Cumartesi, Mayıs 30, 2020

Fedakar Öğretmen: Beyaz Düşler

Editör Önerileri

BAHÇE

Bu yüzden büyük ağaç her fırsatta onu küçümser ve tepeden bakardı. Ev sahibi de küçük boylu limon ağacından ümit...

Mutluluk Nedir? Şu Hayatta Mutlu Musunuz?

Mutluluk sözlükte, “bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, ongunluk, saadet, bahtiyarlık” anlamına gelmektedir. Bu tarif...

Mantıklı Karar Almanın Önündeki Engeller

Genel olarak kendimizi başkalarından daha mantıklı görme eğiliminde olsak, hatta başkalarına bol bol akıl versek bile zaman zaman davranışlarımız...
fedakar Öğretmen: beyaz düşler - afa603cbd85c3a449efa8ed44645968d s 120 d identicon r g - Fedakar Öğretmen: Beyaz Düşler
Kişisel Başarı
2003 yılında amatör olarak başlayan ancak şu anda Türkiye'nin en kaliteli kişisel gelişim, eğitim ve psikoloji sitesi olmayı başaran www.kisiselbasari.com 'u facebook , twitter, youtube gibi sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Yasal Uyarı:KiSİSELBASARİ.com da yayınlanan yazıların kaynakları yazının altında belirtilir. Ancak kişisel başarı bazı yazıları kendi düzenlemeleri ile yayınladığı için “Kaynak: www.kisiselbasari.com” şeklinde kaynak gösterilmedikten sonra yayınlanması yasaktır. Telif ihlali olduğunu düşündüğünüz görseller, videolar ve yazılar için [email protected] eposta adresine “telif ihlali” konulu bir mail atmanız yeterlidir. İçerik incelendikten sonra FSEK yasssı Ek-4. maddesi gereği 3 gün içinde siteden kaldırılacaktır. Kuruluş tarihi 26 Ağustos 2003 Kişisel Başarı markası 19/03/2008 tarihinde 2008 11724 tescil numarası ile T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilmiştir
- Advertisement -

Beyaz Düşler

İlk dersine girecekti. Elini kapının koluna atmış öylece bekliyordu. Heyecanının, bir sürpriz yapmasından korkuyor, derin derin nefes alıp veriyordu. Yaşayacakları, önceden çekilmiş bir film gibi zihninde canlanıyordu. İçeri atacağı ilk adımda, hafif gürültülü ayağa kalkacak çocuklar, ilk cümlesi, onlarla tanışma anı, onların tek tek ayağa kalkıp isimlerini söylemesi, seyrettiği filmin önemli birkaç sahnesiydi. Son kez derin bir nefes aldı. Bütün vücudu titriyordu. Heyecanını bastırmaya çalıştıkça daha çok üşüdüğünü fark etti. Sol kolu buz gibi soğuktu. Kapının kolunu yavaşça aşağı indirip içeri girdi. Gördükleri karşısında bir an kalbi duracak gibi oldu. Bembeyaz önlükleriyle otuz kadar çocuk, gülümseyen yüzlerinde ışık saçan gözleriyle ona bakıyordu. Burası sınıf değildi. Cennetten bir bahçenin güzelliğini andırıyordu. Defalarca provasını yaptığı “Günaydın çocuklar” zihninden uçup gitmişti. Kapının önünde duruyor, hayran olduğu manzarayı seyrediyordu. Çocuklardan birinin yanına gelip,“Öğretmenim zil çalıyor. Çıkabilir miyiz?” demesiyle kendine geldi. Oysa ders daha başlamamıştı. Bu zil de neyin nesiydi? Üstelik, genç öğretmenin kulağının dibinde çalıyordu sanki.

Genç öğretmen gözlerini açtığında, her ihtimale karşı normal zamanından biraz daha erkene kurulmuş çalar saat, başucunda alabildiğine çalıyordu. Üzerine örttüğü yorgan yere düşmüştü. Sol kolu, en az dışarısı kadar soğuk olan duvara yapışmış ve uyuşmuştu. Yıllardır uykusunun en güzel yerini katletmeye kurulmuş çalar saati, bu kez de güzel bir düşün katili olmuştu.

Yatağından doğrulup ayağa kalktı. Gece bütün şiddetiyle yanan soba, sabah olmadan sönmüş, dışarıda pusu kuran soğuk bu boşluktan yararlanıp odayı ele geçirmişti. Perdeleri açmak için kolunu uzattığında, belinden gelen bir kaç çatırtıyı duydu. Bütün vücudu uyuşmuştu. İki kolunu yanlara doğru alabildiğine açıp gerildikten sonra perdeleri araladı. O uyurken, melekler dışarıya bembeyaz bir örtü yaymıştı. Neredeyse yarım metreyi bulan kar, belli ki bütün gece hiç kesmeden yağmıştı. Zaman kaybetmeden yola koyulmalıydı. Dolaptan en kalın elbiselerini çıkarırken, içinden“İnşallah yollar kapanmamıştır.”diye dua ediyordu. Zira epeyce uzaktaki okuluna gidemeyebilirdi. Kat kat giyinip, elinde kitaplarıyla dışarı çıktı. Dışarıya attığı ilk adımda anladı ki içerdeki soğuk, dışarıdakinin küçücük bir göstergesiydi.

