Zeki, çevik, ahlaklı

0
159

BUGÜN siyasetten, ananaslardan, Türkiye’nin tartışmalarından dışarı çıkmak ve bambaşka bir konuyla ilgili yazmak istiyorum. 

Kimbilir belki de, Türkiye’deki tartışmaların nedenini de böylelikle daha rahat tespit edebiliriz.

Üner Kırdar adını mutlaka duymuşsunuzdur.

Tanıyanlar, bilenler bilir ama bilmeyenler için biraz anlatayım.

Benim için her şeyden önce “Üner Abimdir”.

Tabii bu sizin için bir şey ifade etmez.

Üner Kırdar, Kemal Derviş UNDP’nin başına geçinceye kadar Türkiye’nin yetiştirdiği en üst düzey görevlere gelmiş uluslararası diplomatımızdı.

Galatasaray Lisesi mezunudur. Sonra İstanbul Hukuk Fakültesi’ni bitirmiş, ardından London School of Economics’ten mezun olmuştur.

Ardından Birleşmiş Milletler’de göreve başlamış, BM Genel Sekreterlerinin ofisinde görev yapmış, sık sık BM Genel Sekreteri Özel Temsilcisi sıfatıyla çeşitli ülkelerde önemli faaliyetlerde bulunmuştur.
İlk HABİTAT toplantısını düzenlemiştir.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) başkan yardımcılığını yürütmüş, İnsani Kalkınma Cemiyeti’ni kurmuş, BM’nin “İnsani Kalkınma Raporları”nı yıllarca hazırlamıştır.

“İnsani Kalkınma Teorisi”nin sahibidir.

Yıllar önce BM’den emekli olmasına ve 81 yaşına gelmesine rağmen hâlâ dünya meselelerine ve özellikle de Türkiye meselelerine kafa yorar. Sürekli çalışır.

Yaz aylarında İstanbul’da olduğu dönemlerde sık sık buluşur, ciddi-gayri ciddi sohbet ederiz.

İstanbul’da değilse her gün mail’le dertleşiriz.

Üner Ağabeyim geçen gün ricam üzerine bana “Uluslararası Zekâ Araştırmasını”nı gönderdi.

Ben de bugün bunun bazı bölümlerini sizinle paylaşmak istedim.

ZEKÂ NEDİR?

Zekânın ve aklın ne olduğu konusu biraz karmaşık olmakla beraber, evrensel olarak en fazla kabul görmüş tanıma göre zekâ, zihnin muhakeme, planlama, problem çözme, somut düşünme, fikirleri idrak edebilme, dili kullanma ve öğrenme kapasiteleri gibi birçok ilişkili yeteneği kapsayan bir özelliği olarak tanımlanabilir.

Zekâ, kişinin sahip olduğu bilgi birikimi veya uzmanlığıyla ilgili değildir; bilakis kişinin bilgiyi ve uzmanlığı ne kadar hızlı alabildiği ve aynı zamanda uzmanlık alanı olmayan görevleri ne kadar iyi yapabildiğiyle ilgilidir.

PEKİ IQ NEDİR?

IQ bir zekâ ölçümü veya zekâ değerlendirme birimidir. IQ, nüfusun farklı insanları arasında zekâ farklılıkları olduğunu varsayar, bir skor ile, kişinin nüfusun geri kalanına kıyasla ne kadar zeki olduğunu ifade eder.

915743_348f88acef06d348d529512b9dcdcc36

915743_1f4ccf55c3f9172da51576f3bbb0cea2

ZEKÂ-YAŞ İLİŞKİSİ

Nüfusu farklı yaş dilimlerine ayırırsak, yaş dilimleri arasında zekâ farklılıklarını açıkça görebiliriz. 5 yaşın altındaki bir çocuk elbette bir yetişkin zekâsına sahip olmayacaktır. Ve 90 yaşındaki bir yetişkin de 40 yaşındaki kadar zeki değildir. Dolayısıyla, zekânın doğumdan itibaren yükseldiği, bir zirveye ulaştığı, yaş ilerledikçe düşmeye başladığı da açıktır.

ZEKÂ VE COĞRAFYA

Yıllardır yapılan ciddi araştırmalar, Afrika’nın büyük bir kısmının düşük bir zekâ düzeyine sahip olduğunu kanıtlamıştır. Irkçılık gibi algılansa da, bu durum kanıtlanmış bilimsel bir gerçektir. Batı ülkeleri (Avrupa, Kuzey Amerika ve Avustralya) daha yüksek bir zekâ düzeyine ve Doğu Asya ülkeleri (Çin, Japonya ve Kore) en yüksek zekâ seviyesine sahiptir. Bazı Latin Amerika ülkeleri de (Arjantin, Uruguay ve Şili) bir Avrupa mirasını paylaşır ve IQ puanları Avrupa ülkelerine, diğer Latin Amerika ülkelerinden daha yakındır.

