Uzun Yaşamın Sırrı Sandığınız Şey Değil!

0
274

Uzun yaşamanın reçetesi: Hedeflerinize ulaşmak için çalışın. Erken emekli olmayın.

90 yaşındaki 1,528 Amerikalı üzerinde yapılan araştırma, işinizin veya patronunuzun ömrünüzü kısalttığı, optimistik olmanın ve brokoli yemenin ömrünüzü uzattığı gibi efsaneleri boşa çıkarttı.

Araştırmacılar Howard Friedman ve Leslie Martin vardıkları sonuçları yeni kitapları Uzun Yaşam Projesi’nde bir araya getirdiler. “Herkesin kendine göre bir fikri var – strese girme, telaşlanma, çok fazla çalışma, emekli olup balık tut,” diyor California Üniversitesi’nde psikoloji profesorü olan Friedman. “Uzun ömürlü insanlarda bu düşüncelere ilişkin bir kanıt bulamadak.”

20 yıllık araştırmalarının kökeninde Stanford Üniverstisesi psikologlarından Lewis Terman tarafından 1921 yılında başlatılan bir araştırma var. Terman 1956 yılında ölmüş olsada araştırma diğer araştırmacılar tarafından devam ettirilmiş. Katılımcılardan biri de, Akdeniz Diyeti’nin popülerleşmesini sağlayan biyolog Ancel Keys. Hayatının büyük bir kısmında bahçe işleriyle uğraşmaktan zevk alan Ancel Keys ise 2004 yılında gözlerini yumduğunda 100 yaşındaydı.

“California Üniversitesi araştırmacılarından olan psikolog Leslie Martin diyor ki: “Bir noktada şunu gayet net biliyorduk ki, eğer aktiviteleriniz orta yaşta yükseliyor ve yüksek kalıyorlar ise, daha uzun ve sağlıklı bir hayat yaşama şansınız kesinlikle artıyor.” İşte uzun yaşamaya ilişkin beş efsane:

Efsane 1: Mutlu düşünceler düşünmek stresi azaltır ve ömrü uzatır.

Gerçek: Araştırmada, anne ve babaları tarafından “oldukça neşeli ve iyimser,” “olaylara hiç kötü tarafından bakmayan” veya “hiç endişelenmeyen” şeklinde tanımlanan kişilerin uzun yaşama ihtimalinin daha az olduğuna yönelik sonuçlara ulaşıldı. Araştırmacılar bunu, “projenin en büyük bombalarından biri” olarak tanımladı.

“Bizi sağlıklı tutacağı için daha mutlu olmamız ve neşeli kalmamıza ilişkin tavsiyeleri duyup dururuz,” diyor Friedman. “Araştırmanın sonuçlarını gördükten sonra buna katılmıyoruz.”

Uzun yaşayan katılımcılar “memnuniyetsiz, içine kapanık veya yalnız” da değildi. Hayatlarından tatmin olmuş başarılı kişilerdi. Bir çoğu bazen telaşlanmanın iyi bir şey olduğuna inanıyordu. Başka bir grup hastayı inceleyen yazarlar aynı zamanda “evhamlı olmanın sağlık-koruyucu bir yönü olduğu” sonucuna da ulaştılar.

Efsane 2: Bahçe işleriyle uğraşmak ve yürüyüş yapmak sağlıklı kalmak için yeterlidir.

Araştırmacılar günde 30 dakikadan haftada dört defa orta-yüksek düzeyde enerji harcamanın geçerli bir tıbbi tavsiye olduğunu ama pratikte uygulanamadığını dile getirdi.

Gerçek: Araştırma sonunçlarına göre orta yaşta aktif olmak uzun ömür için en önemli etkendi. O yüzden forma girmek için koşmak gibi bir aktivite planlayıp daha sonra nefret etmek yerine, gerçekten yapmaktan zevk aldığınız ve yapmaya devam edebileceğiniz bir şey bulun.

“Aktif kalmayı başarabilenlere baktık,” diyor Friedman. “Aktif kalabilenler gençliğini spor takımlarında geçirenler değildi, yapacak bir aktivitesi olan ve onları devam edenlerdi. Kendilerini yerlerinde kaldıracak aktivitelere katılıyorlardı, gerek bahçe işleri, gerek müze dolaşmak gerekse köpeği yürüyüşe çıkarmak olsun.”

Efsane 3: Neşelenin, çok ciddi olmak sağlığa iyi gelmez.

Gerçek:Uzun yaşamı öngören, çocuklardaki kişilik faktörleri arasında bilinçli olmak—“bir bilim insanı veya profesör gibi tutarlı, tedbirli ve iyi organize olmak—yani biraz dikkatli olmak, çok da vurdumduymaz olmamak,” en önemli faktörlerden biri olarak belirlendi. Buna en belirgin sebep olarak “tedbirli insanların kendi sağlıklarını korumak için daha çok çaba göstermeleri ve çok riskli aktivitelerden kaçınmaları,” sebep olarak gösteriliyor.

“Sağlığını koruyan kişilerde öne çıkan özellikler, tutarlılık, güvenilirlik, ve diğer insanlardan yardım alabilmek,” diyor Friedman. Genç yetişkinler arasından tutarlı, detay-odaklı, sorumlu ve tutumlu olanların en uzun yaşadığı öne sürülüyor.

Efsane 4: Kendinizi yormayın, çok çalışmayın. Daha uzun yaşarsınız.

Gerçek:Kariyerinde bir çok başarıya sahip kişilerin erken ölme ihtimali daha az. Net bir kariyer sahibi olmaksızın işten işe geçenlerin, artan sorumlulukları olan bir iş sahibine göre uzun yaşama şansı daha az.

Araştırmanın 70’li yaşlarında hala çalışmakta olan katılımcı gurubunda yapılan çalışmalarda, “istirihata geçen yaşıtlarına oranla hala çalışmakta olan ve üretmeye devam eden kadın ve erkeklerin, üretim odaklı yaşayışları sayesinde daha mutlu ve huzurlu olabildikleri” tespit edildi.

“En uzun yaşayan katılımcılar en mutlu veya en rahat olanlar değil, hedeflerine ulaşmak için çalışmaya devam edenlerdi,” Şeklinde araştırmanın düşüncesini özetlemek mümkün.

Efsane 5: Evliler daha uzun yaşar.

Gerçek:Araştırmacılar boşanmış, boşanıp tekrar evlenmiş, boşanmadan evliliğine devam eden ve istikrarlı bir şekilde bekar devam eden kişilere baktı ve hem gruplar arasında hem cinsiyetler arasında kayda değer farklılıklar keşfetti.

“Şunu söyleyebiliriz ki tatmin edici ve mutlu bir evliliğe sahip olmak uzun ve sağlıklı yaşamın önemli belirleyicilerinden,” ancak bekar bir bayan olarak da, özellikle tatmin edici sosyal ilişkiler varsa, aynı derecede sağlıklı ve uzun bir hayat yaşamak mümkün.

Araştırmada evli erkekler en uzun yaşayanlardandılar. Bekar erkekler, boşanıp evlenen erkeklerden daha uzun ancak boşanmayan erkeklerden daha kısa yaşadılar. Kadınlarda ise, boşanarak bekar yaşamaya devam edenler, evli devam edenlerle aynı derecede sağlıklı ve uzun yaşadılar.

“Boşanmanın etkileri kadın sağlığına daha az zararlı,” şeklinde öne sürdü araştırmacılar.

Kaynak: Janice Lloyd, USA Today, Feb 28, 2011 8:06 PM