7A14CED701D5A549B6E3C6A2r fedakar Öğretmen: beyaz düşler - 7A14CED701D5A549B6E3C6A2r - Fedakar Öğretmen: Beyaz Düşler fedakar Öğretmen: beyaz düşler - 7A14CED701D5A549B6E3C6A2r - Fedakar Öğretmen: Beyaz Düşler

Karda yürümek hayli zor olmasına rağmen, otobüsü beklemek için köy yoluna kadar yürüdü. Yolda hiç iz olmaması, dün geceden beri kimsenin geçmediğini anlatıyordu. Üzerine giydiği elbiseler cesaret olup vücudunu sarmıştı. Otobüs gelene kadar bekleyebileceğini düşündü.

Yarım saat geçmesine rağmen ne gelen, ne de giden vardı. Belli ki yollar kardan kapanmış, uzun süre açılmayacaktı. Kapanan yol, geride iki seçenek bırakmıştı. Genç Öğretmen, ya yollar açılana kadar bekleyip okula gitmeyecekti. Ya da yürüyerek gidip çocukları bekletmeyecekti. Gözünün önüne sabaha karşı gördüğü rüya geldi. Her saniyesini hatırladığı rüyayı yeniden yaşar gibi oldu. İçinde alevlenen aşk önünde dağ gibi duran karları eritmişti. Ne olursa olsun okula gitmeye karar verdi.

Genç öğretmen, neredeyse yolu yarılamıştı. Karlara bata çıka ilerliyor, arada bir durup soluklanıyordu. “Kim bilir, çocuklar nasılda sabırsızlanıyordur.”diyordu. Daha hızlı yürümeye çalışıyor, karların üzerine rastgele atıyordu soğuktan hissetmediği ayaklarını.

Epeyce yaklaşmıştı. Kar yeniden yağmaya başlamış, beraberinde davetsiz bir fırtına getirmişti. Artık hiçbir şey görünmüyordu. Genç öğretmen ne tarafa gideceğini bilemiyor, dua ediyordu:“Allahım, o küçük çocukların üzerimde hakkı kaldı. Bu hakkı ödemeden bana son nefesimi verdirme… Üniversitede beni okutan, kalacak yer veren fedakâr abilerime söz verdim. Gittiğim her yerde güzel insanlar yetiştireceğim dedim. Ne olur Allahım sözümü tutmama fırsat ver. Yardım et bana… Bir yol göster. Ne olur yardım et…”

Hangi yöne gittiğini bilmiyordu. Elinde tuttuğu kitapları farkında olmadan düşürmüştü. Tek düşündüğü bir an önce okula gitmekti. Artık, kara gömülen ayaklarını kaldırıp ileri atmakta güçlük çekiyordu. Göz kapakları büyük bir direnişe başladığında, zorlukla açılan ağız, aynı kelimelerle yalvarıyordu “Allahım, bana güç ver…”

Tipi, kar ve soğuktan örülmüş duvar aşılamıyordu artık. Nereye gittiğini bilmeden atılan adımlar verdi kötü haberi. Genç öğretmen; olduğu yere düşmüştü. Kalan son gücüyle kalkıp tekrar yoluna devam etmek için çabaladıysa da, bu olmadı. Gözleri kapandığında; tipi, kar ve soğuk durmuştu. Kar beyazı elbiseleriyle otuz kadar çocuk, gülen yüzlerinde, ışık saçan gözleriyle genç öğretmene bakıyor, hep bir ağızdan“Hoş geldiniz öğretmenim, geleceğinizi biliyorduk.” diyorlardı. O artık, rüyasında gördüğü cennet bahçesinin içindeydi…

Köylüler, onu günler sonra bulabildi. Üzerine yağan kar, genç öğretmenin kefeni gibiydi…

Kaynak: Gökhan Zafer / Gözyaşı Hikâyeleri

- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -fedakar Öğretmen: beyaz düşler - mutlu   ocuk kare - Fedakar Öğretmen: Beyaz Düşler

Yeni İçerikler

Evlere Sıkışan Gelecek:Sınavlar

Salgının oluşturduğu karantina ortamıyla birlikte alıştıkları düzen birdenbire değişen ve kendilerini “evdekal” çağrılarıyla kendilerini  bambaşka bir sınav...

Mutluluğu Ertelemek Ruhsal Bir Sorun Mu?

Ertelenmiş Mutluluk Sendromu Bazı insanlar vardır, mutluluklarını sürekli olarak ertelerler. Daha iyi bir iş sahibi oluncaya ya da...

Koronavirüs ve Özkontrol Araştırmalarının Gösterdikleri

Özkontrol İle İlgili Araştırmalar, Koronavirüs (Covıd-19) Salgını Sırasında Gösterilen Davranışları Açıklayabilir Mi? 27 Mart 2020 tarihinde yayınlanan Psychology Today dergisinde yayınlanan...

Sapiens Yazarı Harariye Göre Koronavirüs sonrası dünya

Yuval Noah Harari*Çeviri: Ömer Bozer** İnsanoğlu, belki de bizim kuşağın görmemiş olduğu bir kriz ile karşı karşıya. Önümüzdeki birkaç hafta boyunca,...

Evde Kalın, Hayatın Akışı İçinde Kaçırdıklarınızı Yakalayın

Evlerde kapalı olmayı fırsata çevirmeniz için online derslerden online konserlere, kaçırdığınız tiyatro oyunlarından kısa filmlere, online müzelerden yoga ve nefes derslerine, uzaktaki...

Bu İçerikleri de Beğeneceksiniz

- Advertisement -