Çarşamba, Aralık 11, 2019
  • Psikoloji
  • Başarı Video

Eşinizle Problemlerinizi Savaşarak Çözemezsiniz

İlgini Çekebilir

İzlenebilecek En İyi Psikolojik Filmler

Sizler İçin İzlenebilecek Psikolojik İçerikli Filmleri Derledik. Psikolojik filmlerin konularını ve fragmanlarını izleyebilirsiniz. İşte Bu filmler.  1- Yağmur Adam (Otizm) Çoğumuz, muhtemelen...

Hiper Süper Mega İğrenç Espriler…..

İşte size birbirinden iğrenç espriler. Güleyim mi gülmeyeyim mi diye düşüneceğiniz iğrenç esprileri okumaya hazır olun.İşte iğrenç esprilerBen Aydan...

Beden Dili (Resimli Anlatım)

Çoğu havyan türleri gibi insanların da erkeği dişi yaklaşırken hazırlık hareketleri yapar. Daha önce bahsedilen otomatik fizyolojik tepkilere ek...
- afa603cbd85c3a449efa8ed44645968d s 120 d identicon r g - Eşinizle Problemlerinizi Savaşarak Çözemezsiniz
Kişisel Başarı
2003 yılında amatör olarak başlayan ancak şu anda Türkiye'nin en kaliteli kişisel gelişim, eğitim ve psikoloji sitesi olmayı başaran www.kisiselbasari.com 'u facebook , twitter, youtube gibi sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz.Yasal Uyarı:KiSİSELBASARİ.com da yayınlanan yazıların kaynakları yazının altında belirtilir. Ancak kişisel başarı bazı yazıları kendi düzenlemeleri ile yayınladığı için “Kaynak: www.kisiselbasari.com” şeklinde kaynak gösterilmedikten sonra yayınlanması yasaktır.Telif ihlali olduğunu düşündüğünüz görseller, videolar ve yazılar için [email protected] eposta adresine “telif ihlali” konulu bir mail atmanız yeterlidir. İçerik incelendikten sonra FSEK yasssı Ek-4. maddesi gereği 3 gün içinde siteden kaldırılacaktır.Kuruluş tarihi 26 Ağustos 2003Kişisel Başarı markası 19/03/2008 tarihinde 2008 11724 tescil numarası ile T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilmiştir
Evlilik hayatında, eşlerin tahammül edilemeyen ve çözmesi zor gibi gözüken huy ve davranışları olabiliyor. Erkek ve kadının sorunu çözme çabaları kimi zaman yanlış uygulama ve düşünceler doğurabiliyor. Zamanla ‘benim eşim zor bir insan’ düşüncesi oluşuyor ve eşler sorun yokmuş gibi davranıyor. Ama sorunlar hiç silinmiyor, yıllar sonra da olsa ‘ben buradayım’ diyor.
Çiftlerin evlilik hayatında karşı tarafta tahammül edemediği ve çözmede sorun yaşadığı birçok yön bulunuyor. Kadınlar, erkeklerin kendilerini dinlememesine tahammül edemezken, erkekler de eşlerinin talepleri karşılanmadığında o isteği sürekli dillendirmelerine yani ısrar etmelerine katlanamıyor. Bu olumsuz yönler zamanında çözülmediği takdirde eşler arasında sorunlar da baş gösteriyor. Aile Yaşamını Koruma Derneği başkanı, aynı zamanda evlilik ve iletişim uzmanı İnci Yeşilyurt, kadının tahammül edemediği yönleri sergileyen erkeğin, ilk olarak karısının gözünde saygınlığını kaybettiğini söylüyor. Yeşilyurt, “Evliliğin ‘katlanılması gereken mecburi bir kurum’ olduğu duygusu uyanan kadın, daha az veya daha çok konuşuyor, ev ile ilgili işleri adeta robotlaşmış şekilde yapıyor, kendini çocuklara adıyor.” diyor. Yeşilyurt, erkeklerin ise üstünde ağır yükler olan, bekârlık hayatının sorumsuz günlerine özlem duyan, ayakları her akşam geri geri giden, annesinin şefkatini arayan hisler içinde kendini bulduğunu aktarıyor.
Eşler, karşı tarafın tahammül edemediği yönlerini çözmeye çalışırken bazı yanlışlara düşüyor. Yeşilyurt, kadınların en büyük hatasının, çözümü olan problemlerin çözümsüzlüğüne kendilerini inandırmaları ve sorunu iyi niyetle ama savaşarak halletmeye çalışması olduğunu belirtiyor. Kadınların problemin kaynağından saparak, tartışma içinde birçok sorunu çözmeye çaba sarf ettiğini ifade eden Yeşilyurt, “Örneğin kadın, erkeğin toplum içinde eşini küçümseyen konuşmalarını konuşmak ve bu konudaki beklentilerini iletmek isterken bir bakıyorsunuz konu ‘senin annen’, ‘benim babam’a kayıyor. Doğal olarak da hiçbirine çözüm bulunamadan birkaç zamanlık küslüğün ardından hayat devam ediyor. Problemlerin sadece üstü örtülüp yığılıyor. En önemlisi de eşler, ‘benim kocam çok zor, kimseye benzemez’ tanımlaması ile sıra dışı gösterilmeye çalışılıyor. Unutulmamalıdır ki; zor, bizim nasıl gördüğümüzle alakalı bir algıdır. Bu algı, kadını çözüm yolunda sürekli yanıltır.” diyor.
Erkekler ise probleme genellikle bağırma, kısıtlama, cezalandırma, susma gibi yöntemlerle çözüm arıyor. Erkeklerin bu tür tavırlar takınarak sorunu çözdüğünü düşündüğünü ancak yanıldığını aktaran Yeşilyurt, şöyle konuşuyor: “Kadın bunun karşılığını erkek yaşlandığında kat kat cevaplandırır. Çocuklar büyüyüp evlendikten, torunlar olduktan sonra erkeğe ‘işe yaramaz’, ‘yük’ muamelesi yapılır. Evde oturmasına bile tahammül edilmez.”
‘Önce ailem’ yaklaşımı olmalı
Eşler, tahammül edilemeyen yönleri birkaç yöntemle çözebilir. İnci Yeşilyurt’a göre erkek, eş kavramının bir hizmeti görev olarak yapan değil, gönülden yapan demek olduğunu tamamen idrak etmeli. Eşten herhangi bir talepte bulunduğunda bunu yapmasının mecburi olduğu duygusunu uyandırmamalı. İstekler, saygılı, ilgili ve ben duygusundan uzak ‘önce ailem’ yaklaşımı ile iletilmeli. Ayrıca nasıl ki evlenmeden önce eş ile sohbet edebilmek için fırsat kollandı ve dinlenildi ise, evlendikten sonra da dinlemeyi başarabilmeli. Kadınlar da eleştirileri ‘sen’ değil ‘ben’ dili ile yapmaya gayret etmeli. Örneğin erkeğin eve geç gelmesini ‘hep geç geliyorsun’ demek yerine ‘bekletilmekten rahatsız oluyorum’ iletişimi ile göstermeli.
Öz konuş, eşini sık sık arama
Kadınlar genellikle şu hataları yapıyor: Öz konuşamamak, eşini sık sık arayarak ‘neredesin’, ‘ne yapıyorsun’, ‘yanında kim var’ sorularını yöneltmek, sürekli ‘beni seviyor musun’, ‘ne kadar seviyorsun’ sorgulaması yapmak, tartışmada veya sonrasında aile büyüklerini arayarak, ağlayarak şikâyet, yatak odasını cezalandırma aracı olarak görmek, ‘şununla görüş, bununla görüşme’ gibi sosyal çevreye müdahale, ‘al şu çocukları, bütün gün beni yedi bitirdi’ diyerek eşin kapıdan girer girmez çocuklarla ilgilenmesini istemek, tartışmalarda erkeğin ailesini kötülemek, sürekli geçmişi gündem yapmak.
Artık evliyiz, ne gerek var’ deme
Erkeklerin hataları ise, eşi konuşurken başka tarafa (televizyon vb.) bakmak, ‘çay koy’, ‘çocuğu sustur’ gibi hizmeti emir içeren kelimelerle talep etmek, sohbet etmemek, motive edici cümleler kurmamak ve buna gerekçe olarak da ‘Biz artık evliyiz; ne gerek var?’ yaklaşımı göstermek, toplum içinde eşinden ‘o bilmez’, ‘o anlamaz’, ‘o yapamaz’ vb. şeklinde küçümseyici konuşmak, eşinin maaş kartını elinden almak ve bir haftalık harcamasını hesaplayarak harçlık vermek, ev ile ilgili ihtiyaçları müsriflik olarak değerlendirmek, eşine ev işlerinde yardım etmemek.
Zaman

