TOYOTA´nın Patronu Neden Direğe Tırmandı?

0
320

Bundan iki yıl önce Adapazarı´´ndaki Toyota Fabrikası´´nda bir iş kazası oluyor. (Ben bu olayı yeni duyduğum için şimdi yazıyorum. Öyküyü önce bana aktarılan biçimiyle anlatacağım.) Fabrika işçilerinden biri üretim hattının yüksek direklerinden birine tırmanıyor. Kendisi için alması gereken güvenlik önlemlerine bir şekilde uymuyor ve düşüyor. Fabrikada herkesin yüreği ağzına geliyor. Genç adamın ölmesi ya da geri dönülmez biçimde sakatlanması, herkesi korkutuyor. Neyse ki korkulan olmuyor. Toyota adını taşıyan hastaneye kaldırılan işçinin ilk kontrollerinden alınan sonuç olumlu. Korkulan olmayacak. Tüm yöneticiler ve işçiler, arkadaşları adına sevindikten sonra, başka bir meseleye kafa yormaya başlarlar. Bu kaza nasıl oldu? Arkadaşları nasıl oldu da düştü ? Merkeze rapor gidince…Halbuki her soruya bir yanıt bulan atalarımız ne güzel bir laf etmişler “Kaza geliyorum demez” diye. Ama ´´ataları´´ dinleyen kim. Toyota´´cılar bu kazayı ve nedenlerini araştırıp durmuşlar. Hem de vakit kaybetmeden.

Çünkü fabrika kurulurken, dünyadaki tüm Toyota fabrikalarında olduğu gibi burada da ´´sıfır kaza´´ düsturu belleklerine işlenmiş. İnsan hayatının önemi tüm çalışanlara belletilmiş. Kazayla ilgili tüm raporlar Toyota Avrupa´´ya gönderilmiş. İşte öykünün en can alıcı kısmı da burada başlıyor. Toyota Avrupa´´nın Başkanı Dr. Shuhei Toyoda, kaza raporları önüne gelir gelmez, özel uçağına atladığı gibi, soluğu Adapazarı´´ndaki fabrikada almış. Ve hiç zaman kaybetmeden hemen kazanın olduğu üniteye gelip, başlamış yukarıya tırmanmaya.Japonlar´´ın değil ama Türkler´´in hafiften nutku tutulmuş. Öyle böyle değil dünyanın en büyük patronlarından biri, hiç üşenmeden kalkıp Türkiye´´ye geliyor ve direklere tırmanıyor. ´´Sanki ben kaza geçirmişim gibi…´´Dr. Shuhei Toyoda ise tırmanmaya kararlı çünkü; bunca güvenlik önlemine rağmen, hiç kimsenin burnunun kanamaması için bunca uğraşılmışken, neden bu kazanın olduğunu öğrenmeden geri dönmeyecek.Dr. Toyoda oradan ancak, önlemlerin yeterli olduğuna inandığında inmiş. İnmesiyle birlikte de kazayı geçiren işçiyi görmek istediğini söylemiş. Dr. Toyoda´´yı alıp kaza geçiren işçinin yattığı hastaneye götürmüşler. Dr. Toyoda işçiye geçmiş olsun dileklerini bizzat iletmiş. Ve yöneticilere şöyle bir istekte bulunmuş: “Bu arkadaşımıza benim başıma böyle bir şey gelseydi, nasıl bakacaksanız öyle bakın.” Sonra yine özel uçağıyla işlerinin başına dönmüş. Nasıl bir öykü ama? Bu öyküyü dinlediğinde insanın insan olduğuna ´´sevineceği´´ geliyor. 1993 yılında yaşanan ve bir PR konusu haline dönüştürülmeyen bu öykünün gerçek olup olmadığını bizzat Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye AŞ yetkililerine sordum.

Doğruladılar ve bence çok mütevazı bir dille olayı bir de onlar şöyle anlattılar: “2003 yılında fabrikamızda nadir de olsa meydana gelmiş olan bir iş kazası nedeniyle Toyota Avrupa organizasyonun başı olan Dr. Toyoda, olayı duyar duymaz tüm önceliğini bu konuya verip özel jetiyle derhal fabrikamıza gelmiş, kazanın meydana geldiği alanı gezip konu hakkında birinci elden bilgi almıştır. Dr. Toyoda kazanın meydana gelme şekli hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilmek için bizzat kaza alanında tatbikat yaparak üzücü olayı anlamaya çalışmıştır. Dr. Toyoda, kazanın bir daha tekrar etmemesi için Toyota Türkiye üst yönetimine direktifler vermiş, uygulamaya koyulmuş olan iyileştirici tedbirleri kişisel olarak takip etmiştir. Kazada yaralanan çalışanımız ise bir süre sonra iyileşerek Toyota ailesine geri dönmüştür.”Kurum kültürü bu demekSon zamanlarda ´´kurum kültürü´´, ´´müşteri memnuniyeti´´, ´´çalışanın mutluluğu´´ gibi kavramlar dillere pelesenk oldu. En büyük şirketten en küçük şirkete kadar, tüm kuruluşlar kurum kültürlerini anlatırken genellikle bu kavramları kullanıyorlar. Ama ben şimdiye değin işçisi için ´´direğe tırmanan´´ bir patron duymamıştım.Dr. Shuhei Toyoda yerel değil küresel ölçekte dev bir patron. Zengin mi zengin. O özel jetle gidemeyeceği yer, göremeyeceği güzellik, ne bileyim yapamayacağı şey yok. Haydi işinden fırsat bulamadı gezemedi diyelim, zaten ´´işi başından aşkın bir adam.´´ Bir sürü fabrikaları var. Bu bir sürü fabrikalarındaki bir sürü işçilerinden biri ´´düştü´´ diye, üstelik çok ciddi bir yaralanma olmamasına rağmen nasıl oldu da kalkıp geldi. Yani sonuçta raporlarda ona olan biten eksiksiz anlatılmıştır zaten.

