Unutmayı Öğrenmemiz Geleceği Parlatıyor

0
841

Hepimiz öğrenmeye büyük değer veririz. Ve öğrendiğimiz çoğu şeyi unutmaya çalışmak oldukça zor olabilir. Genelde bu iyi bir şeydir. Fakat bazı zamanlar vardır ki, öğrendiğini unutmaya çalışmak yapılması gerekendir.

[quote_center]Bazen eskiden öğrendiğiniz şeyleri belleğinizden silmeden yeni bir şeyler öğrenmek neredeyse imkânsızdır.[/quote_center]

En uç noktada, birçok akıl dışı inanç ve ön yargı, eskiden öğrendiğimiz şeyler üzerine bina edilmiş ve bizim terk edemeyeceğiz hale gelmiştir. Bu, bilişsel davranış tedavisinin üzerine inşa edildiği bir dizi klinik müdahalenin de temel prensibidir. Fobiler ve diğer psikolojik meydan okumalar, var olan duruma karşı bir tepki şeklinde verilen öğrenme reaksiyonların da varlık bulurlar ve daha sonra bu öğrenmeyi unutmayı başaramaz hale gelirler.

Zaman değişiyor. Kathy Sierra bloğunda bir zaman çizelgesi oluşturmuş, 70’ler ve 80’ler nasıl daha iyi öğrenebildiğimiz ile ilgili olduğunu, 90’lar ve 2000’lerin ise ne kadar hızlı ve fazla öğrenebildiğimize odaklandığını, bugünün eğitiminin de aksine ne kadar öğrendiğimizi unutmalıyız şeklinde temellendirilmesi gerektiğini öne sürüyor.

[quote_box_center]Eskinin işe yaramaz ve demode kurallarını öğrenmeyi unutmamamız hepimizin geliştirmesi gereken bir yetenek olduğunu söylemekte. Fütürolog Jack Uldrichbu çıkarımı aynen tıp bilimlerine uyguluyor. Öğrendiğini unutmanın, ‘herkesin bir sis içinde öğrendiği’ ve geleceği net bir şekilde göremediği anlayışını kabul etmek üzere olduğunu öne sürüyor. Öğrendiğini unutma, ani değişim ve belirsizliklerle mücadele etmek için kullanılacak bir strateji olabilir.[/quote_box_center]

Filozof Trevor Pateman öğrendiğini unutmanın daha oluşmadan durduran bir engelden söz etmekte. Bilginin edinilmesi ve hatırda tutulması üzerinde konuşan öğrenme teorisyenlerinin olduğu fakat bunların asla bu bilginin dışarı çıkartılmasına değinmediği, açgözlü bir toplumda yaşıyoruz, diyor. Fakat öğrendiğini unutmak sadece bir şey unutmakla alakalı değildir. Bazen, daha önce edinişmiş bilgiyi dışlamakla alakalıdır yada uzun süre yüceltilmiş bir teoriyi ret etmektir. Bu, sıklıkla eğitimciler için sezgilere aykırı ve birçok öğrenen için bir tehdit teşkil edebilecek bir hissiyattır.

Şuan ki okul sistemlerimiz, bilginin edinilmesi çevresinde tasarlanmışlardır. Buradaki asıl meydan okuma, bu yapıyı öğrencilerin sadece yeni şeyler öğrenmedikleri, öğrendiklerini unuttukları ve yeniden öğrendikleri fırsat alanlarına dönüştürmeyi başarabilmektir.

Okullar öğretim programların da yeniden öğrenme ve öğrendiğini unutma etkinliklerine yer vermeye başlasa ne olurdu? [pull_quote_center]Yapı sökümü, zorluklara göğüs germek ve meydan okumak sıklıkla yetenekli eğitimcinin görevidir. Böylece öğrendiğini unutma ve yeniden öğrenme gerçekleşebilir. [/pull_quote_center]Hanoi Kuleleri Bulmacası bu tip yaratıcı yıkım için klasik bir örnektir.

Seminerler boyunca öğrendiğini unutmayı ve yeniden öğrenme fikrini göstermek için sıklıkla kullanıyorum. Bulmacayı başarılı bir şekilde çözebilmek için hâlihazırda inşa ettiğinizi sürekli yıkmanız gerekli. Bu yapı metaforu oldukça açıklayıcı; güvenli olmayan bir bina toplum için tehlikelidir ve yıkılması gereklidir. Böylece, onun yerine daha yeni, işlevsel ve güvenli bir bina inşa edilebilsin.

Bu aynen kullanım tarihi gecik eskinin inançları, teorileri içinde geçerlidir. Umut ediyorum ki, Münasip Bir Yalan adlı makalemde bunu yeterince açıkça ortaya koyabilmişimdir. Bazen bir şeyleri yeniden inşa etmeden önce gerçekten de bir şeyleri yıkmamız gereklidir.