Cuma, Nisan 3, 2020

Güç peşinde koşarken satılan mutluluklar

Editör Önerileri

Bir Tavsiyeyle Hayatları Değişenlerin İlginç Hikayesi

Tavsiyeleri Türk insanı olarak dikkati pek almıyoruz. Ancak küçük tavsiyeler peşinden önemli başarılar getirebiliyor. İşte küçük tavsiyeler büyük başarılar. Başkaları...

Yalnız yaşamak kilo nedeni olabilir!

Şehir hayatında yalnız yaşayanların sayısı giderek artıyor. Yalnız yaşayanların birçoğu sağlıksız besleniyor, zaman içerisinde kilo alıyor. Sağlıksız beslenmenin ve...

Güne dinç başlamanın basit formülü…

Özellikle işe ve okula erken saatte gidenler, yataklarından zor kalkıyorlar. Basit önlemlerle bu sorunun üstesinden gelebilirsiniz. İşe ve okula giderken...
- 046d8dc1ec198a980da313dc1a67fe2d s 120 d identicon r g - Güç peşinde koşarken satılan mutluluklar
Semra Sağlar
Hiç Bir İşi İmkansız Diyerek Bırakma;Ertesi Gün Başkalarının O İşi Başarırken Çıkardığı Gürültü İle Uyanırsın
- Advertisement -

İnsanların daha güçlü olabilmek için verdiği çabaları izliyorum.
Gayretlerin hırs haline gelişine tanıklık ediyorum. Amaçlarına ulaşmak adına sattıkları mutluluğun farkına varamayanların koşturmacasını, günlük hayat içinde defalarca görmek mümkün. Neyi, ne adına yaptıklarının farkına varmadıkları için, düştükleri tuzağın da ne olduğunun ayrımını anlayamadan yaşanan süreçleri sadece seanslarımda dinlemiyorum, çevremde gözlemlediğim insanlarda, okuduğum gazete haberlerinde her gün yeni örnekler görüyorum.

Her birimizin yaşamdaki en temel arayışı güvendir. Yaşam amaçlarımızı belirleyen temel motivasyon, aslında sahip olduğumuz kaygıya karşı bir güvence sağlama arayışından başka bir şey değildir. Yani diyebilirim ki; güç peşinde koşturan bir insanın aslında yaşamında ciddi biçimde başa çıkmaya çalıştığı çaresizlik duyguları mevcuttur. Kurguladığım bu temel psikolojik mantık dizinini takip edersek, saygınlık peşindeki bir kimsenin de aslında küçük düşmekle ilgili ciddi temel korkuları olduğunu söyleyebiliriz.

Güç arayışı patolojik mi?
Daha önceki yazılarımda, yaşamındaki kaygıları gidermek için sevilme peşinde koşan, kendini güvende hissetme duygusunu ancak başkaları tarafından sevildiğini görürse yaşayabilen insanlardan sıkça bahsetmiştim. Bazıları ise güvenlerini kendi üzerlerinden sağlamak adına zengin olma, mal mülk edinme, saygınlık kazanma derdine düşer. Peki ama tüm güç arayışları patolojik midir?

Sağlıklı süreçlerdeki güç arayışlarında, gücü bir kaygıyı gidermek adına aramayız. Güç arayışının temelinde o kişinin nefretleri ve aşağılık duyguları rol oynamaz. Enteresandır, artık ilgi ve sevgi alamayacağını düşünmeye başlayan kimseler, kaygılarını bastırmak adına güç elde etme çabalarını arttırırlar.

Mutlu olabilmek adına güç arayışı peşinde yaşamını sürdürürken, her geçen gün mutluluğundan uzaklaştığını fark edemeyen insanların önce kendilerindeki iki temel durumun farkına varmaları gerekir,
Birincisi, önemsiz biri olmanın onları ne kadar korkuttuğunun farkına varmaları;

İkincisi, insanları nasıl güçlü ve zayıf diye sınıflandırdıklarının ve güçlülere hayranlık duyarken zayıfları nasıl küçümsediklerinin farkına varmaları.

Kişiliği bunları görmesini engelleyen veya görme cesaretinden uzak olan insanlar, mutlu olmaktan ve mutlu etmekten uzak olacaktır. Bana kalırsa işin daha da üzücü kısmı, bu insanların yaşamlarını, -kendi yüzleşmedikleri- diğerlerine karşı düşmanlıkların ele geçirmesidir. İç dünyasındaki çaresizliklere karşı güç edinme uğraşındaki insanın, diğerlerine egemen olmak ve hükmetmek adına bir uğraşa girmesi veya yoksul kalmamak adına mal mülk edinmeye çalışan insanın, başkalarını yoksullaştırma eğilimi bunlara örnektir. Kimi zamanlar ise küçük düşmekle ilgili kompleksi olan birinin saygınlık kazanmak adına başkalarını küçük düşürmeye çabaladığını görebilirsiniz.
Güç arayışı peşinde, hem kendisini ve hem de kendisini sevenleri mutsuz eden insanların temel özelliklerinden biri, canının istediği her şeyi ne pahasına olursa olsun gerçekleştirme isteğidir. Onlar, beklentilerinin her an doyurulmasını isterler. Beklentileri doyurulmadığı an öfke patlamaları gösterebilirler. Gecikmelere, öncelik almamaya, beklemeye tolerans gösteremezler. Kendi arzularına boyun eğilmesini beklerler.

Kendi isteklerinizle yüzleşmelisiniz. İsteklerinin ortaya çıkmasına sebep olan ihtiyaçlarını soyut olarak değerlendirme yetisine kavuşanlar, mutlu olmaya ve mutlu etmeye daha yakın olacaktır. Aksi halde, kendilerine kurdukları yalancı bir dünyada, ödedikleri ve ödettikleri bedelden habersiz yaşamlarını sürdürecektir.

Yazan: Ümit Yazman

- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -- mutlu   ocuk kare - Güç peşinde koşarken satılan mutluluklar

Yeni İçerikler

Evde Kalın, Hayatın Akışı İçinde Kaçırdıklarınızı Yakalayın

Evlerde kapalı olmayı fırsata çevirmeniz için online derslerden online konserlere, kaçırdığınız tiyatro oyunlarından kısa filmlere, online müzelerden...

Koronavirüsü ve Yaşlılarımızın Psikolojisi

Yaşlılarımızın evde kalması konusunda genelge çıkarıldı. Her şey onların ve toplumun sağlığı için. Son dönemde gençlerin yaşlılar üzerinden yaptığı espriler bir yere...

Koronavirüs salgınında psikolojimizi korumak

Kaosa dönen medya bombardımanları, kaygısı yüksek, karamsar kişilerin daha fazla paylaşım yapması bizi objektif ve olumlu bilgilerden koparabilir, bunu unutmamalı

Duygusal Bir Deneyimdir “Öğrenme”

Öğrenme, karmaşık ve duygusal bir deneyimdir. Öğrenme yöntemimiz; daha bebeklik döneminde, okula başlamadan çok önce, başta annemizle, daha sonra da diğer aile bireyleri ile...

Satış Konusunda Yapılmaması gereken 6 Hata

Yapılan araştırmalar sonucunda dünyanın “En İyi Satıcıları” ve “İyi Satıcılar” arasında en önemli fark; İyi Satıcılar başarılı, ama sadece kendisi gibi kişilere satış yapabiliyor,...

Bu İçerikleri de Beğeneceksiniz

- Advertisement -