Sizleri ´gülme yogası´na davet ediyorum!

0
673

Dünyadaki son çılgınlık, daha doğrusu “son akıllılık”tan bahsetmek istiyorum. Bir grup erişkin, aklı başında insan, bir spor salonunda bir araya geliyorlar. Birdenbire birbirlerine bakarak “hahahiihiiih” şeklinde kahkahalar atmaya başlıyorlar. Deli değiller. Stresli, bildiğiniz şehir insanları. Her gün burada toplanıp, 20 dakika boyunca, bilinen yoga esnemeleriyle birlikte, farklı tür gülme şekillerinin egzersizlerini yapıyorlar: Katıla katıla gülme, sessiz gülme, gittikçe yükselen gülme, kokteyl parti gülmesi gibilerinden!

Bu insanlar ´Gülme Kulübü´nün üyeleri ve yaptıkları da, muhtemelen ilk defa araştırmacı gazeteciniz bendenizden duyduğunuz ´Gülme Yogası´! Bir Alman psikoloğun yaptığı tüyler ürpertici araştırmaya göre, insanlar gittikçe daha az gülüyor. Ortalama alındığında, 50´li yıllarda günde 18 kere gülen sıradan insan, artık günde 6 kereyi geçemiyor! Çocuklarsa daha iyi durumda, günde 400 defaya kadar çıkabiliyorlar!

gulme-yogasi
Katıla katıla gülme, sessiz gülme, gittikçe yükselen gülme, kokteyl parti gülmesi

Bizim yogacıların yaptığı, sahtesiyle egzersiz yaparak, gerçeğine vücudu alıştırma! Yani sık sık gülmeyi öğrenmeye çalışma, ki onlara göre sindirim sistemine masaj yapmakla kalmayıp bütün iç organlara giden kanı arttıran bir aktivite. Solunum sistemini de güçlendirip, vücuda daha fazla oksijen girmesini sağlıyor. Daha da önemlisi, gülmek, bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden, yüksek tansiyondan depresyona, soğuk algınlığından alerjiye, astımdan ülsere, strese bağlı hastalıkların yüzde yetmişiyle de baş etmenizi sağlıyor.

Keyfinizin gelmesi, psikolojik rahatlama, kendini iyi hissetme falan, zaten hepimizin bildiği faydalar. 1960´larda Saturday Review´nun editörlerinden biri, ağrılı bir eklem hastalığına yakalanıyor. Olumlu duyguların hastalığı iyileştirme gücüne inanan gazeteci, her gün düzenli olarak Marx Biraderler´in komedi filmlerini (bizde ´Yavruyla Katip´ diye bilinir) ve gizli kamera şakalarını seyrediyor. Bu ilginç deneyinin sonunda ise, 10 dakikalık kahkaha serisinin, kendisine 2 saatlik acısız, ağrısız uyku kazandırdığını buluyor! Elbette bilimsel olarak kanıtlanmış bulgular değil bunlar. Ama gülme sonucunda ortaya çıkan endorfinlerin kas spazmı, romatizma gibi hastalıkların ağrısını azalttığı kanıtlanmış.

Gülme yogası yapan kadınlar ise migrenden kaynaklanan baş ağrılarının azaldığını ve seyrekleştiğini iddia ediyorlar. Bir başka araştırmaya göre, gülmek, vücuda serotonin salgılattığı için, mesela koşmaktan daha iyi bir aktivite. Çünkü gülerken de kan basıncı yükseliyor, kalp atışları artıyor, ama koşarken ortaya çıkan serbest radikallerden eser yok! Standford Üniversitesi´nden Dr. William Fry ise “Bir dakika süren kahkaha, kürek makinesindeki 10 dakikaya eşit” diyor!

800 GÜLME KULÜBÜ VAR

Özellikle California´da bir furya haline gelen ´gülme yogası´, London Times´ın ´Kikirdeme gurusu´ adı verdiği Hintli Dr. Madan Kataria tarafından geliştirilmiş. Şu anda yarattığı ´gülme kulüplerinden´ Hindistan, Amerika, Kanada, Avusturya, Almanya, İsviçre, İsveç, Norveç, Danimarka, İtalya, Avustralya, Singapur, Malezya ve Dubai´de var! Sayıları 800´ü aşıyor! Gülme yogası yakında Türkiye´ye gelir mi bilmiyorum. Ama o zamana kadar sizin için yapabileceğim tek şey, çarşamba akşamları ´Avrupa Yakası´ tavsiye etmek!

Gülse Birsel