Hadi ikna olmadı diyelim, ´´bir müfettiş´´ göndermesi yetmez miydi?..Yetmemiş, ´´Neden?´´ diye Toyota yöneticilerine sordum. Yanıtlarını noktasına virgülüne dokunmadan yazıyorum. Çünkü; bu yanıtların okunması gerektiğine, okunması bir yana ezberlenmesi gerektiğini düşünüyorum:”Toyota, 70 yıla yakın tecrübesinin ışığında oluşturduğu Toyota Prensipleri´´ni iki ana temel üzerinde inşa etmiş bulunuyor.Bu iki ana temel :İnsana saygıSürekli gelişmedir.Dünyanın dört bir yanında faaliyette bulunan Toyota şirketlerinin çalışma felsefeleri bu temeller üzerinde hayata geçirilir.Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye AŞ´´de, Toyota ilkeleri üzerine bina ettiği şirket kültüründe ´´insana saygıyı´´ öncelik olarak ele alır. İnsana saygı çerçevesinde Toyota Türkiye´´de iş güvenliğine özel bir önem verilir. İnsanların yaralandığı bir çalışma ortamında otomobil üretmenin hiç bir anlamı olmadığını savunan Toyota anlayışı insana öncelik vererek üretimi şekillendirir.Toyota´´nın iş güvenliği hedefi her zaman ´´sıfır kaza´´dır. Bunun yanında Toyota Türkiye´´nin ´´denizaşırı Toyota fabrikalarında ve Türkiye´´de en güvenli fabrika olmak´´ gibi bir hedefi de vardır. Bu hedefe ulaşmak için, üst yönetimin sürekli desteği ile, güvenli fiziksel ortam yaratmak, güvenli makina ekipman kullanmak, güvenli çalışmak ve iş güvenliği bilincini arttırmak için çaba sarfederiz.Toyota ailesiToyota Otomotiv Sanayi Türkiye AŞ üretim faaliyetlerini ´´Toyota Ailesi´´ kavramı içinde bu ülkenin öz değerlerini klasik Toyota Üretim sistemi ile birleştirerek sürdürüyor. Toyota Üretim Sisteminin temelinde ´´insan´´ vardır.

Toyata Ruhu´´nu oluşturan iki temel prensip olan ´´sürekli geliştirme´´ ve ´´insana saygı´´ Toyota Üretim Tesisleri ve kendine bağlı çalışan yan sanayisi tarafından özümsenmiştir.”Yaris´´in baş mühendisiydiJapon otomotiv firması Toyota´´nın sahibi Toyoda ailesinin bir üyesi olan Dr. Shuhei Toyoda, 1947 doğumlu. Öğrencilik hayatını Japonya´´da geçirdikten sonra, Leeds Üniversitesi´´nde doktora yaptı. Şirkete 1977 yılında girdi. 1992 ile 1996 arasında Toyota Motor´´un İngiltere´´deki üretim alanında faaliyet gösteren şirketinin satın alma bölümünde çalıştı. Yaris projesinde baş mühendis olarak görev yaptı. 1998 yılında, Toyota Motor´´un yönetim kurulu üyesi oldu. Toyoda, daha sonra üretim alanında faaliyet gösteren Toyota Motor Avrupa´´nın başına başkan ve yönetim kurulu başkanı, ayrıca yine üretim yapan Toyota Motor İngiltere´´nin başına başkan olarak getirildi. Shuhei Toyoda böylece Toyota´´nın bütün üretim aktivitelerinin başına geçirilmiş oldu. Toyota´´nın İngiltere´´deki şirketlerinde 1.5 milyar sterlinden fazla yatırım yapıldı. 2 bin 900 kişinin istihdam edildiği İngiltere´´de üretim kapasitesi aylık olarak 220 bin araba ve 400 bin motora çıkartıldı.

Kaynak : ŞAZİYE KARLIKLI/Milliyet

plavix online
generic antibiotics cost