Savaş Ay kimdir? Hayat Hikayesi

0
171

Türk basınının en önemli isimlerinden Savaş Ay tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. İşte kendi kaleminden Savaş Ay’ın yaşam öyküsü…

26 Mart 1954 yılında İstanbul’da doğdu… Çocukluk yılları İstanbul Üsküdar Selamsız’da geçen Savaş Ay nam-ı diğer “Savaş Abi”, ünlü ses sanatçısı Şükran Ay ile ünlü sihirbaz ve gösteri sanatçısı Turan Ay’ın oğludur.Çocukluk yılları anne ve babasının ünlü birer sanatçı olması sebebiyle kulislerde ve birçok şehirde dolaşmakla geçmiştir.

KORKUP AĞLAMIŞTIM

Annesi Şükran Ay’ın daha kundakta bebekken çalışması sebebiyle yalnızlığı o yaşlarda hissetmeye başlamıştır.Annesi Şükran Ay’ın sahne aldığı bir akşamı bakın Savaş Abi nasıl anlatıyor; “Bir keresinde annem, “Makber’i” yani “her yer karanlık” ı okurken her yeri kararttılar diye korkup ağlamışım. Gıpti kemancı Cemal’in karısı Melek abla memesini, yaşıtım olan oğlunun ağzından çekip, beni emzirmiş susmuşum. Annem az sonra sahneden indiğinde duymuş olayı. Çok telaşlanmış. Parmağını gırtlağıma sokup kusturmuş beni… “Ama herhalde hepsi çıkmadı” diyor. Anneme göre zaman zaman yaptığım şımarıklıkların, yüzsüzlüklerin ve küfürbaz oluşumun nedeni sırf bu yüzden:”Benim içimde çingene sütü kalmış.Kanımda azda olsa çingenelik işlemiş”.

ÇİNGENELER FİLMİNİ YAZDI YÖNETTİ

Bu sebepten olsa gerek Savaş Ay, 2001 yılında Romanların hayatını konu alan “Dansöz” filmini senaristi ve yönetmeni olarak hayata geçirmiştir. Marmara Üniversitesi İktisat ve İdari Bilimler fakültesi mezunu olan Savaş Ay,daha sonra İİTİA’da da eğitim görmüştür.

39 YILLIK GAZETECİYDİ

Ve mesleğe yani gazeteciliğe 1974 yılında Dünya gazetesinde muhabir olarak başlamıştır.Daha sonra bir çok gazete ve dergilerde çalışmıştır. Tercüman, Vatan, Milliyet, Sabah, Posta, Takvim gazetelerinde çalıştı. Televiyon hayatına ise 32.gün programında çalışarak atıldı.

A TAKIMI

Burada Ali KIRCA, M.Ali Birand, Coşkun ARAL, gibi ünlü isimlerle çalışmıştır. Daha sonra 18 Ağustos 1993 yılında “A Takımı” adlı bir haber programı yaptı. ATV, Kanal 6, Star TV, TGRT, Kanal 1 gibi tv kanallarında programlar yaptı fakat A takımından tam 15 sene vazgeçemedi. Bu programla bir çok ilke imza atan Savaş Ay, Ağrı Doğu Beyazıt’a okul kampanyası sebebiyle bir gecede tam 1 trilyon (eski TL) para toplayarak adından uzun yıllar söz ettirdi.

BEYAZ TEBEŞİR KAMPANYASI

“Beyaz Tebeşir” kampanyası ile yine bir çok çocuğun okumalarına sebep olarak yüzlerini güldürdü. 6 kitaba sahiptir. “Ay Hikayeleri”, “Göz Tanığı”, “Ara Sokak”, “Sokak Çocuğu”, “Çamur Şevketin Torunu” ve son olarak da “Anlat Savaş Abi’ne adlı kitapları yazmıştır.

KENDİSİ TANIMLADI

Son olarak Savaş Abi ye göre Savaş AY kimdir sorusuna cevap ise;
“Daha ilkokuldayken, dedem Çamur Şevket’in manav dükkanında özenle dizdiğim elmalar ve müşteriye verdiğim fazladan para üstleri sayesinde, alnımın teriyle kazandığım aşırmacalardayken ellerim, kulağımı tabure sohbetlerinden kalına bir “çenebaz çamur”um.
“Bunları bir kenara bırakırsak; esasında ben yalnızca,1954 Mart’ ının bir sis çocuğuyum…Doyar mıyım ki zafere? Düşler görürüm ayaküstü… Şöyle bir estirdim mi rüzgarımı dağılır düşlerimin sisi…

Savaş Ay şiirleri ve sözleri

101120130025343033057

YİNE BURDAYIM

Yine buradayım

Seni düşündüğüm bu gece de
Bilirim senin beni sevmediğini
Yine de yaşarım sensizliği

Geçmez geceler, günler
Seninle birlikte hem de sensiz
Bir hayal, bir de benle beraber
Yaşarım belki de delirmişçesine

Seni hep severim mutsuz olsamda
Ne olur sende gelsene
Bu büyük aşka karşılık versene
Geçen yıllarla beraber

Bu aşkın küllenmesine izin verme
Belkide mutlu oluruz senle
Denemek belkide mutluluk demek
Ne olur gücenme

Bu hayallere
Yaşamak sensiz, ölüm demek
Belki de 1000 ölmek demek
Benimle beraber bir hayat sürmek

Belki de gerçek mutluluğu bilmek
Hep mutlu olmak varken
Böyle acı çekmek niye
Belki de birlikte seninle,

Yaşarız…
Olmasa da bu hayaller seninle,
Bitmez bu sevgi kalbimde,
Bitse de her şey
Sürer bir ömür boyu bu sevgi her şeyiyle!

