Yabancı dil öğrenimi için öneriler

0
307

Dil bilimi konusunda dünyaca “otorite” olarak kabul edilen ABD’nin Michigan Üniversitesinden Prof. Dr. Larry Selinker ve İngiltere’nin Oxford Üniversitesinden Prof. Dr. Suzanne Romaine, yabancı dil öğrenilmesi konusunda ilk olarak “hedefin” belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’daki Uluslararası Burç Üniversitesince (IBU) düzenlenen “Yabancı Dillerin Öğretilmesi ve Kullanılması” konulu sempozyuma katılan, aralarında Selinker ve Romaine’nin de bulunduğu 50 farklı ülkeden yaklaşık 300 bilim adamı, “yabancı dil öğrenilmesindeki sorunları” tartışıyor.

Dil bilimi konusunda dünyaca “otorite” olarak kabul edilen Prof. Dr. Larry Selinker ve Prof. Dr. Suzanne Romaine, “yabancı dil öğrenilmesiyle” ilgili bilgi birikimlerini aktardı.

Selinker, yabancı dil öğrenmek isteyen kişinin, ne gibi konularla ilgileneceğine ve en fazla hangi konular üzerinde konuşacağına karar vermesi gerektiğini söyledi.

Yabancı dil öğrenmenin en iyi yolunun bir alana odaklanmak olduğunu söyleyen Selinker, bu alanın çoğu zaman insanların ihtiyacı olan konular olduğuna işaret etti.

Selinker, “Dili yeni öğrenenler ya da belirli bir seviyeye gelmiş olanlar, öğrenme yolunda oldukları bu dilde neyi okumak veya neyi yazmak istedikleri konusunda kararlı olmalıdır” dedi.

Bir dili sonradan öğrenen ve doğal konuşmacıdan daha iyi bilen, kullanan insanlar bulunduğuna dikkati çeken Selinker, “Bir alana odaklanırsanız, bu alanda kullandığınız dil yerli konuşmacılardan daha iyi olabilir” diye konuştu ve şöyle devam etti:

“Bu konuda küresel tek çözüm yoktur. Sadece bireysel çözümler var. Benim önerim de, sizi anlayan, ne öğrenmek istediğinizi bilen, sizin hedeflerinizle ilgili bilgisi olan bir hoca tutmaktır. Çünkü sizinle ilgili olarak, sizi ancak bütün bunları bilen hedefe götürebilir.”

Yabancı dil kursları

Yabancı dil kurslarının genellikle dili yeni öğrenme sürecinde baz alınması için yararlı olduğunu belirten Selinker, “Ancak eğer bir seviyede durup ilerleme gösteremiyorsanız o zaman kursun yararı o noktaya kadardır. Daha ileri seviyeye özel hocayla götürebilirsiniz” dedi.

Selinker, “Yabancı dilin öğrenilmesinde ortamın önemiyle” ilgili soruya, “Bulunduğunuz ortamda yabancılarla temaslarda bulunmuyorsanız, nerede yaşıyorsanız hiç önemli değil. Sizin temaslarınız ve onları nasıl değerlendirdiğiniz önemlidir. Çünkü ben Londra’da yaşayan ve İngilizce bilmeyen çok örneklerle karşılaştım” karşılığını verdi.

“Sihirli kelime yok”

Oxford Üniversitesinden Prof. Dr. Romaine ise yabancı dilin interaktif metotlarla öğrenildiğinin altını çizdi.

Yabancı dil öğrenilmesinde medyanın ve özellikle televizyonun etkisini anlatan Romaine, “Televizyon belki biraz yararlı olabilir, fakat insanlar televizyonla konuşamaz” dedi.

Romaine, yabancı dilin öğrenilmesinin iki taraflı olduğunun altını çizerek, “Çocuklara yabancı dilde renk ve rakamları öğretebilirsiniz, fakat bu çalışma onların o dili konuşmaya başlamalarıyla sonuçlanmaz. Yani dil içinden öğrenilmeli, belirli konular yabancı dilde anlatılmalı ve anlam kazanmalı, öğrenilenler kullanılmalı” diye konuştu.

Yabancı dilin öğrenilme sürecinde, insanların o dilde neler bilmeleri gerektiğine de karar vermeleri ve bir alana odaklanmaları gerektiğine dikkati çeken Romaine, öğrenenlerin sürekli takip ettiği hedefleri olması gerektiğini kaydetti.
Yabancı dil öğrenilmesinde “kısa yollar” bulunmadığını vurgulayan Romaine, “Sihirli kelime yoktur, olsaydı bizden önce keşfedilirdi” dedi.

Cumhuriyet