Stres Kavramı ve Stres Kaynakları

0
255

Kişinin yaşadığı fizyolojik çevreden veya kendi ruhsal dünyasından gelen, kişide değişme ve uyum gerektiren uyaranlar bireyde stres yaratmaktadır. Stresin, psikolojik ve fiziksel hastalıkların oluşumunda katkıda bulunduğu vurgulanmıştır. Kişinin kendi istekleri ile iç ve dış dünyasında yaratılan yeni durum arasında denge kurma çalışması ise uyum olarak adlandırılmıştır. Kişinin, iyi veya kötü yaşamında bir değişiklik; davranışının yönüne yönelik baskı duygusu; amacına ulaşmasına ket vuran engellenme duygusu, birbirine uyumsuz taleplerin yarattığı çatışmalar dış stres kaynakları olarak belirlenmektedir. (Morris, 2002:491-500)

Organizma dış ve iç ortamdan kaynaklanan etkenlerle sürekli iletişim-etkileşim durumundadır. Belirli bir algı sınırından sonra bu etkenlerin organizmanın uyumunu bozması, organizmanın değişik yapılarını ve işlevlerini etkiler. Bu yapıların, denge , düzen arama çabasına tıp dilinde “stres” adı verilir. (Morris, 2002:509-510).

Rowshan, stres belirtilerini ruhsal, sosyal, duygusal, zihinsel ve fiziksel olmak üzere ayırmaktadır. Bu belirtilerin birbirini etkilemekte olduğu vurgulanmıştır. “Örneğin; öfkeli bir davranışa baş ağrısı ile tepki verilirken, ağrı bireyin uykusunu bölecek, uykusuz kalmak da ruh durumunu olumsuz yönde etkileyecektir” Stres belirtileri, bireysel farklılıklara bağlı olmaktadır.

Ruhsal Belirtiler: içinde boşluk hissetme, affetmeyip kin duyma, hayatının anlamının kaybolması, suçluluk duygusu, diğer insanlara düşmanlık duyma vb.

Sosyal Belirtiler: diğer insanlardan soyutlanmak, toleranslı olamamak, insanlarla ilişki kuramamak, insanlara sıkıntı vermek, insanlara karşı güvensizlik, başkalarını suçlamak, randevulara gitmemek veya çok kısa zaman kala iptal etmek, insanlarda hata bulmaya çalışmak vb.

Duygusal Belirtiler: Kaygı veya endişe, duyguların sık sık değişmesi, huzursuzluk duyulması, kızgınlık, depresyon, üzüntü, sık kâbus görme, ümitsizlik duygusu, aşırı ağlama, sinirsel gülme krizleri, heyecan duymama, hastalık kuruntusu, özgüven azalması veya güvensizlik hissi, öfke patlamaları, saldırganlık veya düşmanlık, duygusal olarak tükendiğini hissetme vb.

Zihinsel Belirtiler: sık hafıza kaybı, düşüncelerin zihne hücum etmesi, konsantrasyonda güçlük çekilmesi, karar vermede güçlük çekilmesi, can sıkıntısı, karamsarlık, intihar etme düşüncesi, unutkanlık, zihin karışıklığı, aşırı derecede hayal kurma, tek bir fikir veya düşünceyle meşgul olma, mizah anlayışı kaybı, düşük verimlilik vb.

Fiziksel Belirtiler: kalp çarpıntısı, kan basıncının artması, kabızlık, titreme, kulak çınlaması, sırt ağrısı, diş gıcırdatma tırnak yeme, alkol ve sigara içmede artış, sık adet görme veya görmeme, nefes kesikliği vb. (Braham, 1998:2-54), (Rowshan, 2003:17-20).

Stres alanında sürekli araştırma yapan SELYE, 1950’li yıllarda stresi “organizmayı zarar veren uyaran” olarak tanımlamış, daha sonra “organizmada zorlama sonucu ortaya çıkan tepki “olarak kabul etmiştir. ” Uyum” un üç evreye ayırmaktadır:

Alarm tepkisi; Kişi başa çıkma yöntemlerini kullanarak tehlikeyi uzaklaştırmak istemektedir. Hormon değişimleri sonucu vücuda oluşan değişimler fark edilmektedir.
Direnç evresi; başa çıkma yöntemlerini daha yoğun kullanıldığı dönemdir. Stresin devam etmesi durumunda fiziksel ve ruhsal yıpranma görülmektedir.
Tükenme evresi; kişinin gerçekle bağının koptuğu görülebilmektedir. Stresin devamında onarılmayacak fiziksel ve ruhsal hasarlar görülebilir

Bu kuramda stres ve hastalıklar ilişkilendirilmesini son yapılan çalışmalarda desteklemektedir. Psikonöroimmünoloji, tıpta yerini alan yeni bir branş olarak karşımıza çıkmaktadır (Morris, 2002:509-510).

Yazar: Yazar: ELİF İSTEM HERGÜNER