Strese Karşı Pratik Öneriler

0
111

İş yaşamı, günlük hayatın bitmek tükenmek bilmeyen koşuşturmaları, gün içinde yapılacak işlerin sayısındaki çokluk, stres faktörlerimizi artırmaya başladı. Sıkıntı, stres, gerginlik neredeyse herkesin şikayet konusu olmaya aday hale geldi.

Sizlerden gelen maillere bakılırsa, özellikle iş hayatında olan ve kendisini stresten uzak tutmaya çalışanlar için acilen bazı öneriler yazmak gerekiyor. Siz istersiniz de ben yazmaz mıyım? Hemen sıralamaya başladım bile… Öncelikle sağlıklı beslenmelisiniz. Merkezi sinir sisteminizin sağlıklı işleyişi, vücudunuza girecek olan yiyeceklerin dengeli seçilmesiyle yakından alakalı. Bu nedenle sebze ve meyve tüketmeye özen gösterin. Yemek yeme düzeni oturtmaya çalışın. Gereğinden fazla aç kalmayın. Bunun zıddı olarak da gereğinden fazla tıkınırcasına yemek tüketmeyin.

Aşırı miktarda çay, kahve, sigara ve alkol almaktan kaçının. İnsanlarla konuşurken, sohbet ederken elinizden geldiğince güleryüzlü davranmaya gayret edin. Başkalarına gülümserken, aslında kendi iç dünyanız için çok faydalı bir hareket yapmış olduğunuzu düşünün.

Hayatınızda başarılı olduğunuz, iyi giden işlerinizi hatırlamaya çalışın. Sizi seven insanların var olduğunu, onlar için değerli ve önemli olduğunuzu, etrafınızda sizi anlayabilecek birilerinin mutlaka olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Gerektiği kadar uyumayı ihmal etmeyin. Günlük dört saatin altına inen uykusuz kalma durumuyla karşılaştığınızda, bedeninizin kendisini toparlayabilmesi için, aradan en az altı ay geçmesi gerektiğini unutmayın. İş yerinizdeki konuları ve sıkıntıları kesinlikle evinize taşımayın. Ev halkınızla iyi zaman geçirmeye gayret edin.

Yorulduğunuzu hissettiğiniz zamanlarda, kendinize nefes alacak kadar zaman ayırın. Bu zaman kimi durumlarda birkaç saat olabileceği gibi, kimi durumlarda ise birkaç günlük zaman dilimini kapsayabilir. Önemli olan, dinlenmenize fırsat verecek kadar kendinize zaman ayırmanız.

Hayatta yapacağınız pek çok güzel işler olduğunu sık sık düşünün. Güzel günler ve yapacağınız faydalı çalışmalar sizi bekliyor unutmayın. Mümkün odlunca işlerinizden, özel zevklerinize vakit ayırmaya çalışın. İşkolik insanların çok daha kolay stres yaşadıklarını ve ani ölümlerle daha çok karşılaştıklarını gözden kaçırmayın.

Ara sıra hoşunuza giden filmler izleyin. Sinemaya gidin. Tiyatro izleyin. Sevdiğiniz arkadaşlarınızla buluşun. Onlarla sohbet edin. Keyifli zaman geçirmeye gayret edin.

Yapamayacağınız işler için söz vermeyin. Sonrasında verdiğinizin sözü tutabilmek için kendinize fazlasıyla yükleniyor ve zaten yoğun olan işlerinizi iyice abartmış oluyorsunuz. Bu nedenle herkesin her ricasını yerine getirmek zorunda olmadığınızı bilin. Arada sırada insanlara “hayır” diyebilin. Öfkenizi yenmeye çalışın. Sinirlenmenin ve telaşlanmanın hiçbir işe yaramadığını unutmayın.

Kendinizi sevin. Siz kendinizi sevin ki başkaları da sizi sevsin. Diğer insanlar hakkında düşünürken, sizinle olan ilişkilerini değerlendirirken, elinizden geldiğince iyi yanlarını düşünmeye gayret edin. Çünkü insanların sürekli size kötülük yaptıklarını düşünmek, sizin arkanızdan iş çeviriyorlarmış gibi hissetmek, en çok sizin kalbimizi yorar. Siz iyi düşünün… onlar kötülük düşünüyorlarsa da kalbiniz zarar görmez. Ama kötülük yapmadıkları halde aksini düşünürseniz kalbiniz yorulur.

Zor ve sıkıntılı bir durumla karşılaştığınızda paniğe kapılmayın. Öyle ya da böyle işlerin bir şekilde yoluna gireceğini düşünün. Cidden de öyledir zaten. Hiçbir durum tamamen mahvedici olmaz. İlk yaşantıda olumsuzluk içerir… ama zaman içinde mutlaka yatışır. Stresli durumlara verdiğiniz tepki, yaşadığınız zamana endekslidir. Yani olayın üzücü olması, yaşantısal tazeliğiyle alakalıdır. Aradan zaman geçince, olayın beyninizdeki yansıması yatışacak ve siz olay aynen devam etse bile daha az tepki vereceksinizdir. Halk arasında söylendiği gibi zaman en iyi ilaçtır.

Kendinize ve başkalarına karşı suçlayıcı olmayın. Elinizden geldiğince affedici olun. Yapmayı planladığınız işleri, kendinizdeki gerçekçi yeteneklerle uyumlu kılın. Yani sizi aşacak, yeteneklerinizi zorlayacak hayaller geliştirmeyin. Yapmayı planladığınız işler sizin yeteneklerinizle ve yapabileceklerinizle uyumlu olsun. Böylece daha az hayal kırıklığı yaşar, daha fazla kendinizi başarılı hissedersiniz.

Sevdiğiniz müzikler dinleyin. Hatta bu müzikleri dinlerken burnunuzdan derin nefes alıp, içinizde bir süre bekletip, ağzınızdan vermek suretiyle nefesinizi kontrol altına alın. Beyninize bol miktarda oksijen girmesine vesile olun. Spora, yürüyüşe zaman ayırın.

Herkesin sizi sevmesini beklemeyin. “Hiçbir işe yaramıyorum” gibi olumsuz şeyler düşünmeyin. Bunun yanında “Her şeyi yaparım” diye de düşünmeyin. Çünkü insansınız ve noksansınız. Her şeyi yapmak zorunda değilsiniz… ve hiçbir işe yaramıyor da değilsiniz! Yaşamda, dengede bir yerlerdesiniz, bunu unutmayın.

Sağlığınızın ve mutluluğunuzun, iş hayatınızdan ve evdeki yapılacak işlerden çok daha değerli olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Her şey ama her şey yerine gelir fakat stresten dolayı kaybedilmiş sağlık çok zor geri alınır. Yerine konulabilecek meseleler için, yerine konulamazları kaybetmemek için çabalayın. Sizi mutlu edecek hobiler geliştirin. Mümkünse evinizde ve iş yerinizde çiçek yetiştirin. Çiçeklerle kendiniz ilgilenin. Onlarla konuşun. Onları sevin.

İnanın… bir şeylere inanın… yapabilecekleriniz konusunda kendinize olan inancınızı da hiç yitirmeyin. …ve beyninizi beslemeyi ihmal etmeyin. Beynin en güzel besin maddesi bilgi… beyninizi bilgilenmekten alıkoymayın.

Ve son olarak… her zaman olduğu gibi sevgiyle kalın…