Bu konuda araştırmalar yapan iki önemli bilim adamı, zekâ seviyesinin; milletlerin okur yazarlık oranı, hayattan beklentileri, demokratikleşmeleri ve ülkenin GSYH’sini içeren “refah seviyesi” ile ilişkili olduğunu iddia etmişlerdir.

Araştırmaların kanıtladığı bir diğer gerçek ise yüksek IQ’ya sahip milletlerin genellikle daha yüksek bir refaha, düşük IQ’ya sahip milletlerin genellikle daha düşük bir refaha sahip olduğudur.

Tek göze batan istisna Çin, Rusya ve Doğu Avrupa’dır. Bu milletlerin IQ puanları yüksek olmasına rağmen, refah endeksi düşüktür. Bu durumu söz konusu ülkelerde son 50 yıldır süren rejimlere bağlamak mümkündür.

Bu bölgelerin, rejimlerdeki değişim veya yumuşama sonrası çok yüksek bir büyüme hızı yakalaması ve refah endeksindeki hızlı artışla yüksek IQ seviyesine yetişmekte olduğu gözlenebilir. Bu ülkelerin geçmişteki yüksek kültürel üretimleri de zaten önemli bir göstergedir.

IRK VE ZEKÂ

Irk ve zekâ arasındaki ilişki çok tartışmalı bir konu olmasına rağmen, araştırmalar göstermiştir ki, önemli zekâ farklılıkları ırka dayandırılabilir.

Ortalama zekâ, ırklara bağlı olarak değişir.

Bazı ırklar için IQ ortalaması (Yahudiler ve Doğu Asyalılar) Kafkasyalı olarak tanımlanan beyaz ırklardan daha yüksektir.

Diğer gruplar (siyah Amerikalılar ve İspanyollar) ise beyaz ırklardan daha düşük IQ ortalamasına sahiptir.

Siyah Amerikalılar için çan eğrisi aşağı yukarı 85 IQ civarında iken; beyaz ırklar için çan eğrisi aşağı yukarı 100 IQ civarındadır.

Beyaz ırk içindeki İspanyol alt gruplarının ortalaması da aşağı yukarı 85 IQ ile 100 IQ arasındadır.

Genetik kalıtım zekâyı, bir kişinin sosyo-ekonomik geçmişinden daha fazla etkiler. Örneklendirmek gerekirse, zengin ailelerin Zenci Amerikan çocukları, fakir ailelerin Zenci Amerikan çocuklarından daha yüksek IQ’ya sahiptir, ancak ortalamada, beyaz ırktan olan fakir ailelerin çocuklarından daha yüksek puan alamamaktadırlar.

DİN VE ZEKÂ

Araştırmanın bu bölümünü ne yazık ki sizlerle paylaşmayacağım.

Çünkü Türkiye’de bilime dahi önyargıyla bakıldığı için, burada inançlı insanlara hakaret etmek istediğimi söyleyenler çıkacaktır. Bu yüzden de bu bölümü “kendi arzumla sansürlüyorum”.

Ancak şu kadarını söyleyeyim; “dini fanatizm ile zekâ arasında” bir ters orantı olduğu Helmuth Nyborg tarafından kanıtlanmıştır.

Ilımlı dindarların, aşırı dindarlardan ortalamada 2 puan daha yüksek IQ derecesine sahip oldukları ispatlanmış bir gerçektir.

YAHUDİLER VE ZEKÂ

Bir dinin üyeleri çok yüksek IQ’ya sahiptir: Onlar da Yahudilerdir. ABD’de, Yahudiler nüfusun sadece % 2’sini oluşturmalarına rağmen Nobel Ödülü kazanan ABD’lilerin % 27’si Yahudi’dir.

“Ivy League” diye bilinen “En iyi 10 ABD üniversitesi”nin profesörlerinin % 15’i Yahudi’dir. En iyi 10 ABD üniversitesinde öğrencilerin % 10’u Yahudi’dir.

Özellikle Avrupa kökenli Yahudilerin (Aşkenaz) IQ puanının, genel ABD nüfusunun ortalamasından 7 IQ puanı daha yüksek olduğunu göstermektedir.

Bu durumun tek bir olası açıklaması olabilir: Orta çağlarda Avrupa Yahudilerinin çiftçi ve toprak sahibi olmalarına izin verilmemiştir. Bunun yerinde Yahudiler, genellikle ticaret ve finans alanlarında çalışmıştır. Bu alanlardaki başarı, tarım alanına kıyasla daha çok zekâ gerektirmekteydi. Bu nedenle yüzyıllar boyunca doğal seleksiyon, Yahudi nüfusu içinde daha yüksek IQ getirmiştir.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kurnazlıkla zekâyı aynı şey zannetmediğimiz zaman.

Fatih Altaylı/ Gazete Habertürk