Unutmak istedim seni her gece
Yapamadım bunu; unutmadım seni
Geçmeyen gece de hep seninle
Yaşadım hayatı ümitsizce

Her sabah o hüzünle
Uyanıp sadece kendimle
Hatırlayıp seni kederle
Yaşadım, yaşarım hep hayallerle!

Savaş AY 

BEN YALNIZ SENİ SEVDİM

Kapıyı anahtarla açmayı sevmiyorum
Zili çalmalıyım ve sen açmalısın kapıyı
‘’Hoş geldin canımmm..’’ deyip boynuma sarılmalısın
Uzun uzun öpüşmeliyiz kapı aralığında,
Elelele tutuşup içeri yürümeliyiz
Sen biçırpıda sıralamısın;
Belki de üçü önemli otuzbeş kırk haberi birden
’’Sular yoktu bütün gün biliyormusun’’
Demelisin mesela.
’’Yemeği ocakta unutup yakmamışmıyım pilavın dibini
Sonra da tüpgaz bitti alay eder gibi’’ demelisin mesela.
Adları da saçları gibi hep birbirine benzeyen ortaokul arkadaşların
Çatkapı yapmış olmalı aniden ve öğlen.
Annen aramış yakında geleceklermiş
Bana da selam söylemişmiş olmalı mesela.
O kadar işinin arasında,
Camları da silmiş serinmiş olmalısın.
Eskilerini eskiciye verdim,o eski mintanlarını filan demelisin
Pilastik leğen, mandal bi de faraş almış olmalısın karşılığında
Bi gündüz yayınında faydalı en az on şey öğrenmiş olmalısın
Çıkmayan lekeleri kolayca çıkarmaya
Şarap şişelerini kolayca açıp,
Boş şişelere mumlar damlatıp dekor yapmaya
Bi ton faydalı şeyler
Ben mutlaka; ’’yaaaa öylemi olmuş’’
Diyeceğin haberler varmeliyim sana
Süratle beni kızdıracak bişeyler yapmalısın
Ben zaten seni kızdıracak bisürü şey yapmış olmalıyım dışarda
Gözüme bakıp anlamalısın yediğim herzeleleri
Sen anlamazlıktan gelmelisin hepsini
Yüzlememelisin yine de
Usulca utanmalıyım
Anladığını anlamazdan gelmeliyim
Anladığını anladığımı anlamamalısın
Bu böylece sürüp gitmeli bi vakit
Ben yine herzamanki gibi, yarın rejim yapmaya
Spora başlamaya, sigarayı artık bırakmaya karar vermeliyim.
Sen bikaçgüne kadar bi iş bulup artık çalışmaya,
Bi ev bulup oraya geçmeye
Hayatına bi çeki düzen vermeye, karar vermelisin
’’Çay koyyyy’’ yapmalı, yine ben hatırlatmalıyım
Radyo yine tuhaf şarkılar çalan bi gavur kanalına ayarlı olmalı
Televizyon yine senin kanallarına kilitli
Ve kül tablaları, çay tabakları yani
Firar etmiş olmalı ortalıktan yine
Gözlerinde güzellikten başka
Güzellikten başka bişey yokmuş gibi
Sıkıntı yüklü, soru yüklü bakışları görememeliyim
Sevgimin büyüklüğü herşeye yeter sanmalı
Hiçbi bunaltını anlamayacak kadar dangalaşmalıyım
İkide bi sözlerini kesip,çocuksuluğunu
Saflığını, yalınlığının sularını kurutup
Ciddi, akarlı, kerametli konulara davet etmeliyim seni.
Ve bigün….
Bigün çekip gitmelisin evden
Gitmenle anlamalıyım;
Bu ev sevdasız olana bol gelir,
Yürü yürü bitmez koridorlar
Evin manzarası karanlığa göz kırpar,
Bu evde tek başına yaşayanlara, köpekler bile havlamaz bahçede
Çay pişmez, yemek yenmez
Sigaranın bile tadı kaçar
Dışarda itiş kakış kalabalıklarda yiter gider evin sahibi
Kendini arayıp arayıp bulamaz
Merhabaların da anlamı kalmadığından;
Kimselere selam verip alamaz
Denizde,karada,yatakta;
Hiçlik solukları alıp verir
Bi şiirin dizeleri okunur kitaptan
Şair sankimde bilmiş gibi;
’’Düşmesin bizimle yola
evinde ağlayanların gözyaşlarını
boynunda ağır bi zincir gibi taşıyanlar,
çekilsin yolumuzdan kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar’’
yazmıştır.
Şiire de, şaire de, yaşama da kızılır
Kapının önüne gelinir
Alışkanlık icabı kapı çalınır
Yalnızlık pusuya yatmıştır içerde
Duyar, ama açmaz kapıyı
Neden sonra hatırlarsın
Anahtarını çıkarırsın
Kapıyı anahtarla açmayı sevmiyorum be…
Yalnızlığımı sevmiyorum
Ben yalnız, ben yalnız seni, yalnız seni
ÇOK… VE ÇOK….VE ÇOKKKKK…
SEVİYORUM!…

Savaş AY

Sihirbaz’a…

Bir sihirbaz vardı…

Herkezi “şapkasından tavşan çıkardığına”

İnandırmak zorundaydı.

İnandırdı.

Bir Sihirbaz vardı.

Oğlunu “şapkalardan asla tavşan çıkmayacağına”

İnandırmak zordundaydı.

İnandırdı.

Bir oğlan çocuğu vardı.

Sihirbaz’ı “hiçbir şeye inandırması” gerekmiyordu…

Bir oğlan çocuğu vardı.

Yaşamını “İnanılmayacak her şeye inançlı” olduğuna

Babasını inandırmaya adadı…

Savaş AY

 “Göz tanığı” adlı kitaptan alıntıdır (1995)