Türkiyede Beğenilmediler Şimdi Her Biri Yıldız

0
166

futbolyildizTürkiye’de tutunamadılar, dışarıda yıldız oldular

Futbol kariyerlerinin bir bölümünde Türkiye’de top koşturan fakat beğenilmeyen bazı isimler, gittikleri değişik ülkelerde takımlarını sırtlıyor. Brezilyalı Elano’dan Meksikalı Dos Santos’a kadar birçok yıldız, ülkemizdeki performanslarının çok üstünde futbol sergiliyor. G.Saray’ın beğenmeyip yolladığı ABD’li kaleci Friedel bile 42 yaşında olmasına rağmen yeşil sahalarda boy gösteriyor.

Fenerbahçe formasını yıllarca başarıyla giydikten sonra ‘yaşlandı ve uyumsuz’ bahanelerinin ardına sığınılarak adeta takımdan kovulan Alex, futbol resitaline ülkesinde devam ediyor. Brezilyalı yıldız, başarılı olmasına rağmen gönderilirken, bazı isimler ise Türkiye’de beğenilmeyerek yollandı. Gittikleri ülkelerde ise ‘fiyasko’ olmadıklarını oynadıkları futbolla ispat ettiler. İşte o isimlerden bazıları.

Lorik Cana:

Marsilya’da oynadığı futbolla adın-dan söz ettiren Cana, Premier Lig’de Sunderland forması giydikten sonra 2010-11 sezonunda Galatasaray’a geldi. Amatör bir görüntü çizen oyuncunun şanssızlığına sakatlığı da eklenince sıradan bir futbolcu muamelesi gördü. Sezon sonunda Türkiye’den ayrılan yetenek, Lazio formasını 2011’den bu yana başarıyla terletiyor.

Zvjezdan Misimoviç:

Boşnak futbolunun efsane isimlerinden biri olan Misimoviç, Wolfsburg formasıyla Bundesliga’nın en iyi orta saha oyuncularından biri olarak gösterildi. Bir sezonda yaptığı 20 asistle kırılması zor bir rekorun sahibi olan yetenek, Ağustos 2010’da geldiği Galatasaray’da sadece 7 ay kalıp, 9 maçta görev yaptı. Türkiye defterini kapatıp Dinamo Moskova’ya giden Misimoviç, kariyerine Çin’de devam ediyor.

Elano:

Ukrayna’da top koştururken Brezilya Milli Takımı’na çağrılan ilk oyuncu olan Elano, M. City’de 2 yıl oynadıktan sonra 2009’da Galatasaray’a geldi. Uyum sıkıntısı yaşayan Sambacı, kaçırdığı gollerle hafızalara kazındı. Sadece 1,5 yıl Türkiye’de kaldıktan sonra ülkesine dönüp ilk gözağrısı Santos’la anlaştı. Türkiye kariyerinin tam tersi başarılı bir performans ortaya koydu.

Lars Olsen:

1991-92 sezonunda Trabzonspor formasını 30 maçta giyen Olsen, ‘tribünleri ayağa kaldıran’ bir libero olmadığı için gönderildi. Beğenilmeyen Olsen, plajdan toplanıp 1992 Avrupa Şampiyonası’na son anda katılan Danimarka adına şampiyonluk kupasını kaldıran isim oldu. Trabzonspor sonrası Belçika’nın RFC Searing, Basel ve Bröndby formalarını giyip 1996’da futbola veda etti.

Ronny Johnsen:

1995-96 sezonunda Beşiktaş’ta top koşturan Johnsen, gösterişsiz futbol oynayan, ancak takıma katkı sağlayan bir isimdi. Tribünlerin ve Daum’un beğenmediği Johnsen, sezon sonunda dünya devi M. United’a transfer oldu. Tam 6 sezon M. United forması giyip, lig ve Avrupa Kupası sevinci yaşayan Johnsen, Aston Villa ve Newcastle formasını giydikten sonra ülkesinin Valerenga takımında futbola nokta koydu.

Brad FrIedel:

1995’te geldiği Ga-latasaray’da 30 maçta kaleyi koruyan Amerikalı file bekçisi Friedel, sezon sonunda Columbus Crew takımına gitti. Ada’ya 1997’de Liverpool’la anlaşarak dönen eldiven, 3 yılda sadece 25 maçta kaleyi korudu. 2000’de geldiği Blackburn’de kalenin tek sahibi olan Friedel, 8 yıl görevini başarıyla yerine getirdi. Üç yıl Aston Villa formasını giydikten sonra 2011’de Tottenham ile anlaştı. 42 yaşına rağmen hâlâ yeşil sahalarda.

Jo:

FIFA Konfederasyon Kupası’nda Japonya ve Meksika’ya gol atan Jo, Türk futbolseverler için hiç de yabancı biri değil. Bu isim 2010 yılında kiralık olarak Galatasaray formasını giyip ‘hiç başarılı olmayan’ Jo’dan başkası değildi. Türkiye’de beğenilmeyen Sambacı, kariyerini ülkesinde devam ettirirken, milli takıma kadar yükselme başarısını gösterdi.

Giovani dos Santos:

Futbolcu bir aileden gelen dos Santos, Meksika’nın yetiştirdiği önemli isimlerden. Tottenham’dan Galatasaray’a 2010’da kiralık gelen Santos beğenilmeyince sezon sonunda gönderildi. Kariyerine La Liga’da devam eden yıldız, Türkiye günlerinden çok farklı performans ortaya koyuyor.

Washıngton:

2002’de Fenerbahçe formasını giyen başarılı forvet, 17 maçta 10 gol atarak dikkatleri üzerine çekti. İstanbulspor maçı öncesi 27 Kasım 2002’de kalp krizi geçirerek sezonu tamamlayamayan Washington için tedavisinin ardından doktorlar bir daha futbol oynayamaz raporu verince Fenerbahçe ile kontratı feshedildi. 1 yıl aradan sonra yeniden yeşil sahalara dönen Washington, A. Paranaense’de 34, Japon Urawa Red Diamonds’ta ise 42 golle krallık sevinci yaşadı. Futbol hayatı bitti denilen krampon, 8 yıl daha yeşil sahalarda boy gösterdi.

Gabrıel Tamash:

2003’te geldiği Galatasaray’da Şampiyonlar Li-gi’nde Nihat Kahveci’den yediği çalımla hafızalara kazındı. Sarı-Kırmızılı formayı 6 maçta giydikten sonra bileti kesilen Tamash, S. Moskova’ya kiralık verildi. D. Bükreş ve Celta Vigo’da da mücadele ettikten sonra Fransa’nın Auxerre ekibine transfer olan futbolcu, 2010’dan bu yana WBA formasını giyiyor. Romanya milli takım formasını ise 63 maçta terletti.

Kaynak: Zaman / HASAN CÜCÜK