Cuma, Şubat 21, 2020

Dikkat! Çocuklar ‘Siber Zorbalık’ Kıskacında

Editör Önerileri

Kuantum Düşünce Tekniği

Zenginlik, mutlu bir ilişki, daha iyi bir kariyer, daha çok özgüven elde etmemizi sağlıyan kuantum nasıl uygulanır? Kuantum düşünce tekniğini...

Biz Türkler Neden Yabancı Dil Öğrenemiyoruz?

3. Dünya Ülkelerinde bile ortaöğretimden mezun bir öğrenci ikinci bir dili çok rahat konuşurken bizim insanımız neden yıllarca uğraşmasına...

Sınıfına Farklılık Katmak İsteyen Öğretmenlere Öneriler

Öğretmenlik demek yenilik demek, farklılık demektir. Bu yazımızda yenilikçi öğretmenlerin sınıflarının havasını değiştirecek sınıf panosu önerilerini bulacaksınız. İşte günümüz...
zorba - afa603cbd85c3a449efa8ed44645968d s 120 d identicon r g - Dikkat! Çocuklar ‘Siber Zorbalık’ Kıskacında
Kişisel Başarı
2003 yılında amatör olarak başlayan ancak şu anda Türkiye'nin en kaliteli kişisel gelişim, eğitim ve psikoloji sitesi olmayı başaran www.kisiselbasari.com 'u facebook , twitter, youtube gibi sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Yasal Uyarı:KiSİSELBASARİ.com da yayınlanan yazıların kaynakları yazının altında belirtilir. Ancak kişisel başarı bazı yazıları kendi düzenlemeleri ile yayınladığı için “Kaynak: www.kisiselbasari.com” şeklinde kaynak gösterilmedikten sonra yayınlanması yasaktır. Telif ihlali olduğunu düşündüğünüz görseller, videolar ve yazılar için [email protected] eposta adresine “telif ihlali” konulu bir mail atmanız yeterlidir. İçerik incelendikten sonra FSEK yasssı Ek-4. maddesi gereği 3 gün içinde siteden kaldırılacaktır. Kuruluş tarihi 26 Ağustos 2003 Kişisel Başarı markası 19/03/2008 tarihinde 2008 11724 tescil numarası ile T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilmiştir
- Advertisement -

manset zorba - manset - Dikkat! Çocuklar ‘Siber Zorbalık’ Kıskacında zorba - manset - Dikkat! Çocuklar ‘Siber Zorbalık’ Kıskacında

Sanal ortamda ‘küçük düşürücü saldırı’ anlamına gelen siber zorbalık, gençler arasında hızla yayılıyor. Bu tehlike yüzünden birçok öğrenci psikolojik çöküntü yaşarken okulu bırakan, intihara kalkışanlar bile var. Lise öğrencileri arasında yapılan bir araştırmaya göre,  siber zorbalığa başvuranların oranı yüzde 28’e ulaştı.

İnternet hayatın her alanına yayılırken birçok yeni zararı da ortaya çıkıyor. Bunların başında gelen siber zorbalık, iletişim teknolojilerini kullanarak kişileri sürekli rahatsız ve alay etme, küçük düşürücü sözlerle hayatlarını zorlaştırma, fotoğraflarını izinsiz kullanma, sahte isimle sosyal paylaşım sitelerine üye olma, kişiler hakkında dedikodu yayma gibi birçok yolla yapılan eylem. Türkiye’de siber zorbalık yapma oranı yüzde 28’e, maruz kalma oranı ise yüzde 30’a ulaştı. Bu oran Belçika’da yüzde 18, Amerika’da yüzde 21. Bu yüzden birçok öğrenci psikolojik çöküntü yaşarken aralarında okulu bırakan ve intihara kalkışan da var. 14-19 yaş arasında lisede okuyan 227 öğrenciyle bir anket yapan ODTÜ Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Erdur Baker, bu kavramın Türkiye için çok yeni olduğunu fakat gittikçe yaygınlaştığını belirtiyor. Prof. Dr. Kürşat Çağıltay da mücadele için bilinçlendirme çalışması yapılması ve çocukların sanal dünyada korunmaya yönelik becerilerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Uzmanlar, çocuğu siber zorbalığa maruz kalan ailelere “Sorunu kendiniz çözmeye çalışmayın, resmî mercilere başvurun.” tavsiyesinde bulunuyor. Ayrıca çocukların internet kullanımının yakından takip edilmesi öneriliyor.

