ZİLLİ´NİN AYAK SESLERİ

0
354

ZİLLİ´ NİN AYAK SESLERİ

Sabah güneşi ortalığı yeni ısıtmaya başlamışken kadın güzelim yürüyüşünün ardından simitçinin önünde mola verdi. Her zamanki sohbetlerini sürdürürken bir yandan da oğluşu için istediği çift peynir sürülmüş büyük simit hazırlanıyordu. Simit paketini eline alıp kendi çevresinde 180 derece dönüş yaparken kadın; birden pat pat sesleri ile irkiliverdi.

Ve neredeyse üstüne atılan Zilli´nin darbelerinden kurtuldu.

Bir yandan da ´´Bu sabah olmaz Zilli´ diyordu. Zilli ise bir yandan dört ayağı üstünde zıplıyor ; bir yandan da kuyruğunu bir pervane misali sallıyordu.

Zilli ´yi kendi deyimi ile kadının evlat edineli 1-2 hafta olmuştu. Arada bir arabasını koyduğu otoparkta karşılaşmışlardı; isim babası da otopark bekçisi idi. Kadında ertesi günden başlayarak Zilli´ ye yemek götürmeye başlamıştı arada bir. Önceleri Zilli öylesine uzakta duruyordu; sonraları yaklaşmaya başladı ama asla kadın tam uzaklaşmadan yemeğin yanına ya da kadının yanına gelmiyordu…

Hatta bir gün kadını görünce öyle bakmıştı da sadece eşi takılmıştı kadına ´Bu köpek seni tanımıyor bile arkadaş´ diyerek. Ama kadın yine de arada bir akşamdan yemekleri ayırıp, poşetleyip bozulmasın diye buzdolabıan koyup götürmeye devam etti; hatta raba bırakmadığı günlerde özellikle Zilli için gitti oraya.

Oğlunun dediğine göre aslında çok da hırçınmış Zilli.

Ve işte günler sonra bir sabah Zilli böyle üstüne atlıyordu;

Ve bir kez daha anladı ki kadın her canlının bir kalbi vardır; ALDIRMAZ VE HIRÇIN ZİLLİ´NİN BİLE…

VE ESAS BAŞARI KALPLERDE KAZANILAN MEKANDIR….

İşte şimdi bu yazıyı yazrken de Zilli´yi ziyaret zamanı geldiğini anlıyor kadın….

Hayatınızdan Zilliler ve sevgiler eksik olmasın…

YONCA…..