksin ve benimki kadar agır bir sepet
tasıyacaksın..”

Günlerce ve kilometrelerce birlikte yürüdüler ve Kim, Sartebus´a “İnsanların
neden bunca agırlık tasıyarak kendilerine eziyet ettiklerini” durmadan
sordu.

Ama ne yanıt alabildi, ne de yaslı adamın tasıdıgı sepetin içindeki agır
yükün ne oldugunu..

Sonunda bir gün Sartebus, artık daha fazla yürüyemeyecegini söyledi ve son
kez dinlenmek için uzandı..

“Gel bakalım Kim” dedi..”Sepetin sırrını ögren..
Bak bakalım neden insanlar kendi kendilerine eziyet ediyorlar..”

“Bu sepette” dedi Sartebus,
“Kendim hakkında inandıgım ama gerçek olmayan seyler var.
Onlar yolculugum boyunca agırlık yapan taslardı.”

Derin bir nefes aldı..

“süphelerimin çakıl tası, tereddütlerimin kum taneleri,yanılgılarım yol
boyunca topladıgım kilometre tasları oldular,bu sandıgı durmadan dolduran ve
gittikçe agırlastıran..
Onları hep sırtımda tasıdım…

Bunlar olmasa çok daha ilerlere gidebilirdim
Hayalimde canlandırdıgım insan olabilirdim.
Ama bu agırlık hızımı kesti benim..Yolun sonunda, iste gördügün gibi bu
agırlık yükümle basbasayım… Hayallerime ulasamadan…

“Ve sepeti kendisine baglayan ipleri bile çözemeden,
yaslı adam gözlerini kapadı,son uykusuna daldı…

Kim, sepeti Sartebus´un sırtından çözdü ve içini merakla açtı.
Sepetin içi bostu!..

Ve o anda sorularının yanıtını anlar gibi oldu:

Çogumuz, Sartebus gibi, sırtımızdaki bir sepette korkularımızı ve kendi
çizdigimiz sınırlarımızı tasıyarak yasadıgımız için,
gerçeklestiremedigimiz hayallerimizle birlikte gömülürüz…