Siber zorbalığı uzun süre fiziksel ortamda yapılan akran zorbalığının uzantısı diye düşündüklerini kaydeden Baker, şu önemli noktalara dikkat çekiyor: “Bir baktık ki internet ortamının kendine özgü çok farklı dinamikleri var. Mesela kimliklerini saklayabiliyorlar, birisiyle ilgili hazırladıkları web sayfasını ya da tehditleri arşivleyebiliyorlar, tekrar tekrar buna ulaşabiliyorlar. Birisine zorbalık için kalkıp okula gitmesine gerek yok. Evde pijamayla otururken de birisine zarar verebiliyor ve bunun karşısında da yakalanma korkusu, bir cezası yok.”

Türkiye ile diğer ülkelerdeki çocukların siber zorbalık olarak tabir edilen tavırlarının farklılık gösterdiğini anlatan Doç. Dr. Baker, “Diğer ülkelerdeki çocuklar daha çok internetten dedikodu yayma, başkaları hakkında utandırıcı web sayfaları yapma yaygınken bizde şifre ele geçirme, başkalarının hesabını ele geçirme durumları söz konusu.” diyor. Araştırmalara göre erkek öğrencilerin, kızlara göre daha fazla risk altında olduğunu söyleyen Baker, “Siber zorbalık yapan çocukların arkadaşları tarafından dışlanmış, sevilmeyen, kaba ve düşüncesiz, kendini beğenmiş ve empati kurma becerisine sahip olmayan kişiler olduğu belirlenmiştir. Siber zorbalık mağdurlarının ise ya fazla içedönük ya da dışadönük, dikkat çekici bir kişiliği olduğu görülmüştür.” ifadelerini kullanıyor.

Baker, “Çocuklar niye bunları yapıyor?”sorusu-nuysa şöyle cevaplıyor: “Öncelikle bunu, karşıdakine verdiği zararın etkisini göremiyorlar ve şaka olarak düşünüyorlar. İkincisi akran zorbalığı kapsamında bir güç gösterisi ve daha popüler olmak için yaparlar. Daha çok fiziksel güçten ziyade kim internete daha iyi kullanıyorsa, kim bilgisayarı daha iyi kullanıyorsa güç dediğimizde artık siber zorbalıkta onu düşünüyoruz. O yüzden fiziksel ortamda zorbalığa maruz kalan bazı fiziksel olarak zayıf olan çocuklar, siber ortama girdiklerinde intikam almak için de bunu yapıyorlar.” diye konuşuyor.

Yaptıkları çalışmalarda siber zorbalığın yalnızlık ve depresyonla ilişkisine baktıklarını anlatan Baker, çocukları bekleyen tehlikelerin altını çiziyor: “Siber zorbalık kurbanı olan çocuklarda depresyon görülme sıklığı daha fazla, yalnız çocuklar bunlar. Kendini dışlanmış hissediyorlar, okulu bırakıyorlar, intihar eden çocuklar bile var. En büyük risk de aslında yaş küçüldükçe internet kullanma becerisi artıyor, yani genç yaştaki çocuklar daha iyi bilgisayar kullanabiliyor. Bu da büyük bir tehlike, o yüzden neler yapacağız, nasıl yapacağız, onlara nasıl öğreteceğiz derken yetişkinlerin ‘ben internet kullanmıyorum, cep telefonu kullanmıyorum’ deme lüksleri kalmıyor.”

