Söylenecek Sözün Etkisini Artırmanın Yolları

0
2549

Pek çok kişinin kendi doğrusunu tek doğru kabul ettiği, karşıdakini dinlemeye sabrının olmadığı, anlatacaklarına odaklanarak aslında sessizken bile kendiyle konuşanı dinleyemediği bir zaman dilimindeyiz.

Sohbetler sanki söz kapma yarışları. Dillerde şu cümleler: “Bak dinle beni… Aa, benim başımdan geçen daha komik… Benim konuşacağım çok önemli… Artık söz sırası bende…Asıl sen dinle beni…“

Yani hep ben konuşayım, hep ben anlatayım dönemi. Her yerden sürekli çıkan bir ses, gürültü, konuşma… Diğer yandan ilginçtir ki bir o kadar da iletişimsizlik.

Zannedilebiliyor ki konuşan hep ben olursam sözüm dinlenir, insanlar benden etkilenir. İşin aslı ise hiç de öyle değil.sözün gücü

İşte Deneyimsel Öğretinin sözümüzün etkisinin artması için önerdiği çözümlerden bir kaçı:

1. Çok konuşmak iyi iletişim kurmak demek değildir

Deneyimsel öğreti der ki; konuşma miktarı arttıkça iletişimin kalitesi düşer. Az olan kıymetlidir. Uçaklarda pilot konuşma yapar. Verdiği bilgiler genelde uçuş yüksekliği, o yükseklikteki hava sıcaklığı, kaç dakika önce kalkıldığı ve tahmini varış saati gibi bilgilerdir. Düşünüldüğünde aslında çoğu yolcunun ya zaten bildiği ya da pek ilgisini çekmeyen konulardır. Ama dikkatle dinlenir. Aynı kaptan pilot uçuş süresince konuşmuş olsaydı acaba aynı dikkatle dinlenir miydi? Konuşmalarınıza dikkat edin. Bir ortam içerisinde sürekli sizin sesiniz mi duyuluyor? Çocuklarınıza, eşinize sürekli olarak bir şeyler söyleme ya da söylenme halinde misiniz? Çevrenizdekilerle hep siz mi konuşuyor ya da konuşmaya çalışıyorsunuz? Bu cevapların en az birinin “evet“ olması sözümüzün etkisinin artması için sessizleşme ihtiyacımızın habercisidir.

2. Az malzemeyle etkinizi artırın

Eskilerin anneleri tek kaşlarını kaldırarak çocuklarına dünyalar kadar mesaj verebilirlerdi. Bugünse pek çok kişi sürekli olarak sözlü, sözsüz aktarımda bulunarak bir şeyleri anlatmaya çalışıyor. Sonuçsa çok az. Sizin aktifliğiniz karşınıdaki kişiyi pasifleştirir der Deneyimsel Öğreti. İletişiminizde konuşma sürenizi, kullandığınız kelime sayısını, aktif olan beden dilinizi yavaş yavaş azaltın. Çok şey düşünün ama az konuşun. Bir süre onra daha az kelimeyle hatta bir bakışla çok daha fazlasını anlatabildiğinizi farkedeceksiniz. Biçimle içerik farklıdır: Pek çok kişi sözünün etkisini artırabilmek için diksiyon kurslarına, topluluk önünde konuşma çalışmalarına katılma telaşına girer. İnsanın güzel konuşması elbette hoş bir şeydir. Diğer yandan bunlar iyi bir iletişimci olmak için yeterli değildir. Diksiyon, topluluk önünde konuşma gibi beceriler iletişimin biçimsel yönüdür. Sözümüzün dinlenebilmesi için öncelikli olan içeriktir. Yani hangi ifadelerle, ne zaman, nerede, ne kadar konuşulması gerektiğini bilmek ve bunları uygulamak esastır.

3. Her şey zıttında gizli

Sözünü dinletebilmenin yolu dinleyebilmekten geçer. Dinlemek sessiz kalmak demek değildir. Gerçekten söyleneni ve aslında söylenmek isteneni algılamaya çalışmaktır. Dinleme becerisi olan kişi herkesin konuşma heveslisi olduğu yerde öne çıkar. İyi bir dinleyici doğru tespitlerde bulunabilir. Doğru soruları sorabilir. Çözüm üretebilir. Dolayısı ile danışılan yani sözü dinlenen kişi olabilir. İletişimde en çok bilinen şey konuşmaktır. İşte en büyük tuzak tam da budur. İletişiminizin kalitesi etki gücümüz kadardır. Bunun olabilmesi de çok dinlemek, az konuşmak ve sözü söyledikten sonra da net olabilmekten geçer.