Pazar, Ocak 19, 2020

Başarının en büyük ve en güçlü düşmanı: Erteleme

Editör Önerileri

MÜMİN SEKMAN GELİŞİM GRUBU KURDU!

Türkiye'de ilk defa kişisel gelişim unvanını kullanan ve yazdığı çok satan kitapları ile tanınan Mümin Sekman tarafından...

Duygusal Zeka ve Empati

Bir köylü eşeğiyle katırını iyice yükleyerek şehre doğru yola çıkmış. Yol uzun, hayvanların yükü ise oldukça ağırmış. Katıra göre...

Akademinin Dayanılmaz Ağırlığı

Akademinin dayanılmaz ağırlığı ve yüksek öğretimde senaryolar Eğitim sorunumuzu çözmeden, toplumsal sorunlarımızı...
başarı - afa603cbd85c3a449efa8ed44645968d s 120 d identicon r g - Başarının en büyük ve en güçlü düşmanı: Erteleme
Kişisel Başarı
2003 yılında amatör olarak başlayan ancak şu anda Türkiye'nin en kaliteli kişisel gelişim, eğitim ve psikoloji sitesi olmayı başaran www.kisiselbasari.com 'u facebook , twitter, youtube gibi sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Yasal Uyarı:KiSİSELBASARİ.com da yayınlanan yazıların kaynakları yazının altında belirtilir. Ancak kişisel başarı bazı yazıları kendi düzenlemeleri ile yayınladığı için “Kaynak: www.kisiselbasari.com” şeklinde kaynak gösterilmedikten sonra yayınlanması yasaktır. Telif ihlali olduğunu düşündüğünüz görseller, videolar ve yazılar için [email protected] eposta adresine “telif ihlali” konulu bir mail atmanız yeterlidir. İçerik incelendikten sonra FSEK yasssı Ek-4. maddesi gereği 3 gün içinde siteden kaldırılacaktır. Kuruluş tarihi 26 Ağustos 2003 Kişisel Başarı markası 19/03/2008 tarihinde 2008 11724 tescil numarası ile T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilmiştir
- Advertisement -
- Advertisement -

Dursun Amerika’ya gider. Orada çok para kazanır ve Temel’i arar.

“Temel” der, “Amerika’nın taşı toprağı altın. Ben burada çok para kazandım. Sen de en kısa zamanda buraya gel. Acayip para kazanırsın uşağum!”

Temel, hemen atlar uçağa, New York Kennedy Havaalanı’na iner.

Uçaktan inip bir adım atar; bir de ne görsün, yerde 100 Dolar var.

Temel hiç istifini bozmadan;

“Bu ne yahu! İlk günden çalışmak mı olur!” der ve yoluna devem eder.

Hiçbir zaman başlamazsan, hiçbir zaman başaramazsın.

Sizce, istediğiniz başarılara ulaşmanızı engelleyen en büyük sebep nedir?

“Bu soruya herkes, kendince bir cevap verecektir. Çünkü herkesin kendi başarısını engelleyen farklı sebepler vardır.” diye düşünebilirsiniz.

Ama çoğunluğa baktığımızda ya da birazdan; ‘değişen bir virüs gibi başarılarınızıiçten içe daha doğmadan yok eden düşmanı’ gördüğünüzde; size de bu düşman tanıdık gelecek.

“Herhalde, toplum olarak da en çok bu düşmandan zarar görüyoruz.” desem abartmış olmam.
Bu düşmanın en büyük özelliği; hep sizdenmiş gibi görünmesidir.

Her zaman, haklı mazeretleri vardır.

Hep, sizin yararınızı düşünür.

O, çok sinsi bir düşmandır. Tehlikeyi fark ettiğinizde; artık çok geç olmuştur; istediğiniz başarıların tabut ölçüleri alınmıştır bile.

Bu düşmanın adı; ‘erteleme’dir.

Tanıdınız değil mi? Toplum olarak her birimiz harika erteleyicilerizdir.

Deprem olup binlerce insanımızı kaybetmeden binalarımızı sağlam yapmayız.

Sel olup can vermeden derelerimizi düzenlemeyiz.

Bir hastalık salgını olmadan sağlık önlemleri almayız.

Sigara, ciğerlerimizi iflas ettirmeden sigarayı bırakmayız.

Okullarda gençler birbirini bıçaklamadan televizyondaki şiddeti azaltmaya çalışmayız.

Sınava az zaman kalıncaya kadar dizimizi kırıp çalışmayız.

