Tam Düne Alışmışken Yine Bugün Oldu

0
109

Hani komik mesajlar olur ya, doğum günleri, anneler günü, babalar günü, sevgililer günü veya herhangi sıradan bir gün için,

Bazıları buzdolaplarının üzerine yapışan magnetlerde olabilir, yolda karşınıza çıkan bir reklam panosunda veya size kahve ikram edilen fincanın üzerinde…

Karşınızdaki biri konuşurken pat diye ilgisiz bir şey söyleviyerir, ya da vapurda giderken yandaki konuşmadan bir cümle çınlar kulağınızda.

O kadar çok yayın yapılıyor ki, kim bilir bilinç üstü ve bilinç altımız ne kadar da karmakarışık, öyle değil mi? Bazen yoruyor.

Ama bazen de işe yarıyor bu mesajlar. Durup üzerinde düşünmeyi sağlıyor.

Farkına vardığınız her mesajın hiç de tesadüfen orada olmadığı düşüncesini bir alışkanlık haline getirmişseniz hele, “şimdi bu benim karşıma niye çıktı” diye çözümlemeye başlıyorsunuz.

“Tam Düne Alışmışken Yine Bugün Oldu” cümlesi de bugün karşıma çıkan “günün cümlesiydi” ve ben ““şimdi bu benim karşıma niye çıktı” diye seslice düşünmeye başladım. Etrafımdakiler kendi kendime konuşmama alışıklar, merak etmeyin, oyun provası yapıyorum sanıyorlar, ben de “kendi kendine söylenen bir deli” yakıştırmasından böylece sıyrılmış oluyorumJ

Evet, “Tam Düne Alışmışken Yine Bugün Oldu”. Dün, öğrenilmişti, artık tanıdıktı, kolaydı, bakalım bugün neler getirecek beraberinde, hadi bakalım. Tanımadığı tanıdık hale getirdiğimiz bir yolculuk, tam bir gün süren, adı bugün.

Bu, hayatımızdaki değişiklikleri de fark etmemizi sağlıyor, sahi diyoruz, dün şöyleydi böyleydi, iyisiyle kötüsüyle, ama ben dünü çözümlemiştim, öyle ya da böyle. Bugün, işlenecek, yıkanıp paklanıp, belki de kirletilip dün haline gelecek, uğraş dur bakalım bugünü dün yapacağım diye.

İş, bugünün düne benzemeyeceğini kabul etmekle başlıyor. Aslında düne benzeyen bugünler ne de sıkıcı olurdu, öyle değil mi?

Her şey miyadını doldurur, hiçbir şey yerinde aynı kalmaz, kaldığını sansanız bile, devamlı değişir. O yüzden her yeni gün yeni bir hayattır ve zaten bu hep böyle olagelmiştir. Bugün, düne hiç benzemez. Benzetmemek lazım, alışmamak lazım.

Bir gün öyle bir bugün gelir ki, dünden söker alır sizi ve henüz bahsi bile geçmemiş olan yarınlara fırlatıverir. Aslında insanların hayatlarında dün ve yarın yoktur, bugün vardır.

Yapabilene ise her gün, dün, bugün ve yarındır…