Siber saldırı bir suçtur!

Zorbalık içeren mesajları okumayın, beğenmeyin, başkalarıyla paylaşmayın.

Yazdıklarınızın karşı tarafı incitebileceğini, depresyona sokabileceğini düşünün.

Kişilerin yüzüne söyleyemediklerinizi, sanal ortamda da söylemeyin.

Siber zorbalığın bir suç olduğunu, şikâyet halinde ceza alabileceğinizi unutmayın.

Gerçek hayatta nasıl davranıyorsanız, sanal ortamda da öyle davranın.

Siber zorbalık ihbar hattı: [email protected]

Sanal âlem, kişilik bozukluğu ve intihara neden oluyor

Bilgi Teknolojileri Uzmanı ve Bilgi Güvenliği Uzmanı Onur Oktay ise teknolojinin hızla ilerlemesiyle zorbalığın sanal âleme taşındığını söylüyor. Oktay, ‘siber zorbalık’ adını alan internet ortamındaki saldırı ve tehditlere şöyle dikkat çekiyor: “Bu durum öyle boyutlara ulaştı ki, kullanıcıları paranoyaya bile sürüklüyor. Sosyal ağ kavramının ve mobilitenin yaygınlaşmasından dolayı gençler ve çocukların elinde gördüğümüz telefonlar tehlikeli hale geliyor. Yaptığım bir araştırmaya göre birçok veli, çocuklarının bilgisayarına güvenlik amaçlı antivirüs yazılımı kuruyor. Fakat telefonundan internete girmesine karışmıyor ve kontrol etmiyor. Akıllı telefonların yüzde 70’inde antivirüs yer almıyor. Dolayısıyla telefonları kullanan gençler ve çocuklar da direkt olarak internetin tehlikeli sularına korunmasız olarak çıkıyor. Durum böyle olunca sözlü, mesajlı, resim ve video materyalleriyle zorbalığa maruz kalıyorlar. Bu durum özellikle sosyal durumu vasat olan çocuklarda psikolojik problemlere neden olabiliyor. Sonunda çocuk dengesiz hareketlerde bulunuyor, saldırgan oluyor, kişilik bozukluğu yaşıyor ve intihar edebiliyor.”

Kaynak: Zaman

- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -zorba - mutlu   ocuk kare - Dikkat! Çocuklar ‘Siber Zorbalık’ Kıskacında

Yeni İçerikler

Satış Konusunda Yapılmaması gereken 6 Hata

Yapılan araştırmalar sonucunda dünyanın “En İyi Satıcıları” ve “İyi Satıcılar” arasında en önemli fark; İyi Satıcılar başarılı, ama sadece...

Meslek Hastalığı Nedir?

İş yerinde çeşitli etkenlerin oluşturduğu hastalıklara meslek hastalığı deniyor. İş yerinde mevcut insan sağlığına zararlı olan kimyasal maddelerin, fiziksel ve biyolojik etkenlerin meydana getirdiği...

Depresyon Hareketsiz Çocuklarda Daha Yüksek

Çocuklarımız hareketsiz... Televizyon, telefon karşısında hayatları geçiyor. Bu hareketsizlik çocuklarda depresyon ihtimalini artıyor. İşte bilimsel araştırmalar. Londra Üniversitesi'nden...

Hayır Demek Neden Bu Kadar Zor?

"Hayır diyememek, pek çok kişinin gün içerisinde yaşaması oldukça muhtemel olan yaygın bir problemdir. Özellikle karşımızdaki kişi yakın ilişkilerimizin olduğu biriyse hayır...

Kişisel Gelişim Nedir? Sorusunun Cevabı

Kişisel gelişim nedir? Son günlerde ne de çok duyar olduk değil mi bu “kişisel gelişim” çığlığını. Herkes, her...

Bu İçerikleri de Beğeneceksiniz

- Advertisement -