Yumurta ve kapı mesafesini en iyi hesaplayan toplum biziz, herhalde.

Sanki çoğumuzun beyninde; “en son anda; en az zamanla, işi nasıl bitirebiliriz’in hesabını yapan özel bir merkez var.

[pull_quote_center]İçimizden bir ses hep; “Dur hele yahu! Ne acelen var! Hem acele işe şeytan karışır(!) Şimdi sıkma sen o güzel canını. Ben sana ne zaman başlayacağını söylerim. Sen bana güven!” diyor.[/pull_quote_center]

Maçlarda bile son maç; son dakika gollerinin ihtimalini seven bir yapımız var.

Her zaman bir mazeretimiz vardır.

Ve her mazeretimizin sanki bir mantık profesörünün aklından çıkmış gibi bir mantığı vardır.

Ama başarısız insanların anlattıkları hep mazeretleri vardır; başarılı insanların ise başarıları.

İyi bir hedefin varsa iyi bir başlangıç yap!

Okulların ilk haftasını geride bırakıyoruz.

Birçok öğrenci; başarılı olmayı ya da başarısız olmayı ilk haftada tercih eder.

Başarılı öğrenciler; büyük bir umutla ve azimle hep;

“İşi baştan sıkı tutmalıyım.” diye düşünür.

Başarısız öğrenciler, ders kitaplarını, defterlerini bile haftalar sonra alır.

[quote_center]Onlar; “Hemen başlamaya ne gerek var canım? Daha önümüzde çok zaman var!” boş vermişlik derecesindedir.[/quote_center]

İçlerinden cılız bir ses; “Ama bak; Hasan daha ilk haftadan günlük tekrarlara, soru çözmeye filan başlamış. Hatta çalışma programı yapıp odasının duvarına asmış bile!” der.

İçlerinden güçlü bir ses de; “Oğlum sen ona niye bakıyorsun. O, ineğin teki(!)” diye söylenir.
Keşke bir ses de çıkıp şöyle söylese:

“Ama sen geçen yılda böyle söyledin ve ben senin dediğini yaptım.

Hasan takdir aldı. Senin karnende iki tane bir, üç tane iki vardı.

Babanın, annenin o üzüntüsünü, senin içine düştüğün eşe dosta rezil olma durumunu ne çabuk unuttun!

Aynı şeyleri tekrar yaşamak ister misin?”

İster misin?

Cevabın “Hayır” ise bugün akşam yastığa başını koyduğunda; şu 4 konuda; cesaretle kendi kendine söz ver:

[quote_box_center]1-Derste dersi dinleyeceğim.
2-Öğretmenin anlattıklarını not alacağım.
3-Çalışmamı engelleyen arkadaşlardan uzak duracağım.
4- Akşamları, öğrendiklerimi tekrar edeceğim.[/quote_box_center]

Kaynak: rehberliksitesi

- Advertisement -

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -başarı - mutlu   ocuk kare - Başarının en büyük ve en güçlü düşmanı: Erteleme

Yeni İçerikler

MÜMİN SEKMAN GELİŞİM GRUBU KURDU!

Türkiye'de ilk defa kişisel gelişim unvanını kullanan ve yazdığı çok satan kitapları ile tanınan Mümin Sekman tarafından...

Duygusal Zeka ve Empati

Bir köylü eşeğiyle katırını iyice yükleyerek şehre doğru yola çıkmış. Yol uzun, hayvanların yükü ise oldukça ağırmış. Katıra göre biraz daha yaşlıca olan eşek...

Akademinin Dayanılmaz Ağırlığı

Akademinin dayanılmaz ağırlığı ve yüksek öğretimde senaryolar Eğitim sorunumuzu çözmeden, toplumsal sorunlarımızı çözemeyeceğimiz net olarak görünüyor

Sarışınlar Agresif ve Hırslı Oluyor

ABD’de yapılan bir araştırma, sarışın kadınların daha agresif ve hırslı olduğunu bildirdi. California Üniversitesi'nce yapılan araştırmada, sarışın kadınların hırs ve agresiflik konusunda esmer veya kızıl...

Küçük Şeyler Deyip Geçmeyin

En iyi şeyler küçük çıkınlarda taşınırmış. Küçük bir beden çoğu kez büyük bir ruha yataklık edermiş. Ufak balıklar lezzetli olurmuş. Ateşe küçük odunlar atılırsa...

Bu İçerikleri de Beğeneceksiniz

- Advertisement -