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Bu Yazıya Benzer İçerikler

- Advertisement -- mutlu   ocuk kare - Eşinizle Problemlerinizi Savaşarak Çözemezsiniz

Yeni İçerikler

video  - video small - Eşinizle Problemlerinizi Savaşarak Çözemezsiniz

İyi ve Mutlu Bir Yaşamı Ne Sağlar?

Hayatımız boyunca bizi sağlıklı ve mutlu eden şeyler nedir? Eğer, şimdiden geleceğiniz için...

Bilim Adamları Çocuğunuz İçin Önemli 3 Beceriyi Belirledi

Çocuklarımızı başarılı insanlar olarak yetiştirmeyi hayal ediyoruz. Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz: onlara en iyi oyuncakları alıyoruz, farklı gelişim etkinlikleri için çok fazla...

İlham Veren Öğrenme Anları Fotoğrafları

Uluslararası fotoğrafçıların ilham verici çekimleri, öğrenmenin ve birbiriyle bilgi paylaşımının önemini ortaya koyuyor: sınıflardan manastırlara, aşağıdaki en iyi 50 #Education2019 finalistini keşfet...
video  - ico video large - Eşinizle Problemlerinizi Savaşarak Çözemezsiniz

Başarı(sızlık) Yazılımımız Nasıl Çalışıyor?

Kigem Akademi kurucusu Mümin Sekman’ın bir süredir beklenen TEDx konuşması yayınlandı. Yazar konuşmasında Her Şey Seninle Başlar kitabından bir bölüm ve birkaç...

Ruh Sağlığı ile Komplo Teorileri Arasında İlişki Var Mı?

Ruh sağlığı nasıl olanlar komplo teorilerine inanıyor. Akıl sağlığı ile komplo teorileri arasında bir bağlantı var mı? İşte soruların bilimsel cevabı.
- Advertisement -- 2019 08 13 14 13 13 - Eşinizle Problemlerinizi Savaşarak Çözemezsiniz