Uzun süre yönetince kimyaları değişiyor

0
109

Londra Üniversitesi’ne göre, uzun yıllar mutlak iktidara sahip olan liderler empati yoksunu oluyor, risk düşkünü hale geliyor. Tek kontrol mekanizması demokrasi!

Yıllarca devletin başında kalarak sınırsız iktidarın keyfini süren liderlerin otokrat yönetim tarzlarının ardında yatan neden hormonları olabilir. Londra Üniversitesi’nden psikoloji profesörü Ian H. Robertson ABD’de yayımlanan Psychology Today dergisindeki köşesinde, uzun yıllar boyunca iktidarda kalmanın beyinde yarattığı etkileri açıkladı.

Testosteron seviyesi artıyor
Küçük oranda ve geçici olarak bile iktidar elde etmek testosteron seviyesini yükseltiyor; bu da beynin kimyasal mesaj taşıyıcısı görevini gören, kalp atışlarını hızlandıran ve kan basıncını yükselten dopamin kimyasalının artmasına neden oluyor. Orta seviyelerde salgılandığında dopamin bilişsel fonksiyonları güçlendiriyor, ancak dozu fazlalaştıkça insanları geçici olarak düşünmeden hareket ettiği, empati kuramadığı ve risklerin farkına varamadığı bir hale getirebiliyor. Uzun yıllar boyunca sınırsız bir iktidar söz konusu olduğunda ise kişinin nörolojisi ve psikolojisi onu daha umarsız ve risk düşkünü yapacak şekilde değişiyor.
Robertson’a göre, İran’ı sekiz yıldır yöneten Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad’ın cesareti ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda dünya liderlerini şoke eden konuşmalarının nedeni beyninde yaşanan değişim ile açıklanabilir. Libya’yı 42 yıl yönettikten sonra isyancılar tarafından öldürülen Muammer Kaddafi sonu gelmeyen iktidarı nedeniyle narsizim, acımasızlık ve yanlış hükümler vermesine neden olan psikolojik değişimler yaşıyordu.

Hitler örneği
Nazi Almanyası lideri Adolf Hitler’in İkinci Dünya Savaşı’nda Doğu Cephesi’nde aldığı felaketle sonuçlanan askeri kararları da mutlak iktidarın beyni değiştiren etkilerinden kaynaklanıyor olabilir. Demokrasinin özgür basın, bağımsız yargı, adil seçimler gibi ürünleri ise iktidarın liderlerin beyinlerinde yarattığı etkiyi frenliyor.

Tanrı görevlendirdi inancı
Devlet liderlerinin beynini tıpkı mutlak iktidar gibi değiştiren diğer bir etken de görevin Tanrı tarafından verildiğine inanmak. İktidarın ego üzerinde yarattığı etki, liderleri kolayca kararları ya da başarılarının ardında doğaüstü güçlerin olduğuna inandırıyor. Örneğin, Haziran 2003’te dönemin ABD başkanı George W. Bush, Filistin Başbakanı Ebu Mazen’e Irak’ı işgal etmesini Tanrı’nın istediğini söylemişti. Bush’un Irak İşgali’ndeki müttefiki İngiltere eski başbakanı Tony Blair de “Tanrı’nın kötülükle savaşmasını istediğini” düşünüyordu.

Kaynak: Milliyet