Pazar, Ocak 19, 2020

Aşkın Riski: Ayrılık

Editör Önerileri

MÜMİN SEKMAN GELİŞİM GRUBU KURDU!

Türkiye'de ilk defa kişisel gelişim unvanını kullanan ve yazdığı çok satan kitapları ile tanınan Mümin Sekman tarafından...

Duygusal Zeka ve Empati

Bir köylü eşeğiyle katırını iyice yükleyerek şehre doğru yola çıkmış. Yol uzun, hayvanların yükü ise oldukça ağırmış. Katıra göre...

Akademinin Dayanılmaz Ağırlığı

Akademinin dayanılmaz ağırlığı ve yüksek öğretimde senaryolar Eğitim sorunumuzu çözmeden, toplumsal sorunlarımızı...
- afa603cbd85c3a449efa8ed44645968d s 120 d identicon r g - Aşkın Riski: Ayrılık
Kişisel Başarı
2003 yılında amatör olarak başlayan ancak şu anda Türkiye'nin en kaliteli kişisel gelişim, eğitim ve psikoloji sitesi olmayı başaran www.kisiselbasari.com 'u facebook , twitter, youtube gibi sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Yasal Uyarı:KiSİSELBASARİ.com da yayınlanan yazıların kaynakları yazının altında belirtilir. Ancak kişisel başarı bazı yazıları kendi düzenlemeleri ile yayınladığı için “Kaynak: www.kisiselbasari.com” şeklinde kaynak gösterilmedikten sonra yayınlanması yasaktır. Telif ihlali olduğunu düşündüğünüz görseller, videolar ve yazılar için [email protected] eposta adresine “telif ihlali” konulu bir mail atmanız yeterlidir. İçerik incelendikten sonra FSEK yasssı Ek-4. maddesi gereği 3 gün içinde siteden kaldırılacaktır. Kuruluş tarihi 26 Ağustos 2003 Kişisel Başarı markası 19/03/2008 tarihinde 2008 11724 tescil numarası ile T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilmiştir
- Advertisement -
- Advertisement -

Hiç bitmeyecek zannettiğimiz güzel hikayelerimiz ansızın bitiverir ve koca dünyanın yükünü omuzlarımızda hissediveriririz.

Romantik ilişkileri sonlandırma, terkedilen kişi için bir kayıp hissi ve yas tutma sürecini beraberinde getirir. Bebeklik çağında başlayan bağlanma ihtiyacı yetişkinlik döneminde de kendini gösterir. İlişkilerde yaşanılan bağlanma duygusu, ayrılıkla beraber yas sürecine dönüşür. Bu süreç ayrılınan kişinin önemine, ne kadar süredir beraber olunduğuna, kişi için ne anlam ifade ettiğine göre farklılık gösterir.

Her ayrılık ve kaybın ardından yas süreci yaşanır. Ancak sürecin nasıl olacağı ve ne kadar süreceği kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Yas bireylerin ölüm, kayıp, ayrılık gibi olaylara verdiği kendine özgü normal bir tepkidir. Bu tepki sakin bir kabullenişten, duygusal krize kadar değişkenlik gösterebilir.

Yas sürecini bireyin duygusal yapısı ( daha önce benzer ayrılıklar yaşaması, aileden ilgi ve sevgi görmemesi…), ilişkinin doğası ( henüz yarım kaldığının, tamamlanmadığının düşünülmesi…), ilişkinin bitiş şekli ( aldatma, şiddet, partnerde ani davranış değişikliği…), kişinin ruhsal hastalık öyküsü, başetme yöntemleri, kültürel özellikler gibi faktörler etkilemektedir.

Yas süreci kendi içinde yeniden yapılanma olarak tanımlanabilir. Kübler – Ross (1969) yas sürecini inkar, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme olmak üzere beş aşamada tanımlamıştır.

İnkar :

Ayrılığın ilk aşamalarında yaşanır. Kişi ayrılığı kabullenmek istemez. Bireyde sık sık ayrıldığı kişiyi arama isteği, yeniden birlikte olma arzusu, “Bu benim başıma gelemez, bu doğru değil, buna inanmak istemiyorum” gibi düşünceler oluşur. Nefes alamama, midede boşluk hissi, kendine yabancılaşma ( hiçbirşeyin gerçek olmadığı hissi ) bazı fiziksel belirtilerdir.

Öfke:

Bu aşamada kişinin özlem duygusu yerini kızgınlığa bırakır. “Kim suçlu, Bu niye oluyor” gibi sorulara yanıt aranmaya çalışılır. Kişinin yaşadığı öfke sadece partnerine değil, kendisine, aile bireylerine, arkadaşlarına yönelik olabilir. Ancak kendisine yöneltilen öfke en sağlıksızıdır ve ilerde patolojik problemlere yol açabilir.

Pazarlık:

Bu dönem Tanrı ile pazarlık dönemidir. “Bu durumu düzelt karşılığında bende şu şekilde davranacağım” ya da “Bu durumu kabul ediyorum ancak bazı şartlarım var” gibi düşünceler ortaya çıkar.

Depresyon:

Bu süreçte kişide sosyal çevreden uzaklaşma, yalnızlık duygusu, ruhsal düzensizlikler, işlevsellik düzeyinde düşme, görülebileceği gibi kişinin sosyal ve iş yaşamıda bu durumdan etkilenir. Kişi kendisini hiçbirşey yapamayacak kadar üzgün hisseder.

Kabullenme:

Birey bu aşamada kabullenmeye, eski yaşamına geri dönmeye başlar. Günlük hayatındaki işlevselliği artar.

Yas süreci 6 ay ile1 yıldan fazla sürüyorsa, kişi bu yas sürecini sağlıklı atlatamıyor ve tükenmişlik hissi yaşıyorsa profesyonel bir yardım almalıdır. Geçiştirmeden, üzüntüyü göstermekten ve ağlamaktan kaçınmadan, acısını yok saymadan yaşanılan yas süreci sağlıklı ve olması gerekendir. Bazı araştırmacılar tarafından ağlamanın potansiyel bir iyileşme değeri olduğu ve yeniden dengenin kurulmasına yardım ettiği ifade edilmektedir. Önemli olan bu sürecin normal bir süreç olduğunun kabul edilmesi ve kişinin kendisine zaman tanıyabilmesidir.

Ayrılığın hemen ardından yaşanan yeni ilişkiler, kişinin acısını dindirmeyeceği gibi suçluluk, pişmanlık gibi negatif duyguların oluşmasına neden olacaktır. Bireylerin ayrıldığı kişiyi hatırlatacak yerlerden ve şeylerden kaçınması kısa süreli bir çözümdür. Herşeyi hemen yok etmek patolojik yas sürecine neden olabilir. Bu durum sağlıklı bir davranış değildir.

Patolojik yas, ayrılığın ardından en az 6 ay ile 1 yıl geçmesine rağmen bireyin günlük hayattaki işlevselliğinin normale dönmemesinin yanında giderek bozulması sonucu oluşan bir durumdur. Ancak yıl dönümleri, doğum günleri gibi önemli günlerde 6 ay geçmesine rağmen yaşanılan üzüntüler normaldir ve patolojik yas olarak değerlendirilmemelidir.

Geri döneceği, pişman olacağı umudu bu sürecin sağlıklı yaşanmasını baltalayacağı gibi bizi daha fazla üzmekten başka bir işe yaramayacaktır. Sonuç olarak yaşanan ilişkilerin bitmesinin üzücü ve acı verici bir durum olmasının yanında, bu acıların ve üzüntülerin bizi daha güçlü kılacağı unutulmamalıdır.

Psk. Ayşe Nurgül DURUSOY

[email protected]

- Advertisement -

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -- mutlu   ocuk kare - Aşkın Riski: Ayrılık

Yeni İçerikler

MÜMİN SEKMAN GELİŞİM GRUBU KURDU!

Türkiye'de ilk defa kişisel gelişim unvanını kullanan ve yazdığı çok satan kitapları ile tanınan Mümin Sekman tarafından...

Duygusal Zeka ve Empati

Bir köylü eşeğiyle katırını iyice yükleyerek şehre doğru yola çıkmış. Yol uzun, hayvanların yükü ise oldukça ağırmış. Katıra göre biraz daha yaşlıca olan eşek...

Akademinin Dayanılmaz Ağırlığı

Akademinin dayanılmaz ağırlığı ve yüksek öğretimde senaryolar Eğitim sorunumuzu çözmeden, toplumsal sorunlarımızı çözemeyeceğimiz net olarak görünüyor

Sarışınlar Agresif ve Hırslı Oluyor

ABD’de yapılan bir araştırma, sarışın kadınların daha agresif ve hırslı olduğunu bildirdi. California Üniversitesi'nce yapılan araştırmada, sarışın kadınların hırs ve agresiflik konusunda esmer veya kızıl...

Küçük Şeyler Deyip Geçmeyin

En iyi şeyler küçük çıkınlarda taşınırmış. Küçük bir beden çoğu kez büyük bir ruha yataklık edermiş. Ufak balıklar lezzetli olurmuş. Ateşe küçük odunlar atılırsa...

Bu İçerikleri de Beğeneceksiniz

- Advertisement -